Reality TV

Reality TV Türkiye'nin ilk reality TV-Haber platformu
Algının değil daima gerçeklerin peşindeyiz! Reklam ve iş birliği için DM📮
İhbar, başvuru,söz hakkı... 📮
(1)

TÜRKİYE'NİN YILLARCA KONUŞTUĞU HANDE ÇİNKİTAŞ CİNAYETİ DAVASINDA 25 YIL SONRA GELEN ADALET! SANIK BABA NEZİH ÇİNKİTAŞ İL...
13/05/2026

TÜRKİYE'NİN YILLARCA KONUŞTUĞU HANDE ÇİNKİTAŞ CİNAYETİ DAVASINDA 25 YIL SONRA GELEN ADALET!
SANIK BABA NEZİH ÇİNKİTAŞ İLE İLGİLİ YARGITAY KARARINI AÇIKLIYORUZ!
İstanbul İçerenköy’de 4 Ocak 2001 tarihinde evinde katledilen 12 yaşındaki Hande Çinkitaş’ın ölümünün üzerinden tam 25 yıl geçtikten sonra adalet yerini buldu!
Hande Çinkitaş, 4 Ocak 2001 günü evinde onlarca bıçak ve çekiç darbesiyle işkence edilerek öldürülmüş halde bulundu. Olay uzun yıllar boyunca çözülemezken, dosya 2017 yılında anne Handan Yılmazer'in Serap Paköz ile Gerçeğin Peşinde programına katılıp yardım istemesiyle Türkiye'nin gündemine oturdu!
2020 yılında Adli Tıp Kurumu’nun cinayet aleti üzerinde yaptığı DNA incelemesinde, Hande’nin babası Nezih Çinkitaş'a ait biyolojik bulgular tespit edildi. Bu gelişme üzerine baş şüpheli olan baba Nezih Çinkitaş ve üvey anne Şehnaz Çinkitaş için 2 Kasım 2020’de gözaltı, 5 Kasım 2020’de tutuklama kararı verildi.
Ancak süreç yine kesintiye uğradı. Sanıklar 12 Nisan 2021’de ev hapsiyle tahliye edildi. 30 Mayıs 2022’de yerel mahkeme tarafından iki sanık için de beraat kararı çıktı. Ailenin itirazı üzerine dosya istinafa taşındı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, 8 Temmuz 2024 tarihinde yerel mahkemenin beraat kararını bozarak, sanık baba Nezih Çinkitaş hakkında öz kızı Hande Çinkitaş'ı onlarca bıçak ve çekiç darbesiyle vahşice katlettiği gerekçesiyle olay tarihinde geçerli 765 sayılı TCK'nin 450. maddesi gereği “kendini savunamayacak yakın akrabayı öldürme” suçundan müebbet hapis cezası verdi. Buna rağmen sanık hakkında tutuklama kararı uygulanmadı ve yargılama tutuksuz devam etti.
Tarafların temyiziyle dava dosyası 30 Ekim 2024 tarihinde Yargıtay 1. Ceza Dairesi’ne gönderildi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin 8 Temmuz 2024 tarihli kararı, Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından 1 Nisan 2026 tarihinde onandı!
13 Mayıs 2026 (bugün) yayımlanan ilama göre hakkındaki müebbet hapis cezası kesinleşen sanık Nezih Çinkitaş hükümlü olarak tutuklanarak cezaevine gönderilecek!

SAMSUN'DA TARTIŞTIĞI BABASINI SİLAHLA ÖLDÜREN ZANLI TUTUKLANDI, İFADESİ VE SON SÖZLERİ DİKKAT ÇEKTİ!  Samsun'un İlkadım ...
13/05/2026

