AkıncıOvası Gazetesi

AkıncıOvası Gazetesi AkıncıOvası Gazetesi - Kazan'ın gerçek sesi! +++++++++++++++++++++++ http://www.akinciovasi.com

27/08/2026

Ankara'nın Kahramankazan ilçesinde kan donduran bir olay yaşandı. Özel bir hamamın çalışanları, ellerinde demir çubuklarla gelen beş kişilik bir grubun hedefi oldu.

Olay, geçtiğimiz Cuma akşamı meydana geldi. İddiaya göre yaklaşık bir hafta önce, hamamda taşkınlık çıkaran ve sinkaflı konuşan üç kişi işletmeden çıkarıldı.

Bir hafta sonra hamamdan çıkarılan o üç kişiden biri, hafif ticari araçla yanına dört kişi daha alarak hamamın önünde belirdi. Grup, dört çalışana demir çubuklarla saldırdı.

Çalışanları hastanelik eden grup, saldırının ardından geldikleri araçla olay yerinden uzaklaştı.

Çeşitli yerlerinden yaralanan dört çalışan, Kahramankazan Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Yaralılarda kırıklar ve ezikler oluşurken, bir çalışanın başına 27 dikiş atıldı.

O dehşet dolu anlar saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı, güvenlik güçleri tarafından saldırı ile ilgili soruşturma başlatıldı.

14/08/2026

Çırpanoğlu Ak Parti'ye katıldı: Rozeti Erdoğan taktı, Özel ve Yavaş'a teşekkür etti. Önemli açıklamalar yaptı. Detaylar videoda. 🎙️

13/08/2026

Köşe yazarımız Hasan Polat’ın yeni yazısı

08/08/2026

DÖRTLÜLERİ YAKTI, İTFAİYENİN YOLUNU KAPATTI

ANKARA-Kahramankazan’da hatalı ve ikinci sıra park, bu kez acil durum ekiplerinin geçişini engelledi.

Atatürk Mahallesi Ankara Bulvarı üzerinde kaldırım kenarına park edilen araçların yanına ikinci sıra park yapan sürücüler, yolu zaman zaman tek şeride kadar düşürüyor.

Üstelik bazı sürücüler, araçlarının dörtlü sinyal lambalarını yakarak otomobillerini yol üzerinde bırakıp bölgeden ayrılıyor. Dörtlülerin yakılması ise aracı park etmenin ya da yolu kapatmanın yasal olduğu anlamına gelmiyor.

Yaşanan son olay, bu alışkanlığın acil durumlarda oluşturabileceği tehlikeyi gözler önüne serdi.

Yangın ihbarına giden itfaiye aracı, ikinci sıra park nedeniyle ilerleyemedi. İtfaiye şoförü önce siren çaldı, ardından aracın çekilmesi için anons yaptı.

Anonsu duyan sürücü kısa süre içerisinde koşarak aracının yanına geldi. Otomobilini kenara çekmesinin ardından itfaiye aracı yeniden hareket ederek yangın ihbarına doğru yoluna devam etti.

Görüntülerde bekleme süresi kısa gibi görünse de, yangın ve diğer acil durumlarda ekiplerin olay yerine ulaşmasında saniyeler dahi önem taşıyor.

Özellikle daralan cadde ve sokaklarda yapılan ikinci sıra parklar yalnızca günlük trafiği aksatmıyor; ambulans, itfaiye ve diğer acil müdahale araçlarının geçişini de engelleyebiliyor.

