07/08/2026
KAHRAMANKAZAN’DA BİR BELEDİYE BAŞKANINI ALACAKLAR
Lütfen bir önceki köşe yazımı tekrar okuyun. Hatta vaktiniz varsa 2 yıl, 3 yıl, 5 yıl önceki yazılarımı da. Ben yazmaktan usanmadım onlar elinden geleni yapmaktan. Bazı dostlarım, “ne gereği var yazıyorsun, sana ne faydası var? Seçim zamanı yaz ki işe yarasın. Şimdi yazdıkların, hem işe yaramıyor hem de düşman kazanıyorsun” diye samimice uyarıda bulunuyorlar. Bende onlara naçizane şunu söylüyorum. Siyasi, ekonomik bir beklentim yok. Yazdıklarım A, B, C partisine ya da kişilerin işine yarıyormuş, yaramıyormuş o hesaplara bakmıyorum. Diyorum ki Herkesin bi mesleği var ve geçimini oradan sağlar. Mesela birinin geçim kaynağı, belediye başkanlığıyken diğerinin ise “başkan adayı” olmaktır. Aday olunca da geçim sağlanıyor mu, nasıl oluyor o iş dediğinizi duyar gibiyim. Her şey hesaba kitaba bakar. Maliyede uzmanlık yaparsınız sonra memuriyetten istifa eder ‘aday’ olursunuz. Aday olduktan sonra gerisi çorap söküğü gibi gelir. Büyükşehirde daire başkanı olsanız da başarılı olamazsınız. Çünkü mesleğiniz “aday” olmaktır. Aday olduktan sonra Büyükşehirin gölgesine sığınarak Kazan’da ‘Ticaret uzmanı’ FETÖ’cülerle işbirliği içinde servet edinirsiniz.
Şimdi ben yazmazsam nereden bileceksiniz bu çıkarcı klikleri. Bunlar seçim zamanı birbirlerine düşman görünür, seçmeni bir birine kırdırır, seçimden sonrada bir araya gelir ticaretlerine bakarlar. Tabi bunlar görebilene. Ancak bunu herkes göremez. Meslek diyoruz ya. Benim payıma da Hasan Tahsin olmak düştü.
Gelelim hikayemize; 2019 yılı yerel seçimler sonrasıydı. Serhat Oğuz çiçeği burnunda belediye başkanı. Onunla bir konuşmamızda Serhat Oğuz’a şu cümleyi kurdum. “Türkiye tarihinde belediye başkanlığı koltuğuna senden daha rahat oturan ikinci bir belediye başkanı yoktur”
Serhat Oğuz’da ‘Ne zorluklar çektiğimi gel bi de bana sor’ dedi. Bende ona ‘Seçim döneminde senin en büyük fedakarlığın, ekstradan iki saat uykusuz kalmandır’ dedim. Serhat Oğuz’la o konuşmamızda ayrıca, meclis üyeleri listesinde bile senin bir gram iraden yoktur eleştirisini yapmıştım. Serhat Oğuz’un 2019 yılındaki listesini yapan isim, Zübük’ten başkası olamazdı tabii ki, ben de onu söyledim.
Bu kısım önemli. Çünkü dikkatinize sunmak istediğim husus mecliste.
Öncelikle hakkını teslim edeyim. Serhat Oğuz’un ilk üç yıllık çalışmasına lafım yok. Yemedi, yedirmedi. Kazan’ın malına mülküne ve de namusuna sahip çıktı diye defalarca da yazdım. Onun yaptığı üç çalışma var ki paha biçilemez. Birincisi İmrendi İmarını iptal etti. İkincisi Örencik İmarı mahkeme tarafından iptal edilince baskılara boyun eğmedi ve karşı durmayı başardı. Ve sonuncusu ise Ciğir Otlakiyesi diye bilinen onlarca dönümlük imarlı alan. Burası az daha yok pahasına gidecekti. 120 dönüm. Zübük’ün başını çektiği bir kooperatif 6 TL’ye Şehircilik Bakanlığından satın alacaktı. Adrese teslim bir iş olacaktı. Süreç tamamlanmaya yakın Meclis üyeleri Hilmi Alaylı ve Atila Atalay, Belediye Başkanı Serhat Oğuz’u durumdan haberdar etti. Serhat Oğuz iradesini, gövdesini ortaya koydu ve belediye adına satın alınmasını sağladı. Serhat Oğuz o iradeyi ortaya koymasaydı bugün değeri bir milyarı aşan o arazi Zübük ve yandaşları tarafından cukka edilecekti. O kadar büyük bir rant ki, ye ye bitmez. Para nasıl kazanılıyormuş anlatabiliyor muyum? Tek kalemde kazanılan para miktarına bakar mısınız? Bunun gibi tezgahları 2019’dan önce defalarca yaptılar ve sonuçlandırdılar.
