Sağlık Haber

Sağlık Haber Güncel sağlık haberleri ve günlük vaka tablosu için takipte kalın.

Bebekler için en etkili koruma yöntemlerinden biri: Koza stratejisi https://www.saglik.news/sglk/025833Yeni doğan bebekl...
12/01/2026

Bebekler için en etkili koruma yöntemlerinden biri: Koza stratejisi https://www.saglik.news/sglk/025833

Yeni doğan bebekler ve küçük çocuklar, bağışıklık sistemleri henüz tam olarak gelişmediği için bulaşıcı hastalıklara karşı en savunmasız gruplar arasında yer alıyor. Havaların da soğumasıyla birlikte duyarlı oldukları bu süreçte boğmaca, grip(influenza), RSV (respiratuar sinsityal virüs) ve benzeri solunum yolu enfeksiyonlarında da artış gözlemleniyor. Bebekler ve henüz aşıları tamamlanmayan küçük çocuklarda bu hastalıklar daha ağır seyrederek ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Çocuklardaki bu riskler, ebeveynler ve diğer aile bireylerinin de aktif rol oynadığı “Koza Stratejisi” olarak tanımlanan koruyucu yaklaşımla en aza indirilebiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Utkucan Uçkun, çocuk ve bebeklerdeki bulaşıcı hastalıkları önleme yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Tüm aile fertleri ve yakınlara önemli görevler düşüyor

Koza stratejisi; ebeveynlerin, kardeşlerin, büyükanne, büyükbaba ve bakıcıların yeni doğan bir bebek için güvenli bir ortam oluşturmasının bir yoludur. Bu korunaklı alanda herkes mikropları bebekten uzak tutmaya çalışır. Akrabaların aşıları günceldir ve el yıkama başta olmak üzere önemli hijyen kurallarına dikkat ederler. Küçük çocuklara, özellikle öksürüyorlarsa veya hasta hissediyorlarsa bebeği öpmemeleri veya çok yaklaşmamaları öğütlenir. Ebeveynlerin, yeni doğan bebeğin kardeşlerinin gittiği kreş veya okullardaki hastalık belirtilerini takip etmesi de gereklidir.

Memorial

Yeni doğan bebekler ve küçük çocuklar, bağışıklık sistemleri henüz tam olarak gelişmediği için bulaşıcı hastalıklara karşı en savunmasız gruplar arasında yer alıyor. Havaların da soğumasıyla birlikte duyarlı oldukları bu süreçte boğmaca, grip(influenza), RSV (respiratu...

Kışın olası kazalardan korunmak için alınabilecek basit önlemler https://www.saglik.news/sglk/81091779Yurdun bazı kesiml...
12/01/2026

Kışın olası kazalardan korunmak için alınabilecek basit önlemler https://www.saglik.news/sglk/81091779

Yurdun bazı kesimlerinde yoğun kar yağışı ve buzlanma yaşamı zorlaştırırken günlük yaşamda alınabilecek tedbirler, karlı ve buzlu zeminlerdeki olası yaralanmaları önleyebilir. İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Araştırma Görevlisi Kevser Burma, kaygan zeminlerde oluşacak kazaların el bileği, diz, ayak bileği ve kalça bölgesini etkileyen yaralanmalara yol açabileceği uyarısında bulundu. Yoğun kar yağışının görüldüğü günlerde güvenli yürüyüşün düşme riskini azaltacağını belirten Kevser Burma, “penguen adımı” olarak tanımlanan yavaş, kısa ve dengeli adımlarla yürümeyi önerdi. Dengenin sağlanması için ellerin ceplerde tutulmaması gerektiğini söyleyen Burma, kaymaz tabanlı ve kış koşullarına uygun ayakkabı tercih edilmesini önerdi.

İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Araştırma Görevlisi Kevser Burma, karlı ve buzlu zeminde güvenli şekilde yürümeye ilişkin tavsiyelerde bulundu.

Yoğun kar yağışı ve buzlanmanın, günlük yaşamı zorlaştırmanın yanı sıra özellikle dış ortamda yürüyen bireyler için ciddi düşme ve yaralanma risklerini de beraberinde getirdiğini kaydeden Kevser Burma, “Karlı ve buzlu zeminler, denge kontrolünü zorlaştırarak travmatik yaralanmalara zemin hazırlayabilmektedir. Bu nedenle, olası kazaların önlenmesi ve meydana gelen yaralanmalarda doğru müdahalenin yapılması büyük önem taşımaktadır” dedi.

