Reality TV

Reality TV Türkiye'nin ilk reality TV-Haber platformu
Algının değil daima gerçeklerin peşindeyiz! Reklam ve iş birliği için DM📮
İhbar, başvuru,söz hakkı... 📮
(1)

MANİSA TURGUTLU'DA YOL ÇÖKMESİ SONUCU ORTAYA ÇIKAN İNSAN KEMİKLERİ KİME AİT? MEHMET KARAHAN (DJ GEZGİN) DOSYASI İLK AKLA...
10/01/2026

MANİSA TURGUTLU'DA YOL ÇÖKMESİ SONUCU ORTAYA ÇIKAN İNSAN KEMİKLERİ KİME AİT?
MEHMET KARAHAN (DJ GEZGİN) DOSYASI İLK AKLA GELEN İHTİMAL OLDU!
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde 8 Ocak 2026 tarihinde sağanak yağışın ardından meydana gelen yol çökmesi, uzun yıllardır çözülemeyen radyocu Mehmet Karahan cinayeti dosyasını yeniden gündeme taşıdı. İstasyonaltı Mahallesi Yaprak Sokak’ta çöken yolun altında bulunan yağmur suyu tahliye hattında insan kafatası ve kemiklere rastlanmasının ardından, bölge güvenlik kordonuna alındı. Buluntular savcılık talimatıyla Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.
Yetkililer, kemiklerin kimlik tespiti ve ölüm zamanının belirlenmesi amacıyla detaylı incelemeye alındığını açıkladı. İnceleme kapsamında DNA analizi, kemiklerin toprak ve suyla temas süresi ile varsa travma izleri değerlendirilecek. .
Buluntu, 26 Şubat 2017 tarihinde Turgutlu’da kaybolan ve bugüne kadar kendisinden haber alınamayan radyocu Mehmet Karahan cinayeti dosyasını da yeniden gündeme taşıdı. “DJ Gezgin” lakabıyla tanınan Karahan’ın kaybolmasının ardından yapılan başvurulara rağmen, bugüne kadar herhangi bir cesede ulaşılamamıştı. Bu dosyanın kamuoyunda geniş yankı bulmasının en önemli nedenlerinden biri, Mehmet Karahan’ın ablası Fatma Karadağ’ın yıllar içinde yaptığı açıklamalar oldu. Karadağ, özellikle 2021 ve 2022 yıllarında katıldığı Müge Anlı ile Tatlı Sert programında kardeşinin öldürüldüğünü öne sürmüş, olay günü ve sonrasına ilişkin çarpıcı iddialar dile getirmişti.
Mehmet Karahan'ın kaybolduğu yer ile kemiklerin bulunduğu nokta arasındaki yakın mesafe bulunması ilk ihtimal olarak akıllara geldi.
Öte yandan bölge sakinleri, kemiklerin bulunduğu alanın geçmişte mezarlık olarak kullanılmış olabileceğini de dile getirdi. Bu iddianın da Adli Tıp Kurumu’ndaki incelemeler kapsamında değerlendirileceği öğrenildi. Uzmanlar, kemiklerin tarihi bir kalıntıya mı yoksa yakın döneme ait kayba mı ait olduğunun bilimsel analizlerle netlik kazanacağını belirtirken soruşturmanın seyri, Adli Tıp’tan çıkacak raporların sonuçlarına göre şekillenecek!