***
Serhat Oğuz’un meclis üyesi listesinde bir gram iradesi yok demiştim ya. Dikkat ettiyseniz Serhat Oğuz, meclis üyeleri arasından hiç kimseye başkan yardımcısı görevi vermedi. Çünkü o dönem Zübük’le birbirlerine ateş ediyorlardı. Şimdi biraz daha netleşti mi tablo.
Aradan 5 yıl geçti. 2024 yılı yerel seçimler arifesinde Serhat Oğuz bana “Hasan bu sefer öyle bir meclis üyesi listesi yapacağım ki Kazan’da yer yerinden oynayacak. Şampiyonlar ligi gibi, Millet Kazan’ın tarihinde böyle bir meclis üyesi listesi olmamıştı diye uzun yıllar konuşacak” demişti.
Serhat Oguz’da gördüğüm samimiyet, gayret ve iyi niyet beni listenin öyle olacağına inandırmıştı. Gün geldi listeler, İlçe Seçim Kuruluna teslim edildi. Akşam saatlerinde listeyi gördüm ve Serhat Oğuz’u aradım. Telefonumu açmadı. Sonraki gün, ertesi gün yine açmadı. Bir hafta sonra karşılaştık. “Bu mu senin öve öve bitiremediğin liste” dedim. Suçunu bastırır bir edayla “ne var listede ki” deyip geçiştirmeye çalıştı. Ona dedim ki “belediye başkanı olsan bile başkanlığın pamuk ipliğine bağlı, bu listede öyle isimler var ki en küçük bir depremde seni koltuğundan edecek”.
Sandıklar açıldı, Kazan’da imkânsız denilen oldu ve CHP’nin adayı Selim Çırpanoğlu kazandı. Serhat Oğuz kaybetti ama listesi meclise girdi.
Serhat Oğuz için düşündüğüm kaygı aslında Selim Çırpanoğlu için de geçerliydi. Çünkü Zübük’ün çok rahatlıkla temas kurabileceği “DUYGUSAL” ilişkiler içinde olduğu isimler var. Hem Selim Çırpanoğlu’nun listesinde hem de Serhat Oğuz’un listesinde.
Selim Çırpanoğlu kazaya, belaya bulaşmadan, yolsuzluğa fırsat vermeden, eski dönemden kalan borçları da ödeyerek başarılı bir şekilde başkanlık görevini yürütüyor. Ancak her fırsatta diyorum ya Kazan’da öyle bir klik var ki Kazan’ı yiyip bitirmek için fırsat yaratmaya çalışıyor. Ve her yolu deniyorlar. Durdurulamıyorlar.
İBB’ye yönelik başlatılan soruşturmalar Ankara’ya da gelince bu klik umutlandı. Acaba Kahramankazan’da da belediye başkanını alırlar mı diye. Herhangi bir soruşturma veya bir yolsuzluk olmadığını öğrenince de içeriden saldırıya başladılar.
Selim Çırpanoğlu, CHP’li 1 buçuk meclis üyesi tarafından bakanlığa şikayet edildi dersem ne dersiniz? İnanması güç ama gerçek. Öyle bi oyun ki, şayet bu şikayet AK Parti’li meclis üyeleri tarafından yapılsaydı konu siyasi denilecekti. Ancak bu tezgahçı klik, bu işe teşne CHP’li meclis üyelerini kullandı. Randevuyu ayarlayan kişinin Zübük olduğunu belirtmeme gerek yok sanırım. mış’lı, muş’lu gerekçelerle, piyasaya yaydıkları dedikodularla şanslarını denediler ancak umduklarını bulamadılar. Plan ellerinde patladı. Ama durmayacaklar. Belediye personeli arasında huzursuzluk çıkarmak, piyasaya haberci salıp dedikodu yaymak zaten onların işi de kamunun insicamını bozmaktan da geri durmuyorlar. Diyorlar ki Kazan Belediye başkanını alacaklar. Ortalıkta bir dedikodu, bir fısıltı. Acaba doğru mu diye bana soranlar da oluyor tabi.