Dörtlüleri yakmak yolu park alanına çevirmiyor. Acil bir durumda birkaç dakikalık yanlış park, bir başkasının en kritik dakikalarına mal olabilir

07/08/2026

KAHRAMANKAZAN’DA BİR BELEDİYE BAŞKANINI ALACAKLAR

Lütfen bir önceki köşe yazımı tekrar okuyun. Hatta vaktiniz varsa 2 yıl, 3 yıl, 5 yıl önceki yazılarımı da. Ben yazmaktan usanmadım onlar elinden geleni yapmaktan. Bazı dostlarım, “ne gereği var yazıyorsun, sana ne faydası var? Seçim zamanı yaz ki işe yarasın. Şimdi yazdıkların, hem işe yaramıyor hem de düşman kazanıyorsun” diye samimice uyarıda bulunuyorlar. Bende onlara naçizane şunu söylüyorum. Siyasi, ekonomik bir beklentim yok. Yazdıklarım A, B, C partisine ya da kişilerin işine yarıyormuş, yaramıyormuş o hesaplara bakmıyorum. Diyorum ki Herkesin bi mesleği var ve geçimini oradan sağlar. Mesela birinin geçim kaynağı, belediye başkanlığıyken diğerinin ise “başkan adayı” olmaktır. Aday olunca da geçim sağlanıyor mu, nasıl oluyor o iş dediğinizi duyar gibiyim. Her şey hesaba kitaba bakar. Maliyede uzmanlık yaparsınız sonra memuriyetten istifa eder ‘aday’ olursunuz. Aday olduktan sonra gerisi çorap söküğü gibi gelir. Büyükşehirde daire başkanı olsanız da başarılı olamazsınız. Çünkü mesleğiniz “aday” olmaktır. Aday olduktan sonra Büyükşehirin gölgesine sığınarak Kazan’da ‘Ticaret uzmanı’ FETÖ’cülerle işbirliği içinde servet edinirsiniz.
Şimdi ben yazmazsam nereden bileceksiniz bu çıkarcı klikleri. Bunlar seçim zamanı birbirlerine düşman görünür, seçmeni bir birine kırdırır, seçimden sonrada bir araya gelir ticaretlerine bakarlar. Tabi bunlar görebilene. Ancak bunu herkes göremez. Meslek diyoruz ya. Benim payıma da Hasan Tahsin olmak düştü.
Gelelim hikayemize; 2019 yılı yerel seçimler sonrasıydı. Serhat Oğuz çiçeği burnunda belediye başkanı. Onunla bir konuşmamızda Serhat Oğuz’a şu cümleyi kurdum. “Türkiye tarihinde belediye başkanlığı koltuğuna senden daha rahat oturan ikinci bir belediye başkanı yoktur”
Serhat Oğuz’da ‘Ne zorluklar çektiğimi gel bi de bana sor’ dedi. Bende ona ‘Seçim döneminde senin en büyük fedakarlığın, ekstradan iki saat uykusuz kalmandır’ dedim. Serhat Oğuz’la o konuşmamızda ayrıca, meclis üyeleri listesinde bile senin bir gram iraden yoktur eleştirisini yapmıştım. Serhat Oğuz’un 2019 yılındaki listesini yapan isim, Zübük’ten başkası olamazdı tabii ki, ben de onu söyledim.
Bu kısım önemli. Çünkü dikkatinize sunmak istediğim husus mecliste.
Öncelikle hakkını teslim edeyim. Serhat Oğuz’un ilk üç yıllık çalışmasına lafım yok. Yemedi, yedirmedi. Kazan’ın malına mülküne ve de namusuna sahip çıktı diye defalarca da yazdım. Onun yaptığı üç çalışma var ki paha biçilemez. Birincisi İmrendi İmarını iptal etti. İkincisi Örencik İmarı mahkeme tarafından iptal edilince baskılara boyun eğmedi ve karşı durmayı başardı. Ve sonuncusu ise Ciğir Otlakiyesi diye bilinen onlarca dönümlük imarlı alan. Burası az daha yok pahasına gidecekti. 120 dönüm. Zübük’ün başını çektiği bir kooperatif 6 TL’ye Şehircilik Bakanlığından satın alacaktı. Adrese teslim bir iş olacaktı. Süreç tamamlanmaya yakın Meclis üyeleri Hilmi Alaylı ve Atila Atalay, Belediye Başkanı Serhat Oğuz’u durumdan haberdar etti. Serhat Oğuz iradesini, gövdesini ortaya koydu ve belediye adına satın alınmasını sağladı. Serhat Oğuz o iradeyi ortaya koymasaydı bugün değeri bir milyarı aşan o arazi Zübük ve yandaşları tarafından cukka edilecekti. O kadar büyük bir rant ki, ye ye bitmez. Para nasıl kazanılıyormuş anlatabiliyor muyum? Tek kalemde kazanılan para miktarına bakar mısınız? Bunun gibi tezgahları 2019’dan önce defalarca yaptılar ve sonuçlandırdılar.