09/01/2026

BİLİRKİŞİ RAPORUNA GÖRE ŞARKICI GÜLLÜ NASIL ÖLDÜRÜLDÜ?
ESRA EZMECİ ADIM ADIM AÇIKLADI!
Sevilen sanatçı Gül Tut’un (Güllü) Çınarcık’taki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada, Esra Ezmeci ile Yeni Baştan’da paylaşılan yeni bilirkişi ve patoloji bulguları, dosyada kritik bir kırılma yarattı. Programda aktarılan raporlara göre, Güllü’nün düşme anındaki vücut pozisyonu, bugüne kadar anlatılan ifadelerle örtüşmüyor.
Bilirkişi raporunda yer alan bulgulara göre, Güllü’nün arka basen ve kalça altı bölgelerinde morluk ve sıyrıklar tespit edildi. Uzmanlar, bu lezyonların pencere pervazıyla yüksek enerjili bir temas sonucu oluşabileceğini ve Güllü’nün sırtı cama dönük şekilde arkaya doğru itildiğini gösterdiğini belirtti. Bu bulgu, Sultan’ın “Güllü’nün yüzü cama dönüktü” yönündeki anlatımıyla doğrudan çelişiyor.
Programda ilk kez paylaşılan ses çözümlemesi de dikkat çekti. Olay anında duyulan üç ayrı “çat” sesinin, ilk ikisinin Güllü’nün tutunma ve düşmeyi engelleme çabası, üçüncüsünün ise zemine çarpma anı olduğu değerlendirildi. Uzmanlar, iki ses arasındaki yaklaşık 2–2,5 saniyelik sürenin, altı kattan düşüş süresiyle uyumlu olduğuna işaret etti. Bu durum, “ani kayma” iddiasını zayıflatan teknik bir veri olarak yorumlandı.
En çarpıcı başlıklardan biri ise ilk olay yeri fotoğrafları oldu. Bilirkişi raporuna giren ilk görüntülerde, pencere önünün eşya ve poşetlerle dolu olduğu, aynanın önünde ayakta durulmasının fiziksel olarak mümkün olmadığı görüldü. Buna karşın kamuoyuna daha sonra yansıyan fotoğraflarda odanın toparlanmış olması, “olay yerinde sonradan düzenleme yapıldı mı?” sorusunu gündeme getirdi.
İfade çelişkileri de dosyanın merkezine yerleşti. Sultan’ın, olaydan yalnızca 20 dakika sonra verdiği ilk mülakatta “alkollüydü, oynarken düştü” demesi, sabaha karşı alınan resmî ifadede de aynı anlatımı sürdürmesi dikkat çekti. Bu durum, Sultan’ın ifadesinin, henüz Tuğyan’la temas kurmadığını söylediği bir zaman diliminde bile Tuğyan’ın anlatımıyla birebir örtüşmesi nedeniyle tartışma yarattı.

ISPARTA'DA VAHŞİCE ÖLDÜRÜLEN FERDİ ÖZDEMİR CİNAYETİNDE TANIK BEYANLARI VE İDDİALAR MERCEK ALTINDA! Isparta’da 36 gün önc...
09/01/2026