SAMSUN'DA TARTIŞTIĞI BABASINI SİLAHLA ÖLDÜREN ZANLI TUTUKLANDI, İFADESİ VE SON SÖZLERİ DİKKAT ÇEKTİ!
Samsun'un İlkadım ilçesinde tartıştığı babasını tabancayla 8 kurşunla vurarak öldürdükten sonra jandarmaya teslim olan şahıs, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Olay, İlkadım ilçesi Kadamut Mahallesi'nde önceki gün akşam meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Samsun Büyükşehir Belediyesi hayvan barınağında çalışan Doğan Can Y. (35), evde babası İbrahim Y.'ye (59) tabancayla ateş açtı.
Atakum Belediyesinden emekli olduğu öğrenilen ve vücuduna 8 kurşun isabet eden İbrahim Y., olay yerinde hayatını kaybetti. Babasını vurduktan sonra İlkadım İlçe Jandarma Komutanlığı'na giderek teslim olan Doğan Can Y.'nin ihbarı üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Eve giden sağlık ekipleri, İbrahim Y.'nin hayatını kaybettiğini belirledi. İbrahim Y.'nin cansız bedeni, jandarma ekiplerinin olay yerindeki incelemesinin ardından otopsi için Samsun Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı'na gönderildi.
Bekar ve ailenin tek çocuğu olduğu öğrenilen Doğan Can Y. ifadesinde, "Babam çok alkol kullanıyordu. 35 yaşında olmama rağmen her işime karışıyordu. Sürekli benimle tartışıyordu. Davranışlarından dolayı psikolojim bozuldu. Olay günü işe gitmeyip rapor aldım. Dolaşıp kafamı dağıtmak istedim. Akşam evin önünde arabanın tamponuyla ilgili tartışma çıktı. Eve çağırdı, 'menemen yapalım' dedi. O sırada yatalak annemin ihtiyaçlarına yardımcı oluyordum. Bana yine küfürlü sözler söyledi, bağırıp çağırdı ve menemen kabını fırlattı. Daha sonra 'ikinizi de öldüreceğim' diyerek mutfağa gitti. Bizi bıçakla öldüreceğini düşündüm. Yatağın altındaki taşıma ruhsatlı silahımı alıp belime koydum. Babam elinde bıçakla üzerime saldırınca korkup ateş ettim. Kaç el ateş ettiğimi bilmiyorum" dediği öğrenildi.
Jandarmadaki sorgusu tamamlanan katil zanlısı, Samsun Adliyesi'ne sevk edildi. Çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklanan Doğan Can Y. cezaevine götürülürken adliye çıkışında, "Çok pişmanım. Kimse babasını öldürmek istemez. Allah kimseye bu acıyı yaşatmasın" demesi dikkat çekti.

301 MADENCİNİN HAYATINI ELİNDEN ALAN "SOMA MADEN FACİASI"NIN ÜZERİNDEN 12 YIL GEÇTİ! "SUÇLULAR DIŞARIDA, AVUKATLAR İÇERİ...
13/05/2026

301 MADENCİNİN HAYATINI ELİNDEN ALAN "SOMA MADEN FACİASI"NIN ÜZERİNDEN 12 YIL GEÇTİ!
"SUÇLULAR DIŞARIDA, AVUKATLAR İÇERİDE"
Cumhuriyet tarihinin en büyük işçi katliamı olan Soma Maden Faciası’nın bugün yıl dönümü. 13 Mayıs 2014’te saatler 15:10’u gösterirken Soma maden ocağında, yerin 400 metre altında başlayan yangında 301 maden işçisinin hayatını kaybettiği katliamın üzerinden 12 yıl geçse de ailelerin acıları hala taze. Ölen işçilerden en genci 18, en büyüğü 53 yaşındaydı.
'den Nisanur Yıldırım'ın özel haberine göre Soma’da 432 çocuk babasız kaldı. Katliamda babalarını kaybeden çocuklar, şu an genç birer yetişkin. Öte yandan, madenin patronu Can Gürkan şu an dışarıda ve Soma davasında tek bir tutuklu yok. Davanın avukatlarından Can Atalay ve Selçuk Kozağaçlı ise hapiste.
Faciada oğlu Uğur Çolak’ı kaybeden ve Soma 301 Madenciler Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı olan emekli madenci İsmail Çolak, oğlunun kaybını, “Biz evlatlarımızı kaybedince adaleti de göçükte bıraktık. Oğlum benim ilk göz ağrımdı, sevdamdı. Baba oğuldan öteydik. Aç kapitalizm, çocuğumuzu bizden kopardı. Çok basit önlemler varken zoru başardılar. İşçi sağlığı ve iş güvenliklerine dikkat etmiş olsalardı bunlar yaşanmazdı. Hiçbir işçi, iş yerlerinde öldürülmemeli. İnsanların çıkarılan madenlerden daha kıymetli olduğu anlaşılmalı.”
Can Çolak ise abisinin kaybının ardından sınavlara hazırlandı ve Hukuk Fakültesini bitirerek avukat oldu. Abisini kaybetmesinin hukuk okumasını perçinlediğini belirten Çolak, şunları söyledi: “12 yıl, Türkiye’de olmayan bir şeyin arayışıyla geçti. Cezalar olası kast yerine bilinçli taksirle verildi. Yargı aşaması bizi yordu. Adalet arayalım derken yas sürecimizi yaşayamadık. Soma’ya benzer birçok maden katliamı oldu, işçiler hayatını kaybetti. Madende, fabrikada hayatını kaybedenler bu ülkenin yoksulları. Hukukçu olarak da adaletin geleceğine inanmıyorum.”
Katliamda eşi Erdoğan Köse’yi kaybeden Gülfidan Köse ise mahkemelerde uzun yıllar mücadele verdiklerini uygulayarak, “Soma’da hiçbir şey değişmedi, adalet yerini bulmadı. 12 yıldır hiçbir günümüz güzel geçmedi. Adalet yokluğunu daha derinden hissediyoruz." şeklinde konuştu!