***
Serhat Oğuz’un meclis üyesi listesinde bir gram iradesi yok demiştim ya. Dikkat ettiyseniz Serhat Oğuz, meclis üyeleri arasından hiç kimseye başkan yardımcısı görevi vermedi. Çünkü o dönem Zübük’le birbirlerine ateş ediyorlardı. Şimdi biraz daha netleşti mi tablo.
Aradan 5 yıl geçti. 2024 yılı yerel seçimler arifesinde Serhat Oğuz bana “Hasan bu sefer öyle bir meclis üyesi listesi yapacağım ki Kazan’da yer yerinden oynayacak. Şampiyonlar ligi gibi, Millet Kazan’ın tarihinde böyle bir meclis üyesi listesi olmamıştı diye uzun yıllar konuşacak” demişti.
Serhat Oguz’da gördüğüm samimiyet, gayret ve iyi niyet beni listenin öyle olacağına inandırmıştı. Gün geldi listeler, İlçe Seçim Kuruluna teslim edildi. Akşam saatlerinde listeyi gördüm ve Serhat Oğuz’u aradım. Telefonumu açmadı. Sonraki gün, ertesi gün yine açmadı. Bir hafta sonra karşılaştık. “Bu mu senin öve öve bitiremediğin liste” dedim. Suçunu bastırır bir edayla “ne var listede ki” deyip geçiştirmeye çalıştı. Ona dedim ki “belediye başkanı olsan bile başkanlığın pamuk ipliğine bağlı, bu listede öyle isimler var ki en küçük bir depremde seni koltuğundan edecek”.
Sandıklar açıldı, Kazan’da imkânsız denilen oldu ve CHP’nin adayı Selim Çırpanoğlu kazandı. Serhat Oğuz kaybetti ama listesi meclise girdi.
Serhat Oğuz için düşündüğüm kaygı aslında Selim Çırpanoğlu için de geçerliydi. Çünkü Zübük’ün çok rahatlıkla temas kurabileceği “DUYGUSAL” ilişkiler içinde olduğu isimler var. Hem Selim Çırpanoğlu’nun listesinde hem de Serhat Oğuz’un listesinde.
Selim Çırpanoğlu kazaya, belaya bulaşmadan, yolsuzluğa fırsat vermeden, eski dönemden kalan borçları da ödeyerek başarılı bir şekilde başkanlık görevini yürütüyor. Ancak her fırsatta diyorum ya Kazan’da öyle bir klik var ki Kazan’ı yiyip bitirmek için fırsat yaratmaya çalışıyor. Ve her yolu deniyorlar. Durdurulamıyorlar.
İBB’ye yönelik başlatılan soruşturmalar Ankara’ya da gelince bu klik umutlandı. Acaba Kahramankazan’da da belediye başkanını alırlar mı diye. Herhangi bir soruşturma veya bir yolsuzluk olmadığını öğrenince de içeriden saldırıya başladılar.
Selim Çırpanoğlu, CHP’li 1 buçuk meclis üyesi tarafından bakanlığa şikayet edildi dersem ne dersiniz? İnanması güç ama gerçek. Öyle bi oyun ki, şayet bu şikayet AK Parti’li meclis üyeleri tarafından yapılsaydı konu siyasi denilecekti. Ancak bu tezgahçı klik, bu işe teşne CHP’li meclis üyelerini kullandı. Randevuyu ayarlayan kişinin Zübük olduğunu belirtmeme gerek yok sanırım. mış’lı, muş’lu gerekçelerle, piyasaya yaydıkları dedikodularla şanslarını denediler ancak umduklarını bulamadılar. Plan ellerinde patladı. Ama durmayacaklar. Belediye personeli arasında huzursuzluk çıkarmak, piyasaya haberci salıp dedikodu yaymak zaten onların işi de kamunun insicamını bozmaktan da geri durmuyorlar. Diyorlar ki Kazan Belediye başkanını alacaklar. Ortalıkta bir dedikodu, bir fısıltı. Acaba doğru mu diye bana soranlar da oluyor tabi.
Evet diyorum. Fısıltılar doğru. Bir belediye başkanını alacaklar. Ama hangi belediye başkanını? Hırsız denildiğinde akla gelen belediye başkanını… Milletin malına çöken belediye başkanını… Servetini 0’dan 100’e 3 saniyede çıkartan belediye başkanını, FETÖ’cülerle işbirliği yapan belediye başkanını alacaklar. Ne zaman diye sorduklarında ise “sadece biraz bekleyin ve izleyin” diyorum.

