18/09/2022
Yazan, Salim Cengiz;
KOMŞU MEİS ADASI TARİHİ
Bu haftalarda Doğu Akdenizdeki sondaj gemisi Oruç Reis"in çalışmaları uluslarası sorunlara yolaçmış ve haber bültenlerinde hergün komşu Meis adasından bahsedilmekte ve bölgeden canlı yayınlar yapılmaktadır.
Peki Bu Meis Adası"nın geçmişi nedir ?,çoğu kimse bunu bilmez.Bu adanın tarihini kısaca anlatmak istedim.
Meis Rumca adıyla Kastellorizo adası ,1512 yılında Osmanlı İmpatatorluğu yönetimine geçmiştir. Osmanlılar döneminde 1867 yılında kaza/ ilçe olmuştur. Sancak olan Rodos Adası ile birlikte Bahrisefit Vilayetine bağlı olarak yönetilmiştir.
Adanın ilk sahipleri Sean Jean Şövalyeleridir, şövalyeler adaya " Castelle-Roux = Kırmızı Kale " demişler ve bu isim zamanla " Castellorizo " olmuştur. Bazı resmi belgelerde adanın adı " Megisti " olarak geçmektedir.Biz yüz yıllardır bu adayı Megisti isminden türetilen Meis
adıyla tanırız.
1530 yılında Köftere/ Kasaba merkezinde "Kaş " adıyla ilçe kurulmuştur. Kaş Teke Sancağı"na,Teke Sancağı ( Antalya ) ise Anadolu eyaletine bağlı olarak yönetilmekteydi.
Meis Adası 13-14 Mart 1913 tarihinde Yunanistan tarafından işgal edilmiştir.
Yazar İoannis Kafaoğlu"na göre o yıllarda Kaş kazasında 150 hane Hristiyan /Ortodoks mezhebine bağlı Rum aile bulunmaktaydı. Ayrıca bu halk içerisinde Ermeni kökenli insanlarda yaşamaktaydı.
12 Ocak 1915 tarihinde Lakrel adlı Meis"li çete reisi Fethiye kazası Kayılı ( Kayaköy) köyünden ve Sömbeki Adası"ndan topladığı 50-60 kişilik Rum asıllı kişiler ile Kaş kazasına baskın düzenlemiş ve Kaş Jandarma karakolundaki askerleri öldürmüşlerdir. Çete o zaman Andifli olarak anılan kazanın üstündeki tepeye Fransız bayrağı çekmiştir.O sırada ilçeye iki torpido ve zırhlı çıkmış,ilçe merkezi yağmalanmış, Kaş ilçe merkezinde bulunan Osmanlı memurları ve eli silah tutma çağındaki sivil kişiler esir alınarak Meis adasına götürülmüşlerdir. Esirler burada 3 ay tutulduktan sonra Portsai ve Fransa'nın çeşitli şehirlerinde 4 yıl esir tutulmuşlardır.
O zaman Dahiliye Nezareti bu olaya destek veren 15-50 yaş arasındaki Rumların iç bölgelere gönderilmesini uygun görmüştür.
Bu olaydan sonra 1916 tarihinde Topçu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul Komutasındaki seyyar topçu birliği ,Aydın"dan Kaş,Bayındır Köyü,Kepez Tepesi"ne gelmişler ve burada mevzilenmişlerdir. 27 Aralık 1916 tarihinde bu mevzilerden,atılan top mermileriyle Meis limanında demirli bulunan İngiliz "Ben Mery Chree "isimli kruvazör ve 200’e yakın yelkenli ve sandal batırılmıştır.
3 Mart 1917 tarihinde ise sahil bölgelerde yer alan kasaba ve köylerdeki Rumlar’ın iç bölgelere nakli emri verilmiştir. Bu dönemlerde Fethiye; Kaya, Kalamaki ( Kalkan ) Demre,Finike Ağva ve Antalya'da yaşayan ve para karşılığı İngilizlere casusluk yapan
Rum asıllı kişilerin sahillere 3-4 günlük mesafede yer alan iç bölgelere gönderilmesi uygun görülmüştür.
İkinci Dünya Savaşında Meis: 1941 yılında Rodos ve 12 adayı ele geçirmek ve Alman’ların bu adaları işgal etmesini engellemek amacıyla İngilizler 25 Şubat 1941 tarihinde Meis Adası’nı işgal etmişlerdir.
O senelerde Alman askeri uçaklarının Meis Adasındaki İngilizlerle yaptıkları savaş Kaş ve çevresindeki tepelerden canlı olarak seyredilmiştir.Alman savaş uçaklarının Ada üzerinde pike yaparak koyda bulunan gemileri bombaladıklarını eski Kaş’lı yaşlı kişilerden çok kere dinlemiştim.
&
Lozan Antlaşmasında Meis Adası"nın durumu:
Antlaşmanın 15. maddesinde Menteşe Adaları ( On iki Adalar ) ve bunlara bağlı bitişik " adacıklar " ile MEİS adası İtalya"ya bırakılmıştır.
Zaten adalar 11 yıl önce Osmanlı Devleti eğemenliğinden çıkmıştı.Aslında 12 Adalar ve MEİS 1912 Uşi Antlaşmasıyla, Traplusgarp Savaşı’nın sona erdirilmesi ve adaların Yunanistan tarafından işgal edilmesinin önlenmesi anacıyla geçici olarak İtalyan’lara verilmişti.
İkinci Dünya savaşının sonunda İtalya"nın yenilmesi üzerine İngiltere"nin ve ABD"nin çabalarıyla 10 Şubat 1947 tarihli ( Paris ) İtalyan Barış Antlaşması"nın 14. maddesine göre İtalya,Rodos ve Meis dahil 13 Ada ve onlara yakın adacıkları silahsızlandırmamak koşuluyla Yunanistan"a devretmiştir.
Meis Adasından ayrı adacıklar olan Karaada ( Ro ) ve Fener Adası ( İpsili) anlaşmalarda ismen yer almadığından ve haritalarda gösterilmediğinden bu iki adanın Yunanistan'a devri devletler arası ilişkilerde tartışma konusu olmuştur. Fener Adasında ( İpsili ) Osmanlı döneminden beri işletilmekte olan deniz feneri şimdi Yunanistan tarafından işletilmektedir.