Evet diyorum. Fısıltılar doğru. Bir belediye başkanını alacaklar. Ama hangi belediye başkanını? Hırsız denildiğinde akla gelen belediye başkanını… Milletin malına çöken belediye başkanını… Servetini 0’dan 100’e 3 saniyede çıkartan belediye başkanını, FETÖ’cülerle işbirliği yapan belediye başkanını alacaklar. Ne zaman diye sorduklarında ise “sadece biraz bekleyin ve izleyin” diyorum.
***
Tüm servetini, karizmasını, çevresini, AK Parti’ye borçlu olan Zübük ile ilgili hafızaları tazelemek ve bilmeyenler için yazıyorum. O kadar borçluydu ki kazanamasaydı intihar edecekti lafları arşa ulaştı. Koltuğa oturduğu güne kadar bir gün dahi sigortası yoktu adamın. Kooperatif üzerinden aldığı evi bile borçlu. Arabası mı? Kötü bir şahin işte. Yerinden kıpırdasa parçaları etrafa saçılacak. Vaziyet bu. Bu adam kısa sürede milti milyarder oluyor ve yandaşları da bundan ziyadesiyle nemalanıyor. 2005 yılında bir okul kantini için bile Zübük’ün kurduğu tezgahın onayına ihtiyacınız vardı. O dönem hakkıyla emlakçılık yapanlar yaşadıklarını unutmamışlardır. Zübük’ün belirlediği üç beş emlakçı haricinde İş yapan var mıydı? Kurulan tezgahı anlatmak için bu detayları yazıyorum. Yandaşlardan birinin komşusu (Meraklı Melehat işte dayanamamış) sormuş “Siz ne kadar zengin oldunuz öyle, nereden buldunuz bu kadar parayı diye . O kişinin eşi de ‘Kapımıza Hızır geldi’ diye cevap vermiş. Bu diyalog o dönem Kazan’da çok konuşulmuştu. (Gömü bulduklarını söyleyenleri de atlamayayım tabi)
Kazan üzerinde çok büyük bir tezgah kuruyorlar. Planları açık. CHP’nin 15 tane, Cumhur ittifakının 10 tane meclis üyesi var. Bir sebeple Selim Çırpanoğlu’nu gözaltına aldırabilirlerse İki meclis üyesini de Selim Çırpanoğlu’yla birlikte aldırtmak yeterli olacak. Çünkü en az 2 CHP’li meclis üyesi Zübük’ün işaretine bakıyor. Doğal olarak belediye Cumhur İttifakına geçmiş olacak. Peki Cumhur İttifakı adayı kim olur derseniz? Onu da siz bulun. Serhat Oğuz’la Zübük arasında mekik dokuyan, servetinin kaynağı Zübük’ten farklı olmayan birilerini bulursunuz mecliste. Sonrasını anlatmama gerek var mı? Kaset başa sarar. Örencik ve İmrendi İmarı geçer. ORSİAD’çıların hazineden 5 TL’ye aldıkları 420 dönüm arazi İstanbul yoluna cephe yerlere gelir. Örencik İmarı ile, hazineden 16 TL’ye alınan 70 dönüm köy merası, Örencik bağları içinde kendine güzel bi yer bulur. Yandaş emlakçılar ortaya çıkar. O da bir elin parmaklarını geçmez. Geçmişte olduğu gibi belediyenin şirketleri üzerinden temizlik vs ihaleleri alınır. Kantin ihalesi için bile ceketin düğmesini ilikleyip boynu büküp ricada bulunursun. Alabilirsen tabi. Düzen kaldığı yerden devam eder.
Bu kliğin içinde farklı partilerden isimler var. Bu oyunlara karşı Selim Çırpanoğlu tek başına mücadele ediyor. Hem içeride hem dışarıda. Burada söz konusu parti değil. Söz konusu olan Kazan’ın taşı, toprağı, havası. Kazan üzerinde çok büyük bir tezgah var. Bu kötülüğe, başta Ak Parti İlçe Başkanı Hasan Çidem olmak üzere, diğer siyasi parti ilçe başkanları da izin vermemeli.