ISPARTA'DA VAHŞİCE ÖLDÜRÜLEN FERDİ ÖZDEMİR CİNAYETİNDE TANIK BEYANLARI VE İDDİALAR MERCEK ALTINDA!
Isparta’da 36 gün önce başı bedeninden ayrılmış halde bulunan 39 yaşındaki iki çocuk babası Ferdi Özdemir cinayeti, Müge Anlı ile Tatlı Sert yayınında ortaya atılan yeni iddialarla daha da karmaşık bir hâl aldı. Canlı yayında yapılan açıklamalar, ciddi soru işaretleri doğurdu.
Programda Müge Anlı, Ümran Özdemir’in kendisine “Yayın dışında söylemek istediğim bir şey var” dediğini, ancak bu bilginin aslında yayında da söylenebilecek nitelikte olduğunu belirtti. Bunun üzerine Ümran Özdemir, kayınpederi Ramazan Özdemir’in kendisine “Gidersen seni de öldürürüm, çocukları da öldürürüm” şeklinde tehditte bulunduğunu iddia etti. Müge Anlı, Ümran Özdemir’in yayın dışında söylemek istediği konunun bu tehdit iddiası olduğunu açıkladı.
Yayında tansiyonu yükselten bir diğer başlık ise komşular üzerinden gündeme gelen telefon yakma iddiaları oldu. Ümran Özdemir’in komşusu Sevilay Çetiner’in eşi Seydi Çetiner, üç yıl önce evde yanan bir telefon bulduğunu, bu telefon için “Ümran’ın telefonu” dendiğini; yaklaşık bir buçuk yıl sonra ise bu kez Ferdi Özdemir’in evde bir telefon yaktığını ve Ümran Özdemir’in bu telefonu “Sevilay’ın telefonu” olarak nitelendirdiğini öne sürdü.
Ümran Özdemir ise Seydi Çetiner’in zaman zaman evinin önüne aracını çekerek kendisine laf attığını, bu durumdan rahatsız olduğunu ifade etti. Seydi Çetiner bu iddiaları reddederken, cinayetten önceki bir gece saat 03.30 sularında Meriç isimli şahsın evin yanındaki merdivenlerden indiğini gördüğünü, telefonla konuşur gibi yaparak bir kişiye “Bir çıkmaz sokaktayım” dediğini iddia etti. Çetiner, ertesi gün muhtar Tarık’ı aradığını ancak Tarık’ın o gece böyle bir arama almadığını söylediğini aktardı.
Canlı yayında Ümran Özdemir’in, bu iddialar üzerinden Seydi Çetiner’in de eşinin öldürülmesinde parmağı olabileceğini ima etmesi, stüdyoda büyük şaşkınlık yarattı.
Ortaya atılan tüm bu iddialar, Ferdi Özdemir cinayetinin yalnızca bir kişi ya da tek bir husumetle açıklanamayacağını gösterirken; soruşturma tehdit iddiaları, tanık beyanları ve çelişkili anlatımlar üzerine genişletiliyor!

30 YIL SONRA TÜM DETAYLARIYLA ORTAYA ÇIKAN EMİNE YILDIRIMCAN CİNAYETİ DOSYASINDA AİLEDEN SUÇ DUYURUSU!  Adana'da 30 yıld...
09/01/2026

30 YIL SONRA TÜM DETAYLARIYLA ORTAYA ÇIKAN EMİNE YILDIRIMCAN CİNAYETİ DOSYASINDA AİLEDEN SUÇ DUYURUSU!
Adana'da 30 yıldır kayıp olan 4 yaşındaki Emine Yıldırımcan dosyasında, Müge Anlı ile Tatlı Sert programında ortaya çıkan yeni deliller ve annenin yıllar sonra gelen itiraflarının ardından somut bir hukuki adım atıldı. Emine’nin babası Ömer Yıldırımcan, amcası Saffet Yıldırımcan, kuzeni Aymila Yıldırımcan ve annesi Raziye Yıldız, İstanbul Çağlayan Adliyesi’ne giderek Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
Aile, başvuruda özellikle 1995 yılında Hatay’ın İskenderun ilçesinde bir kanalda çuval içinde bulunduğu anlatılan çocuk cenazesi ile Emine Yıldırımcan arasındaki güçlü örtüşmeye dikkat çekti. Dosyada yıllardır yeterince araştırılmadığı belirtilen bu ihtimal için, **İskenderun’daki kimsesizler mezarlığında feth-i kabir yapılması talep edildi. Amaç; bulunmuş olabilecek cenazeye ilişkin kayıtların, mezar bilgilerinin ve varsa adli materyalin bilimsel yöntemlerle yeniden incelenmesi.
Program sürecinde anne Raziye Yıldız, olay gecesine dair sustuğu ayrıntıları yıllar sonra anlatarak, Emine’nin akıbetine ilişkin kritik bir zaman çizelgesi ortaya koymuştu. Ardından yayına ulaşan çok sayıda tanık, 1995’te İskenderun sanayi bölgesi–Çarşamba Pazarı hattındaki Feyzan Kanalı’nda 3,5–4 yaşlarında bir kız çocuğu cesedinin bulunduğunu hatırladıklarını söylemiş; bölge sakinleri ve muhtar beyanları bu anlatımları güçlendirmişti. Saha incelemeleri de, söz konusu kanalın annenin anlattığı güzergâhla örtüştüğünü göstermişti.
Ailenin adliyeye yaptığı başvuru, kamuoyunda dosyanın artık sözden fiile geçtiğini gösterirken yakınlar, “İskenderun’da bulunan çocuk cesedi kızımız olabilir” diyerek, gerçeğin bilimsel yollarla ortaya çıkarılmasını istiyor. Şimdi gözler, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının talep edilen işlemlerle ilgili atacağı adımlarda.