***
Tüm servetini, karizmasını, çevresini, AK Parti’ye borçlu olan Zübük ile ilgili hafızaları tazelemek ve bilmeyenler için yazıyorum. O kadar borçluydu ki kazanamasaydı intihar edecekti lafları arşa ulaştı. Koltuğa oturduğu güne kadar bir gün dahi sigortası yoktu adamın. Kooperatif üzerinden aldığı evi bile borçlu. Arabası mı? Kötü bir şahin işte. Yerinden kıpırdasa parçaları etrafa saçılacak. Vaziyet bu. Bu adam kısa sürede milti milyarder oluyor ve yandaşları da bundan ziyadesiyle nemalanıyor. 2005 yılında bir okul kantini için bile Zübük’ün kurduğu tezgahın onayına ihtiyacınız vardı. O dönem hakkıyla emlakçılık yapanlar yaşadıklarını unutmamışlardır. Zübük’ün belirlediği üç beş emlakçı haricinde İş yapan var mıydı? Kurulan tezgahı anlatmak için bu detayları yazıyorum. Yandaşlardan birinin komşusu (Meraklı Melehat işte dayanamamış) sormuş “Siz ne kadar zengin oldunuz öyle, nereden buldunuz bu kadar parayı diye . O kişinin eşi de ‘Kapımıza Hızır geldi’ diye cevap vermiş. Bu diyalog o dönem Kazan’da çok konuşulmuştu. (Gömü bulduklarını söyleyenleri de atlamayayım tabi)
Kazan üzerinde çok büyük bir tezgah kuruyorlar. Planları açık. CHP’nin 15 tane, Cumhur ittifakının 10 tane meclis üyesi var. Bir sebeple Selim Çırpanoğlu’nu gözaltına aldırabilirlerse İki meclis üyesini de Selim Çırpanoğlu’yla birlikte aldırtmak yeterli olacak. Çünkü en az 2 CHP’li meclis üyesi Zübük’ün işaretine bakıyor. Doğal olarak belediye Cumhur İttifakına geçmiş olacak. Peki Cumhur İttifakı adayı kim olur derseniz? Onu da siz bulun. Serhat Oğuz’la Zübük arasında mekik dokuyan, servetinin kaynağı Zübük’ten farklı olmayan birilerini bulursunuz mecliste. Sonrasını anlatmama gerek var mı? Kaset başa sarar. Örencik ve İmrendi İmarı geçer. ORSİAD’çıların hazineden 5 TL’ye aldıkları 420 dönüm arazi İstanbul yoluna cephe yerlere gelir. Örencik İmarı ile, hazineden 16 TL’ye alınan 70 dönüm köy merası, Örencik bağları içinde kendine güzel bi yer bulur. Yandaş emlakçılar ortaya çıkar. O da bir elin parmaklarını geçmez. Geçmişte olduğu gibi belediyenin şirketleri üzerinden temizlik vs ihaleleri alınır. Kantin ihalesi için bile ceketin düğmesini ilikleyip boynu büküp ricada bulunursun. Alabilirsen tabi. Düzen kaldığı yerden devam eder.
Bu kliğin içinde farklı partilerden isimler var. Bu oyunlara karşı Selim Çırpanoğlu tek başına mücadele ediyor. Hem içeride hem dışarıda. Burada söz konusu parti değil. Söz konusu olan Kazan’ın taşı, toprağı, havası. Kazan üzerinde çok büyük bir tezgah var. Bu kötülüğe, başta Ak Parti İlçe Başkanı Hasan Çidem olmak üzere, diğer siyasi parti ilçe başkanları da izin vermemeli.