ZONGULDAK’TA 28 EYLÜL 2025 TARİHİNDE ‘’YÜKSEK SESLE MÜZİK’’ TARTIŞMASINDA 24 YAŞINDAKİ DİLARA YILDIRIM’I KATLEDEN ZANLIY...
12/05/2026

ZONGULDAK’TA 28 EYLÜL 2025 TARİHİNDE ‘’YÜKSEK SESLE MÜZİK’’ TARTIŞMASINDA 24 YAŞINDAKİ DİLARA YILDIRIM’I KATLEDEN ZANLIYA MÜEBBET HAPİS CEZASI!
Zonguldak’ın Gökçebey ilçesinde 28 Eylül 2025 tarihinde araç park etme ve yüksek sesle müzik dinleme tartışması yüzünden 24 yaşındaki komşusu Dilara Yıldırım’ı öldüren tutuklu sanık Serdar S., "kadına karşı kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına, tutuklu sanık Serdar S. taraf avukatları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı katıldı. Bakanlık avukatı, iddia makamının mütalaasına katıldıklarını belirterek sanığa indirimsiz ceza verilmesini talep etti.
Duruşmada söz hakkı verilen tutuklu sanık Serdar S., maktul Dilara Yıldırım ile aralarında daha önceden bir husumet bulunmadığını öne sürdü. Olayın bir kaza olduğunu savunan S., "Kendisiyle hiç kavga etmedik. Olay günü de bilinçli bir saldırıda bulunmadım, kazayla oldu. Yaralandığını görünce 112’yi kendim aradım. Yaşananlardan pişmanım, keşke böyle olmasaydı" dedi.
Sanık avukatı ise savcılığın esas hakkındaki mütalaasına katılmadıklarını belirterek eylemin kasten değil, taksirle gerçekleştiğini iddia etti. Olay gecesi maktul ve müştekinin araçla geldiğini, gürültü nedeniyle alt kata inen müvekkilinin babasının kovalandığını gördüğünü belirten sanık avukatı, "Müvekkilim ıssız bir yerde olmaları sebebiyle içgüdüsel olarak kendisini korumak adına bıçağı almıştır. Yerde aracın lastiklerini keserken arkadan saldırıya uğramış, ayağa kalktığı sırada elindeki bıçak kaza sonucu maktulün karın bölgesine isabet etmiştir. Olayın hemen ardından ambulans aranarak kazayla yaralanma ihbarı yapılmıştır. Müvekkilimin ’taksirle adam öldürme’ suçundan cezalandırılmasını ve lehe olan indirimlerin uygulanmasını talep ediyoruz" diye konuştu.
Son sözü sorulan sanık, "Pişmanım. Tamamen kazayla oldu. Bilerek, isteyerek bir şey yapmadım" ifadelerini kullandı
Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Serdar S.’nin maktul Dilara Yıldırım’a "kadına karşı kasten öldürme" suçunu işlediği gerekçesiyle müebbet hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi!