Atlas Üniversitesi Atlas Üniversitesi Hastanesi

Yurdun bazı kesimlerinde yoğun kar yağışı ve buzlanma yaşamı zorlaştırırken günlük yaşamda alınabilecek tedbirler, karlı ve buzlu zeminlerdeki olası yaralanmaları önleyebilir. İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Araş...

Hamilelerde Grip (Influenza) tehlikesi ve korunma yolları https://www.saglik.news/sglk/569280Dondurucu kış soğuklarının ...
12/01/2026

Hamilelerde Grip (Influenza) tehlikesi ve korunma yolları https://www.saglik.news/sglk/569280

Dondurucu kış soğuklarının yanı sıra kapalı ve kalabalık alanlarda daha uzun süre kalınması solunum yolu enfeksiyonlarının çok hızlı ve çok kolay bulaşmasına neden olurken, bu durum hamileler için ciddi tehlikeleri de beraberinde getirebiliyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Meriç Kabakcı, gebelikte bağışıklık sisteminin influenza ve diğer enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale geldiğini belirterek “Son günlerde hamilelerde özellikle influenza ile çok sık karşılaşıyoruz.

Bu nedenle anne adayları olası bir burun akıntısı ya da baş ağrısı gibi enfeksiyon belirtilerini hafife alıp 'nasıl olsa geçer’ düşüncesiyle ilaç kullanarak zaman kaybetmemeli, mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanına ya da ilgili hekime başvurmalıdır. Aksi taktirde gebelikte bilinçsiz ilaç kullanımı anne ve bebek sağlığı açısından hayati riske yol açabilmektedir” diyor. Alınacak basit ama düzenli önlemlerle enfeksiyon riskini büyük ölçüde azaltmanın mümkün olduğunu vurgulayan Dr. Meriç Kabakcı kış hamileliğinde enfeksiyonlara karşı 7 etkili önerisini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Acıbadem Sağlık Grubu

Dondurucu kış soğuklarının yanı sıra kapalı ve kalabalık alanlarda daha uzun süre kalınması solunum yolu enfeksiyonlarının çok hızlı ve çok kolay bulaşmasına neden olurken, bu durum hamileler için ciddi tehlikeleri de beraberinde getirebiliyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Kadın ...

Tırnak ve Cilt sağlığı için Medikal el bakımı neden önemli? https://www.saglik.news/sglk/454412Eller, günlük yaşamda çev...
10/01/2026

Tırnak ve Cilt sağlığı için Medikal el bakımı neden önemli? https://www.saglik.news/sglk/454412

Eller, günlük yaşamda çevresel faktörlerle en yoğun temas eden bölgelerden biri olmasına rağmen, günlük rutinde çoğu zaman geri planda kalmaktadır. Son dönemde estetik açıdan el bakımına yönelik artan ilginin yanı sıra, sağlık açısından da ellerimizin korunması gerekliliği önemlidir. Özellikle sık el yıkama, alkol bazlı dezenfektan kullanımı, kolonya kullanımı ve güneş ışınlarına maruziyet; el derisinin doğal bariyer yapısını bozarak zamanla kuruluk, hassasiyet, leke oluşumu ve erken yaşlanma belirtilerine neden olabilmektedir.

Batıgöz Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Dermatoloji Uzmanı Dr. Özlem Vayvada, günlük el bakımına yönelik dikkat edilmesi gereken noktalara değiniyor.

Eller Sadece Nemlendiriciyle Korunur Düşüncesi Doğru Mu?

Toplumda en sık karşılaşılan yanlışlardan biri, el sağlığının yalnızca yoğun nemlendirici kullanımıyla korunabileceği düşüncesidir. El derisi; güneş hasarı, kimyasal temas ve bariyer kaybı gibi çok yönlü faktörlerden etkilenir. Bu durum, ellerde lekelenmeye, çatlaklara, hassasiyet artışı, kaşıntı ve kızarık gibi sorunlara yol açabilir.