30/07/2026

CHP İlçe Yönetimi İstifa Etti

Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan “mutlak butlan” süreci ve parti yönetimine ilişkin tartışmaların ardından, CHP Kahramankazan İlçe Başkanlığı’nda dikkat çeken bir toplu istifa yaşandı.

İlçe Başkanı Nevzat Yılmaz ve yönetimi, gençlik kolları yönetimi ve kadın kolları yönetimi ile birlikte yedek üyelerden oluşan toplam 80 kişi, partilerinden istifa ettiklerini açıkladı. İstifa eden grup, Özgür Özel liderliğinde kurulduğunu belirttikleri yeni siyasi oluşuma katıldıklarını duyurdu.

Toplu istifa kararı, ilçe binasında düzenlenen basın açıklamasıyla kamuoyuna ilan edildi. Açıklamanın ardından partililer, CHP ilçe binası önünde son kez hatıra fotoğrafı çektirdi.

Geçtiğimiz yıl eylül ayında göreve gelen ilçe teşkilatının, kendi imkânlarıyla oluşturduğu bütçeyle ilçe binasını baştan aşağı yenilediği öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, yapılan tadilatın taksit ödemeleri devam ederken görevlerinden ayrılan eski yönetim, ilçe binasından yalnızca Özgür Özel’e ait posteri alarak partiden ayrıldı

CHP’den istifa ederek YENİ Parti’ye geçen Nevzat Yılmaz Özgür Özel‘in kurduğu yeni partide aktif görev almayacağını belirtti.

AKINCIOVASI GAZETESİ YENİ SAYISI
13/07/2026

AKINCIOVASI GAZETESİ YENİ SAYISI

26/05/2026

Köşe yazarımız Hasan Polat’ın yeni yazısı

Yazsam bana yazık, yazmazsam size…”

Cümlesiyle köşe yazıma giriş yaparken bayram arifesinde bayramın paylaşmak, bölüşmek, dayanışma ve neşeyi hatırlattığını belirtiyor, bayramınızı kutluyorum.

Her ilçenin rantı vardır. Konumu ve sahip olduğu yeraltı ve yerüstü zenginlikleri ve diğer imkânlarıyla paralel gelişir. Bu rant sayesinde ilçenin kültür seviyesi, ekonomik refahı ve eğitim kalitesi şekillenir. Daha iyi anlaşılsın diye bir örnek vereyim. İncek’teki bir özel okul ile Etimesgut’taki bir okulun algısı aynı değil. Hastane için de durum aynı. Bir bardak çay için gidilen mekan algısı bile farklı. Hani yaklaşık her yazımda bıkmadan, usanmadan söylediğim durum var ya? ‘Kahramankazan öksüz ve yetim bırakıldı’ diye… Kahramankazan emekleme döneminde bu kliğin elinde şekillendi. Kendilerini sahip ilan ettiler ve hep birlikte talanı izledik. Sömürge devletlerinin Afrika’da yaptıklarıyla onların burada yaptığı farklı değil. Neyse ki hükümranlıkları uzun sürmedi…

Kahramankazan’ın tüm rantları bugüne kadar bir klik tarafından kullanıldı. Mesala, fen İşleri Müdürlüğünün yarısı satılmıştı. Milli Emlak’a ait hastane arkasındaki onlarca dönüm yer düşük bedelle alınarak pay edildi. Ciner’in Soda külünü çekmek için ayarlanan TIR’lar. O klikler tarafından taksim edildi. 2004 yılından sonra yapılan bütün imar çalışmaları da aynı klik tarafından organize edildi. O Kliğin üyeleri yüksek kâr payıyla satış yaptı. Son kullanıcılara sözüm yok. Onlar günün şartlarında bedelini ödeyip almışlardır.