SİİRT'TE 18 ARALIK 2025 TARİHİNDE ALTINLARI İÇİN KOMŞUSU GÜLHAN BÖRÜLCE'Yİ KATLEDEN ZANLIYA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET! Sii...
12/05/2026

SİİRT'TE 18 ARALIK 2025 TARİHİNDE ALTINLARI İÇİN KOMŞUSU GÜLHAN BÖRÜLCE'Yİ KATLEDEN ZANLIYA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET!
Siirt'te 18 Aralık 2025'te meydana gelen olayda Barış Mahallesi’ndeki lojmanda Gülhan Börülce’den haber alamayan yakınları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Eve giren ekipler, Börülce'nin bıçaklanarak öldürüldüğünü belirledi. Gülhan Börülce’nin cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından Ankara'ya götürülerek toprağa verildi.
Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında üst komşuları Şükrü Kaya ve eşi Fatma Kaya, gözaltına alındı. Şükrü Kaya, emniyetteki ifadesinde; yasa dışı bahis oynadığını, yüksek miktarda para kaybettiğini, bir süredir Gülhan Börülce'yi öldürmeyi ve kolundaki bileziklerini almayı planladığını itiraf etti. Kaya'nın eşi Fatma Kaya ise hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen çift, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Öte yandan Şükrü Kaya'nın çaldığı altınları kuyumcuda bozdurduğu anlar, güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde; kuyumcuya çaldığı bilezikleri verdiği, ardından hesap numarasına gelen parayı kontrol edip, satış belgesini imzaladığı ve iş yerinden ayrıldığı anlar yer aldı.
Tutuklu sanıklar Şükrü ve Fatma Kaya çifti hakkında hazırlanan iddianame, Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede; tutuklu sanıklar Şükrü ve eşi Fatma Kaya hakkında ‘Tasarlayarak canavarca hisle kadına karşı kasten öldürme’ ve ‘Nitelikli yağma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 10 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası istendi. Fatma Kaya hakkında ayrıca 'Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan da 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına sanıklar, tutuklu bulundukları cezaevinden SEGBİS ile katıldı. Duruşmada taraf avukatları salonda hazır bulunurken, Gülhan Börülce'nin ailesi de SEGBİS üzerinden katıldı. Karar duruşmasında, son savunmaların ardından mahkeme heyeti, Şükrü Kaya'ya 'Kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 'Yağma’ suçundan da 11 yıl hapis cezası verdi. Fatma Kaya ise beraat etti!

ŞIRNAK’TA 2020 YILINDA KAYIPLARA KARIŞAN ŞİMUNİ DİRİL, 70 GÜN SONRA ÖLÜ BULUNDU!EŞİ HÜRMÜZ DİRİL İSE TAM 6 YILDIR ORTADA...
12/05/2026