Bu tür değişimlerin nedenlerini dermatolojik açıdan değerlendirerek, cildin ihtiyaçlarına göre destekleyici tedavilerin yapılması gereklidir.

Batıgöz

Sürekli tatlı krizleri Şeker Hastalığı belirtisi olabilir https://www.saglik.news/sglk/7824775272Tatlı isteği, çoğu zama...
09/01/2026

Sürekli tatlı krizleri Şeker Hastalığı belirtisi olabilir https://www.saglik.news/sglk/7824775272

Tatlı isteği, çoğu zaman küçük bir kaçamak ya da alışkanlık gibi görülür. Ancak bu isteğin artmasının, vücudun kan şekeri dengesiyle ilgili önemli sinyaller verebildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, “Diyabette, şeker kanda yüksek olsa bile hücreler bu şekeri kullanamaz. Hücrelerin enerji açlığı hissetmesi de tatlı isteğinin artmasına yol açabilir. Bu nedenle sık ve kontrolsüz tatlı isteğin, vücudun göz ardı edilmemesi gereken bir uyarısı olabilir” ifadelerini kullandı.

Pek çok kişinin tatlı krizi şikâyetiyle doktora başvurarak tanı aldığı biliniyor. Diyabetin giderek büyüyen bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, “Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun 2025 Diyabet Atlası’na göre Türkiye, Avrupa kıtasındaki en yüksek diyabet oranına sahip ülke. Avrupa’da her 10 yetişkinden biri diyabetliyken, Türkiye’de bu sayı neredeyse 6 yetişkinden birine kadar yükselmiş durumda. Son yıllarda yaşanan %170’lik artış ise bu durumu daha da çarpıcı hâle getiriyor” dedi.

Anadolu Sağlık Merkezi

Tatlı isteği, çoğu zaman küçük bir kaçamak ya da alışkanlık gibi görülür. Ancak bu isteğin artmasının, vücudun kan şekeri dengesiyle ilgili önemli sinyaller verebildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, “Diyabette, şeke...

Yapay Zeka sohbet robotlarından ilaç önerisi almak doğru mu? https://www.saglik.news/sglk/091756881 Sağlıkla ilgili bilg...
09/01/2026

Yapay Zeka sohbet robotlarından ilaç önerisi almak doğru mu? https://www.saglik.news/sglk/091756881

Sağlıkla ilgili bilgiye ulaşmak her zamankinden daha kolay hale gelirken yanlış ve eksik yönlendirmeler de ciddi riskleri beraberinde getiriyor. Son dönemde hekimlerin en sık karşılaştığı sorunlardan biri hastaların yalnızca şikâyetlerini veya kan tahlili sonuçlarını yapay zekaya sorarak tedavi kararı almaya çalışması oluyor.

Birçok kişi “Kan değerlerim sınırda, ilaç başlamalı mıyım?” gibi sorularla yapay zekaya başvuruyor. Ancak İç Hastalıkları Hekimi Uzm. Dr. Giunel Mamedova bu yaklaşımın yanıltıcı olabileceğini ve yanlış ilaç kullanımına yol açabileceğini vurguluyor.

Kan Tahlilleri Tek Başına Yeterli Olmuyor

Bir tedaviye başlanıp başlanmayacağına yalnızca kan tahlilindeki sayılara bakılarak karar verilmediğini vurgulayan Uzm. Dr. Mamedova, bazı değerler normal sınırlarda olsa bile kişinin yaşı, aile öyküsü, eşlik eden hastalıkları, kullandığı ilaçlar ve risk profilinin tedavi sürecini doğrudan etkilediğini belirtiyor. Bu nedenle benzer kan değerlerine sahip iki hastaya farklı tedaviler uygulanabiliyor.

Erdem Sağlık Grubu

Sağlıkla ilgili bilgiye ulaşmak her zamankinden daha kolay hale gelirken yanlış ve eksik yönlendirmeler de ciddi riskleri beraberinde getiriyor. Son dönemde hekimlerin en sık karşılaştığı sorunlardan biri hastaların yalnızca şikâyetlerini veya kan tahlili sonuçlarını yapay zekay...