Bu örnekleri şuna istinaden söylüyorum. Kliğin üyeleri yeterli doygunluğa ulaşınca çeşitli gerekçelerle bir bir ilçelerini terk ediyor.. Kimi çocuğunun eğitimini, kimi ortamı bahane gösteriyor. Tabi ki gitsinler… Dünlerini biliyoruz. O servetleri burada kime gösterebilecekler. Bilkent’in, Yeni Batı’nın, Çayyolu’nun marketleri, kafeleri, AVM’leri taş mı yesin… “Biz Kahramankazanlıyız” diye oralarda havaları olsun. Onlardan boşalan yerlere Çinçin’den gelenlere de bizim havamız olsun… Siyasete adım attıktan sonra gücü kullanarak zenginleşenlere lafım…

***

Zenginlerimiz bir bir kuş olup uçunca bazı şeylerden mahrum kalıyorduk ki, neyse ki müteahhitlerimiz var. Onlar sayesinde ünlü otomobil markaların yeni modellerinden haberdar oluyoruz. Ne yapacaklar ki başka. Fatih Ortaokulu’nun halı sahaya mı ihtiyacı var da yapsınlar. Ya da bir okulun müzik sınıfına mı ihtiyacı var. Teknoloji sınıfı olmayan okulumuz mu var ki. Ya da bir öğretmenin öğrencileri için çabasına mı şahit oldular da sosyal sorumluluklarını yerine getirsinler…

Bir şeye çok seviniyorum. Çocuklarının eğitimini bahane edip gidenler var ya. Eğitimi önemsedikleri için çok seviniyorum… En azından birkaç çocuk daha iyi eğitim şansı bulacak… Geride kalanlar mı..! Bilemem… Mülki amirlerinde desteğiyle, Kent konseyi çatısı altında bir heyet, Kahramankazan’ın ihtiyaç olan sosyal sorumluluk bilincinin gelişmesine ve adımlar atılmasına yardımcı olabilir belki…

Immanuel Kant'a göre bir eylemin ahlaki olabilmesi için çıkarsız olması gerekir. Bir öğretmen, veliden yardım istediğinde veli, ileride çocuğuma bir ayrıcalık yapar düşüncesiyle öğretmene yardım ediyorsa bu eylem ahlaka aykırıdır der. Ahlak tanımını yaparken bu örneği verir.

***

Bir yazımda şöyle demiştim. 2002 yılında Ak Parti kurulduğunda keşke kurucu kadro bu yönetim olsaydı diye. Beni haklı çıkardıkları için teşekkür ediyorum onlara. İki türlü haklı çıkardılar beni.. Kahramankazan için paha biçilmez bir şeyi başardılar. Onlar istemeseydi kapalı sulama sisteminin başarılması imkânsızdı. Başardılar, Kahramankazan’ın tarihinin en yüksek yatırımını koparıp getirdiler, verimli toprakları da kurtardılar. Yarın o topraklar üzerinde rant hesabı yapanların da önünü kestiler… Kahramankazan yararına çok hayırlı bir iş oldu. Birincisi bu. İkincisi ise; bugün gördük ki bu iş 20 yıl önce de başarılabilecekmiş. Ama o çıkarcı klik bunu istememiş. Her defasında bu klikler pragmatist hareket ederler diyordum. Kapalı sulamaya taş koymaları o kliğin nasıl çıkarcı olduğunun ifşasıdır.