08/01/2026

GÜLLÜ CİNAYETİ DOSYASINDA EV HAPSİNDEKİ SULTAN NUR’UN BÜYÜK ÇELİŞKİLERİ!
KİLİT TANIKTAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR!
Ünlü şarkıcı Güllü'nün ölümüne ilişkin soruşturmada, Esra Ezmeci ile Yeni Baştan’da yayınlanan son deşifre, dosyada ifade çelişkileri ve önceden hazırlanmış beyan iddialarını gündemin merkezine taşıdı. Programda yapılan çözümlemede, olaydan yalnızca 20 dakika sonra verilen ilk mülakatla, sabaha karşı alınan resmî ifadelerin neredeyse birebir örtüşmesi dikkat çekti.
Yayında aktarılan bilgilere göre, polis olay yerine saat 01.44’te ulaştı. Bu ilk temas sırasında Sultan’ın, Güllü’nün “alkollü olduğu, oynarken düştüğü” yönünde beyanda bulunduğu belirtildi. Aynı anlatımın, saat 04.30 civarında alınan ilk resmî ifadede de tekrar edilmesi, uzmanlarca “doğruyu söyleyen, ifadesi çalışılmamış bir tanığın refleksiyle uyumlu değil” şeklinde değerlendirildi. Programda, henüz olayın şoku atlatılmamışken bu kadar tutarlı ve değişmeyen bir anlatının ancak önceden konuşulmuş olabileceği görüşü dile getirildi.
En çarpıcı çelişkilerden biri de müzik meselesinde ortaya çıktı. Sultan, ilk resmî ifadesinde, Güllü’nün odaya girip müziği kendisinin açtığı ve roman havası oynarken düştüğünü söyledi.
Ancak ifade aksine müziğin Sultan’ın telefonundan açıldığına dair teknik verilerin bulunduğu belirtildi.
Programda, Tuğyan’ın olay sonrası hastaneye kaldırıldığı, Sultan’ın ise o sırada olay yerinde olmadığı vurgulandı. Buna rağmen, biri hastanede diğeri evin önünde bulunan iki kişinin, ayrı ayrı ama aynı kelimelerle ifade vermesi, “Bu anlatı ne zaman ve nasıl ortaklaştırıldı?” sorusunu gündeme getirdi.
Bir diğer önemli başlık ise alkol iddiası oldu.
Tuğyan'ın ifade planlarken adını geçirdiği tanık Velit,yayında Güllü’nün evindeki alkol şişelerinin büyük bölümünün dekoratif amaçlı olduğunu ifade etti,
Buna rağmen, Güllü “alkollüydü” söylemiyle kamuoyunda farklı bir algı oluşturulmaya çalışıldığını söyledi.
Tüm bu başlıkların bir araya geldiğinde ifade tekrarı izlenimi verdiğini belirterek, soruşturmanın merkezine “ifadeler olaydan önce mi kurgulandı?” sorusunun yerleştiğini vurgulandı.