ŞIRNAK’TA 2020 YILINDA KAYIPLARA KARIŞAN ŞİMUNİ DİRİL, 70 GÜN SONRA ÖLÜ BULUNDU!
EŞİ HÜRMÜZ DİRİL İSE TAM 6 YILDIR ORTADA YOK!
DİRİL ÇİFTİ İLE İLGİLİ 2. DAVA GÖRÜLÜYOR!
Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Kovankaya köyünde yaşayan Keldani çift Hürmüz ve Şimuni Diril 11 Ocak 2020 tarihinde şüpheli şekilde ortadan kayboldu.
65 yaşındaki anne Şimuni Diril’in cansız bedeni, 70 gün sonra Hêzil Çayı’nda işkence izleriyle bulunurken, o tarihte 71 yaşında olan baba Hürmüz Diril’den ise 6 yıldır hiçbir haber alınamadı.
Başlatılan soruşturmada etkin ilerleme sağlanamadığı eleştirileri yükselirken, akrabaları Apro Diril defalarca gözaltına alınıp serbest bırakıldı, daha sonra ise tutuklanarak cezaevine gönderildi!
Şimuni Diril cinayetine ilişkin açılan davada tutuklu Apro Diril, 21 Temmuz 2023’te “tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme'' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Diğer sanıklar Behçet Öztunç ve İsmail Yıldız ise beraat etti. Ancak aile ve avukatlar, cinayetin tek kişiyle sınırlı olmadığı ve Hürmüz Diril’in akıbetinin karanlıkta bırakıldığı gerekçesiyle mücadelesini sürdürdü.
Şimuni Diril davasında Yargıtay 1. Ceza Dairesi kararı beklenirken Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı 31 Aralık 2025’te Hürmüz Diril için ''cesetsiz cinayet'' iddianamesi hazırladı.
Apro Diril, Behçet Öztunç ve İsmail Yıldız hakkında bu kez “kasten öldürme” suçlamasıyla dava açıldı. 12 Mart 2026’da görülen ilk duruşmada Apro Diril’in bu dosyadan da tutuklanmasına karar verildi.
Bugün görülen ikinci duruşmada ise dosyanın seyrini değiştirebilecek yeni ayrıntılar gündeme geldi.
Dönemin Beytüşşebap Karakol Komutan Vekili Ahmet Taşdemir, olay tarihinde 4 korucunun görev belgesi olmadan resmi araçla bölgeye gittiğini belirterek dikkat çekici bir ifade verdi. Diril ailesinin avukatı Rojhat Dilsiz ise Apro Diril’in HTS kayıtlarında geçen isimlerin dinlenmesini, ve bölgede o dönem aktif görev yapan İHA ile SİHA’ların keşif görüntülerinin Milli Savunma Bakanlığından istenmesini talep etti.
Mahkeme, bu kritik talepleri değerlendirmek üzere 8 Haziran’da ara duruşma yapılmasına, ana duruşmanın ise 2 Temmuz 2026’ya ertelenmesine karar verdi!

12/05/2026

GAZİANTEP’TE 26 HAZİRAN 2025 TARİHİNDE ŞÜPHELİ ŞEKİLDE ÖLEN EMEL AKBAŞ BAYHAN’IN ANNESİ VE BABASI CANLI YAYINDA!
Gaziantep’te 26 Haziran 2025’te yaşadığı apartmanın 3. katından düşerek yaşamını yitiren 38 yaşındaki, 2 aylık hamile Emel Akbaş Bayhan’ın şüpheli ölümü, Nur Viral ile “Sen İstersen” programında yeniden Türkiye gündemine taşındı. Yayında konuşan anne Muazzez Akbaş ve baba Salih Akbaş, dosyaya verilen takipsizlik kararına sert tepki göstererek kızlarının intihar etmediğini, olayın derinlemesine soruşturulmadığını savundu.
Programda aktarılan iddialara göre Emel Akbaş’ın resmi kayıtlara göre saat 06.47’de hayatını kaybettiği belirtilirken, saat 07.14’te telefonundan eşi Şirin Bayhan’a “canına kıyma” izlenimi veren mesajlar gönderildiği öne sürüldü. Aile, ölümden yaklaşık 27 dakika sonra gelen bu mesajların dosyanın en kritik çelişkilerinden biri olduğunu vurgulayarak, “Kızımız öldükten sonra telefonundan kim mesaj attı?” sorusunu gündeme taşıdı. Anne Muazzez Akbaş, 11 ay boyunca gizlilik kararı nedeniyle dosyaya ulaşamadıklarını, takipsizlik sonrası ortaya çıkan detayların şüphelerini daha da artırdığını söyledi.
Yayında dikkat çeken bir diğer başlık ise olay günü evde damadın kuzeninin de bulunduğu iddiası oldu. Anne Akbaş, üçüncü kişiye ait DNA örnekleri bulunduğunun ifade edildiğini, ancak kuzenin DNA’sının karşılaştırılmadığını öne sürerek soruşturmanın eksik yürütüldüğünü savundu. Programdaki uzman yorumlarında da güvenlik kamerasındaki düşme görüntüsü ve penceredeki silüetin detaylı analiz edilmesi gerektiği dile getirildi.
Baba Salih Akbaş ise kızının hamileliğine hazırlandığını, doktor randevuları aldığını, müdür yardımcılığı sınavına çalıştığını ve gelecek planları yaptığını belirterek intihar iddiasını kesin bir dille reddetti. Salih Akbaş, damadın sanal kumar bağımlılığı olduğunu, kızının telefonunun şifresini bildiğini ve geçmişte darp ile uzaklaştırma süreçleri yaşandığını ileri sürdü. “Ben kızımın intihar edecek bir insan olduğuna asla inanmıyorum. Hamileliğine, bebeğine ve kariyerine hazırlanıyordu” sözleri ile kızının öldürüldüğünü düşündüğünü belirtti.