***

Maç 90 dakikadır. Sahada çok iyi oynamak yetmez. Maç sonunda mağlup olmuşsan oynadığın iyi oyunun hiçbir anlamı kalmaz. Kahramankazan geçen yıl Süper Amatör Lig’i (SAL) lider tamamladı ve bir üst tura çıkarak Bölgesel Amatör Lig’de (BAL) mücadele etti. Önemli bir başarıydı. BAL’ı lider tamamladı, ancak işin sonunda ne oldu, elde hiçbir şey yok. (2012 yılından bu yana hem kendi evinde hem de deplasmanda bilabedel Kahramankazan Spor maçlarının videosunu çekerim. Pandemiden sonra yakıt ve ekipman maliyetleri artınca sembolik sayılabilecek katkıyla çekimlere devam etmek zorunda kaldım. Haliyle özel arabamla gitmek ve kamera ekipman kullanmak zorundayım) Yaklaşık 14 yıldır maçları yakından takip ederim. Kahramankazan Belediyespor tarihinde hiçbir belediye başkanı takımı böyle özveriyle desteklememişti. Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu Kahramankazan’a bir şeyler kazandırmanın istek, arzu ve hevesiyle evinde ve deplasmanda takımı yalnız bırakmadı. Futbol takımına destek bugüne kadar hiç bu seviyede olmamıştı. İlk günler seyircisiz oynanan maçlar, gün geçtikçe arttı, son maçta tribünde yer kalmadı. Polis bir çok taraftarı çevirmek zorunda kaldı.

Tribünde en az 5 bin kişi vardı. Abartmayayım ama 4 bin 800 kişinin yüreği Kahramankazan için atıyordu. O maçta bir kez daha gördüm, hiçbir spor karşılaşması futbol kadar seyircisine heyecan vermiyor. Maçın sonunda anladım ki memleketi fark etmez. Kahramankazan’ın havasını solumadıktan, suyunu içmedikten sonra bu iş zor. Futbolcu antrenmana giderken, maçtan evine dönerken esnafına, komşusuna hayırlı işler, kolay gelsin, nasılsın demedikçe o ruh yakalanmaz. Olmayınca da seyircisiyle, esnafıyla, herkes o kader maçını milli maç heyecanıyla izlerken, futbolcuda o şuurun gramı olmaz. Görmedik zaten… Bütün futbolcular için değil sözüm. Ancak birkaç futbolcunun majör hatası bir yılın emeğini, bir ilçenin umudunu, rüyasını hiç etmeye yeter… Yetti de…

O gün zafer olsaydı bugün 3’üncü Ligteydik…

20/03/2026

Köşe yazarımız Hasan Polat'ın yeni yazısı
AĞAÇ KURDU VE ASA

Son yerel seçim Kahramankazan’ın en önemli dönüm noktalarından biri oldu. O günden sonra siyaset sahnesine yeni isimler çıktı ve eskiye dair ne kadar siyasetçi varsa çoğu bir bir tozlu raflarda yerini aldı. Kazan’da yılın 365 günü 24 saat aktif siyasetle ilgilenen yaklaşık 200 kişi var. Bu isimler arasında kim daha iyi algı çalışması yaparsa onun piyasaya yaydıkları konuşulur. Bu hep böyleydi. Şu şöyle demiş, şu şunu yapmış filan gibi. O lafın, dedikodunun, manipülasyonun kaynağına, söyleyen veya şahit olana hiçbir zaman ulaşılamaz.

Kazan’da başkanın adamları vardır. Dedikodular, manipülasyonlar başkanın adamları tarafından ziyaretler aracılığıyla fısıltı şeklinde yayılır gider. Kahramankazan’da Cavidin Kahvesi gibi, İnönü Parkı gibi ya da buna benzer toplanma noktaları vardır. Başkanın adamları bu odak merkezlerine ziyaretler yaparak kendil üsluplarınca mesajı bırakır ve ayrılır. Bu güne kadar da Kahramankazan’da siyaset böyle şekillendi. Ancak siyaset tarzı da, yapılış şekli de değişmeye başladı. Yani kasaba siyaseti bitti. Elbette buna direnenler var. Ancak nafile.