08/01/2026

GÜLLÜ CİNAYETİ DOSYASINDA OLAY GÜNÜ DAKİKA DAKİKA KAMERA GÖRÜNTÜLERİ!
Güllü’nün ölümüne ilişkin soruşturmada, Esra Ezmeci ile Yeni Baştan’da yayınlanan son kamera deşifresi, dosyaya birden fazla kritik soru işareti ekledi. Yayında, olay gününe ait giriş–çıkış kayıtları dakika dakika incelenirken, özellikle üç başlık dikkat çekti: 7 saat 20 dakikalık kayıp zaman, kıyafet ve çanta değişimi ile bilirkişi raporundaki mekânsal imkânsızlık.
Programda aktarılan görüntülere göre Tuğyan ve Sultan, olay günü 7 saat 20 dakika boyunca evde değildi. Bu sürenin, Sultan’ın ifadesinde anlatıldığı gibi yalnızca AVM’de bakıcı görüşmesi, kısa bir oturma ve telefon hattı işlemleriyle açıklanamayacağı vurgulandı. Uzmanlar, “Bakıcı görüşmesi ve operatör işlemleri dolu dolu bir saat sürer; 7 saat 20 dakika izaha muhtaçtır” değerlendirmesinde bulundu.
Kamera kayıtlarındaki ikinci çarpıcı detay ise kıyafet ve çanta meselesi oldu. Görüntülerde, evden çıkarken Sultan’ın hiçbir çantasının olmadığı, dönüşte ise omzunda içi dolu, büyük bir çanta bulunduğu net biçimde görüldü. Bu çantanın bir alışveriş ya da market poşeti olmadığı, bebek çantasını andıran yapıda ve dolu olduğu belirtildi. Sultan’ın ifadesinde bu çantaya dair hiçbir açıklama yer almaması, “Çanta nereden geldi, içinde ne vardı?” sorusunu dosyanın merkezine taşıdı.
En kritik başlık ise bilirkişi raporunda ortaya çıkan 91 santimetrelik ölçüm oldu. Raporda yer alan oda fotoğrafına göre, olay anında anlatıldığı gibi aynaların önünde ayakta durulmasının fiziksel olarak mümkün olmadığı belirlendi. Gardırobun iki aynasından birinin önünün tamamen eşyalarla kapalı olduğu, bu alanda bir kişinin duramayacağı bilirkişi tarafından tespit edildi. Bu bulgu, Tuğyan ve Sultan’ın olay anına dair mekânsal anlatımlarıyla doğrudan çelişti.
Yayında ayrıca, Tuğyan’ın olay sonrası hastanedeki davranışlarına ilişkin “Her üç saniyede bir bayılma” iddiasının psikolojide konversiyon olarak tanımlanan, kişinin yüzleşmekten kaçınma refleksi olabileceği değerlendirmesi yapıldı.
Ortaya çıkan bu yeni bilgi kayıp zaman, açıklanamayan çanta, değişen kıyafet ve bilirkişi raporundaki fiziksel imkânsızlık başlıklarıyla derinleşti.

ÇANKIRI'DA ÖĞRETMEN ŞAFAK ÇELİK,"SANAL KUMAR" BORCU NEDENİYLE CANINA KIYDI! Çankırı'nın Ilgaz ilçesinde yaşayan 37 yaşın...
08/01/2026

ÇANKIRI'DA ÖĞRETMEN ŞAFAK ÇELİK,"SANAL KUMAR" BORCU NEDENİYLE CANINA KIYDI!
Çankırı'nın Ilgaz ilçesinde yaşayan 37 yaşındaki beden eğitimi öğretmeni Şafak Çelik, sanal kumar bağımlılığı nedeniyle intihar etti.
Genç öğretmen, sosyal medya hesabından paylaştığı videoda, psikolojik sorunları nedeniyle bir süredir çalışmadığını belirterek, kumar yüzünden ailesinin çok sayıda evi ve yüklü parayı kaybettiğini ifade etti.
Ailesinin kendisi için şehir değiştirerek memleketi Çankırı'ya geri döndüğünü söyleyen genç öğretmen, "Uyuşturucudan kurtuldum ama kumardan kurtulamadım." dedi.
Kumar bağımlılığı nedeniyle Çankırı'da bulunan ailesine ait evi de sattığını söyleyen Çelik, "Onun parası şu an annemin hesabında diye biliniyor.
Ben o hesaptaki bütün parayı 10 gün içinde yedim. O parayı nasıl yedim, nasıl bitti hiçbir şey bilmiyorum. Sanki ben değildim başka birisiydi." ifadelerini kullandı.
Görüntülerin sonunda "Hakkınız helal edin" diyen genç öğretmen, canına kıydı. Bu trajik kayıp, sanal kumar bağımlılığının insan üzerinde bıraktığı tahribatı bir kez daha gözler önüne serdi.
Genç öğretmenin ölümü, çevresinde ve sosyal medyada sanal kumar tartışmalarını şiddetlendirdi.
Olayla ilgili olarak Çankırı’da adli ve idari soruşturma süreci başlatıldı. Yetkililer, incelemelerini sürdürüyor.