Kendini değiştirme baskısından kurtul: Yeni yılda yeni adımlar at https://www.saglik.news/sglk/01650565Yeni yıl hedefler...
09/01/2026

Kendini değiştirme baskısından kurtul: Yeni yılda yeni adımlar at https://www.saglik.news/sglk/01650565

Yeni yıl hedeflerinin ‘eski benliği tamamen reddetmek’ anlamına gelmemesi gerektiğini vurgulayan Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bir binayı yıkıp yeniden yapmak zorunda değilsiniz. Mevcut binayı tamir ederek de ilerleyebilirsiniz. Benlik bir anda değişmez. Yeni bir ben demek yerine yeni bir başlangıç demek daha doğrudur.” dedi.

Yeni yıl hedeflerinde sık yapılan hatalardan birinin çok sayıda hedef koymak olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Hedef çok olursa zihinsel yük oluşur. Buna aşırı motivasyon deniyor ve aşırı motivasyon paradoksal olarak başarısızlıkla sonuçlanır. Yüksek motivasyon yerine gerçekçi hedefler koymak gerekir.” diye konuştu.

Gerçekçi olmayan hedeflerin kişiyi psikolojik olarak da yıprattığını vurgulayan Tarhan, “Buna yanlış umut sendromu ya da toksik iyimserlik deniyor. Gerçekçi olmayan umutlar kişiyi acıya sürükler, motivasyonu kırar ve depresif hâle getirir.” İfadelerini kullandı.

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, yeni yılda doğru hedefler belirleme ve sürdürülebilirlik konusunu değerlendirdi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi

Yeni yıl hedeflerinin ‘eski benliği tamamen reddetmek’ anlamına gelmemesi gerektiğini vurgulayan Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bir binayı yıkıp yeniden yapmak zorunda değilsiniz. Mevcut binayı tamir ederek de ilerleyebilirsiniz. Benlik bir anda değişmez. Yeni bir ben demek ...

Sosyal Medya yasağı çocukları gerçekten koruyor mu? Uzman görüşleri https://www.saglik.news/sglk/75497215 yaş altı çocuk...
09/01/2026

Sosyal Medya yasağı çocukları gerçekten koruyor mu? Uzman görüşleri https://www.saglik.news/sglk/754972

15 yaş altı çocuklara sosyal medya yasağı getirilmesinin gündeme gelmesinin ardından uzmanlar, yasağın yalnızca teknik bir düzenleme değil; çocuk ve ergen ruh sağlığını doğrudan ilgilendiren çok katmanlı bir müdahale alanı olduğunu söylüyor.

Çocuk ve ergenlerin beyin gelişimleri nedeniyle sosyal medyanın risklerini yetişkinler gibi değerlendirebilecek durumda olmadıklarını aktaran Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü “Yaş temelli düzenlemeler bir güvenlik bariyeri oluşturabilir; ancak bu bariyerin tek başına yeterli olmadığı unutulmamalı.” değerlendirmesini yaptı.

Erken yaşta ve denetimsiz sosyal medya kullanımının, çocuklarda kaygıyı artırırken benlik algısını zayıflattığını, dikkat ve uyku sorunlarını da beraberinde getirdiğini vurgulayan Çocuk-Ergen Klinik Psikolog Aybeniz Yıldırım ise tek başına uygulanan katı yasakların, çocukların merak duygusunu artırarak gizli ve denetimsiz kullanımı teşvik edebileceğine dikkat çekti. Yıldırım, “Yasaklar sınır koyabilir; ancak gerçek koruma, çocuğun bilinç kazanması, destekleyici ilişkiler kurması ve rehberlik almasıyla mümkündür.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü ile Çocuk-Ergen Klinik Psikolog Aybeniz Yıldırım, 15 yaş altı çocuklara yönelik sosyal medya yasağını, gelişimsel beyin yapısı, ruh sağlığı riskleri ve aile-okul rehberliği gerekliliği üzerinden ele alarak değerlendirmelerde bulundular.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi

15 yaş altı çocuklara sosyal medya yasağı getirilmesinin gündeme gelmesinin ardından uzmanlar, yasağın yalnızca teknik bir düzenleme değil; çocuk ve ergen ruh sağlığını doğrudan ilgilendiren çok katmanlı bir müdahale alanı olduğunu söylüyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTAN...

