06/10/2026
Tebrik ve Teşekkür
Şehirlerin imarının öncelikle bilgi, kültür ve irfanla gerçekleşebileceğini epey zamandır unutmuştuk.
Yol yapmakla, kaldırımları yenilemekle, park bahçe sayısını artırmakla övünür olduk. Önceliğin yolda yürüyecek, park bahçede dinlenecek insanın anlayışını değiştirmek olduğunu ıskaladık.
Trafik kurallarına uymayan, çöpünü kaldırıma atan, parktaki bankları kıran bir nesil çıktı maalesef karşımıza. Cezalarla caydırmayı düşünerek veya yenilerini yaparak meseleyi çözeceğimizi zannettik. İnsanı değiştirmek gerekliliği aklımıza gelmedi nedense.
1995 yılında Kilis'e ilk geldiğimizde bir kitabevi açarak başladık işe. Furkan Kitabevi bünyesinde üyelik sistemi geliştirerek ücretsiz kitap okumayı yaygınlaştırmak istedik. Bizim insanımızın maalesef kitap almayı gözünde büyüttüğünü biliyorduk.
Okumanın yaygınlaşmasına olan inancımızdan hareketle, kitap ücretinin külfetine katlanarak yaklaşık 1500 kişilik bir üyelik sistemi oluşturduk. Ne yazık ki şartlar, özellikle ülkenin o dönemdeki özel şartları, bu güzel hizmeti sürdürmemize engel oldu. Fakat hassasiyetimiz devam ediyordu. Bu hassasiyeti taşıyan birkaç STK bünyesinde bir avuç insandık.
Bu bir avuç insanla sivil toplum kuruluşları olarak kitap fuarları düzenledik. Ancak bu yalnızca sivil bir girişim olarak kaldı. Devlet ve belediye desteği olmaksızın geniş kitleleri paydaş haline getiremedik.
Bu güzel ülkemiz, kitapların yasaklandığı dönemlerden geçti. İnsanlar kitap okumaya korktular. "Başıma bir şey gelir" diye kitaplarını yakanların olduğu zamanlar yaşadık.
Yasaklanan, yakılan her kitap bizi muasır medeniyetler seviyesine yükseltmek yerine bir adım daha geriye götürdü. Başka çaremiz yoktu; geri kalmamak adına, kültür ve medeniyet adına, gelişmişlik ve insanlık adına çok okumamız ve bilgiye daha çok ulaşmamız gerekiyordu.
İnsanların evlerine kapandığı pandemi döneminde her ay 1000 kitabı ücretsiz olarak dağıttık. "İsteyen istediği kitabevinden alsın." dedik. Fakat bütün bu çalışmalar sınırlı ve lokal olmaya mahkumdu.
Aydınlanmanın olmazsa olmazı olan "kitap okuma"nın kitleselleştirilmesi adına neredeyse her dönem yerel yöneticiler ve bürokrasideki yöneticilerle görüşmelerimiz oldu. Ancak ciddi bir mesafe katedemedik. Çünkü onlar bu işe bizim inandığımız kadar inanmıyorlardı. Başka da bir izahı yoktu. Sustuk ve bekledik. Kendi çapımızda yapabileceğimiz kadarını yapmaya devam ettik.
Derken şehrimize bir Vali geldi. İnsana değer verdiğini her halinden ve her davranışından görüyorduk. Temennimiz, insanı daha değerli hale getirecek organizasyonlara imza atmasıydı. Ve işte o imza da atıldı.
Kilis, Kilis olalı ilk defa böylesi bir kitap fuarına şahit oldu. Kitap okumaz denilen bu şehir ve bu şehrin insanları kitaba, yazara, kısaca bilgiye büyük bir teveccüh gösterdi. Bu ilk adımla bir çığır açıldı. Hem de çok hayırlı bir çığır...
Temennim, bu açılan çığırın geliştirilerek devam etmesi, bir gelenek haline getirilmesidir. Zira daha çok okuyan, daha çok düşünen ve daha çok üreten insana ihtiyacımız var.
Başta bu çığırı açan Sayın Valimiz olmak üzere, emeği geçen bütün paydaşlara minnettarız.
Tebrikler ve gönülden teşekkürler...