12/05/2026

KOCAELİ’DE 30 HAZİRAN 2025 GECESİ EVİNDE ŞÜPHELİ ŞEKİLDE ÖLÜ BULUNAN BATUHAN YENER DOSYASINDA HİÇ ARAŞTIRILMAYAN 3. KİŞİ İHTİMALİ HER GEÇEN GÜM ARTIYOR!
Kocaeli İzmit’te 30 Haziran 2025 gecesi şüpheli şekilde hayatını kaybeden Batuhan Yener dosyasında şimdiye kadarki en dikkat çekici iddialar kamuoyunun önüne taşındı. Yayında öne çıkan en kritik başlık, olay gecesi Batuhan ve eşi Türkan Koç dışında üçüncü bir kişinin varlığına ilişkin tanık anlatımlarının detaylandırılması oldu. Aile, takipsizlik kararına rağmen dosyanın eksik soruşturma nedeniyle yeniden açılması çağrısını daha güçlü biçimde yineledi.
Programda sunulan anlatımlara göre; Türkan Koç’un olay gecesi saat 23.00–01.00 arasında Batuhan ile Barlar Sokağı çevresinde bulunduğu, gece 00.30 civarında Batuhan’ın yanından ayrılarak yakın mesafedeki bir otelin önünde “gri saçlı”, 40–45 yaşlarında olduğu iddia edilen bir erkekle görüştüğü öne sürüldü. Yayında aktarılan tanık beyanlarında, söz konusu şahsın yalnızca o gecelik otelde kaldığı, kısa süreli konakladığı ve daha sonra olay yerine yakın bölgede tekrar görüldüğü iddiaları dikkat çekti.
En çarpıcı bölümlerden biri ise komşu Hacer Hanım’ın anlatımı oldu. Hacer Hanım, saat 01.45 sıralarında Türkan’a benzeyen bir kadın ile gri saçlı bir erkeği Batuhan’ın evine doğru yürürken gördüğünü, kısa süre sonra kadın çığlıkları duyduğunu ve polis gelmeden önce aynı erkeğin “Aile geliyormuş, sıkıntı çıkmasın ben gideyim” diyerek olay yerinden ayrıldığını ileri sürdü. Benzer şekilde başka bir komşu olan Gözde Hanım da Türkan’ın yanında bir erkek gördüğünü söyledi ancak ifadesinde bu detayın yer almadığını iddia etti. Bu durum, “tanık anlatımları tutanağa eksik mi geçti?” sorusunu gündeme taşıdı.
Yayında ayrıca soruşturmanın başlangıcında olayın “şüpheli durum yok” yaklaşımıyla ele alındığı iddiası sert şekilde eleştirildi. Aile ve programa katılan uzmanlar; HTS kayıtları, olay yeri fiziği, üçüncü kişi ihtimali, otel bağlantısı, komşu beyanları ve adli inceleme süreçlerinin yeterince derinleştirilmediğini savundu.

SAMSUN'DA 7 ŞUBAT 2012 TARİHİNDE SIRRA KADEM BASTI, TÜRKİYE'NİN SEMBOL KAYIP DOSYASI HALİNE GELDİ!EMEL KILIÇ'IN KIZI VE ...
12/05/2026