Omzunuz hareket etmiyor mu? Donmuş Omuz sendromuna Dikkat https://www.saglik.news/sglk/964008Geceleri omzunuzda hissetti...
09/01/2026

Omzunuz hareket etmiyor mu? Donmuş Omuz sendromuna Dikkat https://www.saglik.news/sglk/964008

Geceleri omzunuzda hissettiğiniz hafif bir ağrı, zamanla kolunuzu kaldırmanızı zorlaştırıyorsa, “donuk omuz” sinyal veriyor olabilir! Tıbbi olarak “adeziv kapsülit” olarak bilinen donuk omuz; hareket kısıtlılığına yol açabilen, ağrılı ve ilerleyici bir sendrom olarak dikkat çekiyor. Öyle ki omuz ekleminde oluşan ağrı ve sertlik nedeniyle araba kullanma, giyinme veya yukarıya uzanma gibi günlük basit işler bile zorlaşabiliyor, hatta imkansız hale gelebiliyor.

Acıbadem Kartal Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Gökşen Gökşenoğlu, bu nedenle donuk omuz sendromunda erken teşhis ve tedavinin son derece önemli olduğunu vurgulayarak, “Genellikle yavaş ilerleyen donuk omuz sendromu hayatı tehdit etmese de tedavisinde geç kalındığında iyileşme süreci oldukça uzarken, omuz hareketlerinde kalıcı kısıtlılık gelişebilmekte ve ağrı kronik hale gelebilmektedir” diyor. Doç. Dr. Gökşen Gökşenoğlu, erken dönemde tedavinin ise iyileşme süresini belirgin şekilde kısalttığını ve kalıcı sakatlık riskini de önlediğini belirterek, “Bu nedenle, 2–3 haftadan uzun süren omuz ağrısı ve hareket kısıtlılığı sorununda zaman kaybetmeden bir hekime başvurulması büyük önem taşımaktadır” diye konuşuyor.

Acıbadem Sağlık Grubu

Geceleri omzunuzda hissettiğiniz hafif bir ağrı, zamanla kolunuzu kaldırmanızı zorlaştırıyorsa, “donuk omuz” sinyal veriyor olabilir! Tıbbi olarak “adeziv kapsülit” olarak bilinen donuk omuz; hareket kısıtlılığına yol açabilen, ağrılı ve ilerleyici bir sendrom olarak dik...

Köpük Skleroterapi ile varislerden Ameliyatsız kurtulun https://www.saglik.news/sglk/136333Varis hastalığı, yalnızca est...
09/01/2026

Köpük Skleroterapi ile varislerden Ameliyatsız kurtulun https://www.saglik.news/sglk/136333

Varis hastalığı, yalnızca estetik bir sorun olarak değil; zamanla bacaklarda ağrı, dolgunluk hissi, ödem ve dolaşım problemlerine yol açabilen önemli bir damar hastalığı olarak değerlendirilmektedir. Günümüzde gelişen tıbbi uygulamalar sayesinde, cerrahiye gerek kalmadan uygulanabilen yöntemler de tedavi seçenekleri arasında yer almaktadır.

Batıgöz Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Şükrü Özbek, köpük skleroterapinin özellikle belirli varis tiplerinde tercih edilen modern bir tedavi yöntemi olduğunu vurgulamaktadır.

Köpük Skleroterapi Kontrollü Bir Tedavi Seçeneğidir

Köpük skleroterapi; varisli damarın içine, özel olarak hazırlanan köpük formundaki ilacın verilmesiyle uygulanan bir tedavi yöntemidir. Uygulanan köpük, damar iç yüzeyinde kontrollü bir etki oluşturarak damarın kapanmasını sağlayabilir. Zamanla bu damar vücut tarafından emilir ve kan dolaşımı sağlıklı damarlar üzerinden devam eder.

Bu yöntem, özellikle yüzeyel ve orta çaplı varislerin tedavisinde cerrahiye alternatif bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir.

Batıgöz

Varis hastalığı, yalnızca estetik bir sorun olarak değil; zamanla bacaklarda ağrı, dolgunluk hissi, ödem ve dolaşım problemlerine yol açabilen önemli bir damar hastalığı olarak değerlendirilmektedir. Günümüzde gelişen tıbbi uygulamalar sayesinde, cerrahiye gerek kalmadan uygulan...