AK Parti’nin iktidara geldiği ilk yıllar Kahramankazan için altın değerinde fırsattı diyebilirim. Gün gibi ortada olan nedenlerle o önemli fırsatı kaçırdık. Kahramankazan’la yarışan ilçeler alıp başını giderken, biz Türkiye’nin en yoksul ilçesi olarak kayıtlara girdik. Hem de Türkiye’nin en gelişmiş sanayisine sahipken… Dönemin muktedir sahipleri ve yanında yöresinde bulunanlar ranttan pay kapma yarışına girerken Kazan öksüz ve yetim bırakıldı.
Gün oldu devran döndü Belediye Başkanı değişti. Serhat Oğuz koltuğa oturdu. Önceki dönemin muktedirleri pusuya yatarak görevi devralan Serhat Oğuz’u kafalamaya ve kurdukları rant düzenini devam ettirmeye çalıştı. Ancak Serhat Oğuz babayiğit çıktı ve o rantçılara öyle bir Osmanlı tokadı vurdu ki rantçıların gıkı çıkmadı. Ancak geri durmadılar ve Serhat Oğuz’dan intikam almak için çıkarları gereği ne gerekiyorsa yaptılar.

DEJAVU
Önce Serhat Oğuz’dan tokadı yiyen dönemin muktedirleri, Zübük’ü, yandaşları bu defa Selim Çırpanoğlu ahtapotun kolları gibi sararak rant çarklarının devam etmesini arzuladılar. Ancak gördüğüm kadarıyla yine planları tutmadı. İkinci bir tokadı da Selim Çırpanoğlu’ndan yediler. Durmayacaklar, başka yollar deneyecekler. Olacaksa eski düzenlerini bizzat kurmayı deneyecekler elbet. Olmazsa başka isimler üzerinden siyasi hamlelerine devam edecekler. Bu uğurda para harcayacaklar, emek vermeden kazandıkları servetten kullanacaklar. Çünkü servetlerini ancak siyasi şemsiye ile koruyabileceklerinin farkındalar. Siyaseti kullanarak servet sahibi olanların partisi, milliyeti, midesi olmaz. Onun için çok rahat bir araya gelir, birlikte hareket ederler diyeceğim. Muhtemelen neyi kastettiğimi anlayanlar, ‘bir araya geldiler birlikte hareket ediyorlar’ diyecektir. Saray Mahallesi’nde ya da Kazan’da Büyükşehir’den aldığı kimliği kullanarak servet kazananlarla, son 20 yılda siyasete bulaştıktan sonra servet sahibi olanlar, partileri farklı da olsa elbette birlikte hareket edeceklerdir. Bunlar için milliyet, aidiyet yok diyorum ya… Çıkarları olsun FETÖ’cülerle bile bir araya gelir, iş yaparlar.

“Kralın Yeni Giysileri” masalında kral, aslında görünmez olan giysilerini kimse cesaret edip söyleyemediği için her yerde o giysileriyle dolaşır. Herkes onun otoritesinden ya da kibrinden dolayı gerçeği dile getiremez. Ta ki bir çocuk açıkça kralın çıplak olduğunu söyleyene kadar. Bu kıssadan hisseyle Hz. Süleyman kıssasına değinmek isterim.

Rivayete göre Hazreti Süleyman, insanların, cinlerin, hayvanların hükümdarı. Hz. Süleyman cinlere büyük bir yapı inşa ettirirken, elinde asasına dayalı şekilde onları gözlüyormuş. Hz. Süleyman’ın yanına yanaşamaz, soru soramazmış. Hz Süleyman ayakta asasına dayanmış vaziyette durduğu için kimse onun öldüğünü fark edememiş. Çünkü bedeni o asaya dayanarak ayakta kalmış. Ta ki bir ağaç kurdu o asayı içten içe kemirip onu devirene kadar. Asa kırılınca Süleyman’ın cansız bedeni yere yığılmış ve böylece cinler onun çoktan vefat ettiğini anlamış. Bir rivayete göre Hz. Süleyman’ın öldüğünü cinler bir yıl anlayamamış, başka bir rivayette bu sürenin daha uzun olduğu belirtilir.
Sanırım anlaşıldım.

Kahramankazan’da yeni siyasi aktörler var artık. Eskiyi domine eden Zübük kral öldü. Şimdilik çok kişi farkında değil…

Address

Kazan
06980

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when AkıncıOvası Gazetesi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to AkıncıOvası Gazetesi:

Shortcuts

Share