SAMSUN'DA 7 ŞUBAT 2012 TARİHİNDE SIRRA KADEM BASTI, TÜRKİYE'NİN SEMBOL KAYIP DOSYASI HALİNE GELDİ!
EMEL KILIÇ'IN KIZI VE DİĞER AİLE FERTLERİ 14 YIL SONRA İLK KEZ KONUŞTU!
Samsun’da 7 Şubat 2012’de ortadan kaybolan 3 çocuk annesi Emel Kılıç dosyası, aradan geçen 14 yıla rağmen hâlâ aydınlatılamadı. Boşanmasına günler kala sırra kadem basan Emel Kılıç’ın akıbeti bilinmezliğini korurken, 'e konuşan kızı Sevgi Kılıç, yeğeni Hasan Keskin ve yengesi tarafından yapılan açıklamalar dosyadaki soru işaretlerini Türkiye gündemine taşıdı.
Annesi kaybolduğunda 8 yaşında olan Sevgi Kılıç, annesinin kendilerini asla terk etmeyeceğini vurgulayarak yıllardır aynı soruyu soruyor: “Annem nerede?”
Emel Kılıç’ın çocuklarını sabah okula kaldıracağını söylemesine rağmen sabah ortadan kaybolması ve evde filizlenen nohutların “yarım kalan hayatın sembolü” haline gelmesi çarpıcı detaylar arasında yer aldı.
Ailenin iddiaları ise çok daha ağır. Yenge ve yeğen Hasan Keskin’in açıklamalarına göre Emel Kılıç’ın kaybolduğu sabah Anneler Parkı civarında zorla bir taksiye bindirildiği, tanıkların daha sonra çelişkili ifadeler verip olayın yeterince derinleştirilmediği öne sürülüyor. Hasan Keskin, olay gecesi eş Muzaffer Kılıç'ın köy evine çamur içinde geldiği yönündeki aile anlatımının soruşturma açısından kritik olduğunu savunuyor. Aile, dosyanın yıllarca “kayıp şahıs” çerçevesinde kalmasının kamu vicdanını yaraladığını,buna Muzaffer Kılıç'ın emekli polis memuru olan babasının neden olduğunu düşünüyor.
Emel Kılıç dosyası geçmişte Türkiye’nin en çok izlenen programlarından Müge Anlı ile Tatlı Sert yayınlarında geniş yer bulmuş, canlı yayında gündeme gelen tanık ve taksi iddiaları milyonlar tarafından takip edilmişti. Ancak buna rağmen dosyada kesin bir sonuca ulaşılamaması, “eksik soruşturma” eleştirilerini yıllardır canlı tuttu.
Son dönemde sosyal medyada 'nin dosyayı ısrarla gündemde tutması, kamuoyu baskısının oluşmasında etkili oldu.
Adalet Bakanlığı’nın faili meçhul ve şüpheli kayıp dosyaları için özel birim kurduğunu açıklaması sonrası gözler şimdi Emel Kılıç dosyasına çevrildi. Aile tek bir cevap istiyor: Emel Kılıç'ın cesedi nerede📍❓

İSTANBUL ŞİŞLİ'DE 25 NİSAN GÜNÜ ORTADAN KAYBOLAN MUHARREM YİLDİZ, 17 GÜN SONRA TEKİRDAĞ'DA BULUNDU! İstanbul Şişli'de 25...
12/05/2026