Kış aylarında ruh haliniz değişiyor mu? Mevsimsel depresyona dikkat https://www.saglik.news/sglk/8449355228Uzmanlar, kış...
09/01/2026

Kış aylarında ruh haliniz değişiyor mu? Mevsimsel depresyona dikkat https://www.saglik.news/sglk/8449355228

Uzmanlar, kış aylarında azalan gün ışığı ve hareketsizliğin ruh sağlığı üzerinde önemli etkiler yarattığını belirtiyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, Mevsimsel Duygu Durumu Bozukluğu’na (MDBB) karşı erken farkındalığın ve yaşam alışkanlıklarında yapılacak küçük değişikliklerin büyük fark yaratabileceğini söylüyor.

Kış mevsiminin gelişiyle birlikte gün ışığının azalması, soğuk hava koşulları ve sosyal aktivitelerdeki azalma, birçok kişide ruh hali değişikliklerine neden olabiliyor. Bu değişimlerin bazı bireylerde geçici yorgunluk ve isteksizlikle sınırlı kalmadığını belirten uzmanlar, Mevsimsel Duygu Durumu Bozukluğu (MDBB) olarak bilinen bu durumun, özellikle kış aylarında daha belirgin hâle geldiğini ifade ediyor. Yorgunluk, motivasyon kaybı, uyku düzensizliği ve günlük hayata karşı ilgide azalma, MDBB’nin en yaygın belirtileri arasında yer alıyor.

İstanbul Rumeli Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, kış aylarında ruh sağlığının korunması konusunda önemli uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Şimşek, “Soğuk havalarla birlikte ortaya çıkan enerji kaybı ve motivasyon düşüklüğü çoğu zaman mevsimsel bir geçiş dönemi olarak değerlendirilir. Ancak bu durum, günlük yaşam kalitesini olumsuz etkilemeye başladıysa dikkate alınmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır,” dedi.

İstanbul Rumeli Üniversitesi

Uzmanlar, kış aylarında azalan gün ışığı ve hareketsizliğin ruh sağlığı üzerinde önemli etkiler yarattığını belirtiyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, Mevsimsel Duygu Durumu Bozukluğu’na (MDBB) karşı erken farkında...

İnflamatuar Bağırsak Hastalığı tanısı için önemli 8 ipucu https://www.saglik.news/sglk/4205130Karın ağrısı, dışkıda kan ...
08/01/2026

İnflamatuar Bağırsak Hastalığı tanısı için önemli 8 ipucu https://www.saglik.news/sglk/4205130

Karın ağrısı, dışkıda kan ve uzun süren ishal gibi belirtiler geçici bir bağırsak sorunu olarak yorumlansa da bu şikayetler kimi zaman inflamatuar bağırsak hastalığının ilk sinyalleri de olabiliyor. Genellikle genç yaşlarda ortaya çıkan İnflamatuar Bağırsak Hastalığı (İBH) dönem dönem alevlenerek yaşam kalitesini düşürüyor ve tedavi geciktiğinde bağırsakta kalıcı hasarlara neden olabiliyor. Erken ve doğru tanı ile tedavi planının çizilmesi İBH hastalarının hayat konforunu artırıyor.

Uzmanlar özellikle gece gelen ishal, tekrarlayan karın ağrısı ve dışkıda kan gibi bulguların kendiliğinden geçeceği düşüncesiyle ertelenmemesi gerektiğini vurgulayarak, erken başvurunun hastalığın seyrini belirleyen en kritik adım olduğunun altını çiziyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Ekrem Aslan, görülme sıklığı giderek artan İBH’nin belirtileri ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

Memorial

Karın ağrısı, dışkıda kan ve uzun süren ishal gibi belirtiler geçici bir bağırsak sorunu olarak yorumlansa da bu şikayetler kimi zaman inflamatuar bağırsak hastalığının ilk sinyalleri de olabiliyor. Genellikle genç yaşlarda ortaya çıkan İnflamatuar Bağırsak Hastalığı (İB...

Address

Kocaali

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Sağlık Haber posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Sağlık Haber:

Share