İSTANBUL ŞİŞLİ'DE 25 NİSAN GÜNÜ ORTADAN KAYBOLAN MUHARREM YİLDİZ, 17 GÜN SONRA TEKİRDAĞ'DA BULUNDU!
İstanbul Şişli'de 25 Nisan günü sırra kadem basan dört çocuk babası Muharrem Yildiz dosyasında günlerdir süren belirsizlik sona erdi. 34 GMR 408 plakalı beyaz aracıyla ayrıldıktan sonra ortadan kaybolan ve ailesi tarafından her yerde aranan Muharrem Yildiz, Tekirdağ’ın Hayrabolu ilçesinde çobanlık yaparken bulundu. Türkiye’nin gündeminde kalan kayıp vakasında Yıldız’ın sağ olarak ortaya çıkması yakınlarına derin bir nefes aldırırken, yaptığı açıklamalar dosyayı bambaşka bir boyuta taşıdı.
Ortaya çıktıktan sonra konuşan Muharrem Yıldız, kayboluşunun ardında aile içi baskı ve ölüm korkusu olduğunu öne sürdü. Yıldız, özellikle eşinin kardeşleri tarafından ağır tehditlere maruz kaldığını iddia ederek, “Bana ‘Ya akıl hastanesine yatarsın ya da seni öldürürüz’ dediler. ‘Sana etek giydirip gezdiririm’ diye tehdit ettiler” sözleriyle yaşadığı korkuyu anlattı. Bu çarpıcı iddialar, kayıp dosyasını sıradan bir “ortadan kaybolma” vakasından çıkarıp psikolojik baskı, aile içi gerilim ve güvenlik endişesi eksenine taşıdı.
Muharrem Yıldız’ın aracının günler sonra bulunması ve o süreçte kendisinin izine rastlanmaması, kamuoyunda kaçırılma ya da kötü bir olay ihtimalini güçlendirmişti. Ancak Yıldız’ın Tekirdağ Hayrabolu’da çobanlık yaparken bulunması, onun bilinçli şekilde gözlerden uzaklaştığını ortaya çıkarttı. İlk değerlendirmelere göre Yıldız’ın yaşadığı iddia edilen tehditler nedeniyle çevresinden uzaklaşarak kendisine yeni ve izole bir alan oluşturduğu düşünülüyor.

İSTANBUL BÜYÜKÇEKMECE'DE 7 HAZİRAN 2024 TARİHİNDE İŞLENEN SEDEF GÜLER CİNAYETİ DAVASINDA KARAR! İstanbul'da 7 Haziran 20...
11/05/2026

İSTANBUL BÜYÜKÇEKMECE'DE 7 HAZİRAN 2024 TARİHİNDE İŞLENEN SEDEF GÜLER CİNAYETİ DAVASINDA KARAR!
İstanbul'da 7 Haziran 2024 günü Büyükçekmece Mimarsinan Sahili'nde meydana gelen olayda sahilde elleri ve ayakları bağlandıktan sonra halıya sarılmış ve ağırlık bağlanarak denize atılmış halde kadın cesedi bulundu. Polis ekiplerinin çalışmalarında hayatını kaybeden kadının Sedef Güler (24) olduğu tespit edildi. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuklu sanıklardan Fırat Baykara hazır edilirken, Yavuz Güngör ise SEGBİS (Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi) ile katıldı. Duruşmada Sedef Güler'in annesi Gülüzar Sezer, maktulün kardeşi Sevda Güler, taraf avukatları ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları duruşmada hazır bulundu.
Sedef Güler'in annesi Gülüzar Sezer mahkemede, "Dosyadaki tüm deliller göz önünde bulundurularak adaletin sağlanmasını istiyorum, sanıkların gün yüzü görmelerini istemiyorum. Duruşmaya kızımın hakkını almaya geldim" dedi.
Sanık Fırat Baykara, "Kimseyi öldürmedim, yapmadığım bir şeyi kabul etmeyeceğim. Suçsuzum ve pişmanım" dedi.
Sanık Yavuz Güngör ise, "Maktule bir şey yapmadım, Sedef Güler'in saçına bile zarar vermedim, tekrar cezaevine girmemek için korkuyla saçma hareketler yaptım, suçsuzum" dedi
Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Yavuz Güngör hakkında 'Kadına karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmetti. Sanık Fırat Baykara ise 'Kadına karşı kasten öldürmeye yardım etme' suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Öte yandan, firari sanık Yiğit Hüseyin Ayvalık'ın dosyasının ayrılmasına ve sanıklarının tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.
Karar duruşmasının ardından açıklamalarda bulunan anne Gülüzar Sezer, "Ben bugün evladımın ruhunun yarısını gökyüzüne gönderebildim. Adaleti tam sağlanmadı. Aynı halde, iştirak halinde olan kişilerin birkaçı dışarıda. Adaletin tam sağlanmasını istiyorum ve hepsinin bir an önce içeriye girip, o cezayı almalarını ve bütün gerçeklerin ortaya çıkarak, benim evladımın hakkını bana yarım değil, tam olarak vermesini istiyorum. Yavuz Güngör bugün bir daha dışarıya çıkıp da, bu toplumun evladını zehirleyemeyecek." dedi.

Address

Konya

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Reality TV posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Reality TV:

Share