07/01/2026

4 YIL SONRA ÇÖZÜLEN ECE KILIÇASLAN ACAR CİNAYETİNDE ACILI ANNE CEMİLE GÜRSEL YILLAR İÇİNDE YAŞADIKLARINI ANLATTI!
İstanbul Ümraniye’de 16 Mart 2022 gecesi evinin balkonundan düşerek yaşamını yitiren üç çocuk annesi Ece Kılıçaslan Acar’ın ölümü, 4 yıl sonra aydınlatıldı.
Bilirkişi raporunun ardından sanık Erol Acar’ın tutuklanmasıyla dosyada yeni bir sayfa açılırken, acılı anne Cemile Gürsel yaşadıklarını .7bela YouTube kanalında yayımlanan videoda anlattı.
Cemile Gürsel, kızının evliliği boyunca şiddet gördüğünü, buna rağmen çocukları için susmak zorunda kaldığını dile getirdi. Olay gecesinden sonra ise “intihar” ve “kaza” söylemleri arasında bırakıldıklarını, adalet arayışlarının yıllarca sonuçsuz kaldığını aktardı. Anne Gürsel, soruşturma sürecinde defalarca savcılıklara başvurduklarını, dosyanın kapatılmaması için mücadele ettiklerini belirterek, “Bir anne olarak kızımın öldürüldüğünü biliyordum ama bunu ispatlamak yıllar aldı” sözleriyle yaşadığı çaresizliği anlattı.
Dosyanın seyrini değiştiren gelişme, fizik mühendisi, adli tıp ve kriminoloji uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinin raporu oldu. Raporda, Ece Kılıçaslan Acar’ın balkonda itilerek düşürüldüğü bilimsel verilerle ortaya kondu. Bu raporun ardından mahkeme, sanık hakkında tutuklama kararı verdi.
Ece Kılıçaslan Acar cinayetini ortaya çıkaran bilirkişi heyeti, daha önce şarkıcı Güllü’nün öldürülmesi olayında da aynı yöntemlerle dış müdahaleyi tespit etmişti.
Cemile Gürsel, geçen dört yıl boyunca yalnızca kızını değil, torunlarının da geleceğini korumaya çalıştığını vurguladı. Çocukların annesiz büyüdüğünü, kendisinin ise torunlarını göremediğini ifade eden Gürsel, adaletin gecikmiş olsa da gelmesinin kendileri için bir umut ışığı olduğunu söyledi.
Davanın görülmesine 13 Şubat 2025 günü Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinde tutuklu yargılama kapsamında devam edilecek.
Öte yandan öldürülen Ece Kılıçaslan Acar'ın 3 çocuğunun anneanneleri velayetine geçmesi için açılan dava ise 20 Ocak günü aynı adliyede görülecek.
Anne Cemile Gürsel’in anlattıkları, Güllü cinayetinden sonra Ece Kılıçaslan Acar dosyasının da benzer şüpheli kadın ölümleri için emsal dosya olacağını bir kez daha gözler önüne serdi.

KAYSERİ’DE DÜĞÜN GECESİ EVİNDE ÖLÜ BULUNAN VE TÜRKİYE’NİN AYLARDIR KONUŞTUĞU ÜMİT CANPOLAT DOSYASINDA YENİ GELİŞME!Kayse...
07/01/2026

KAYSERİ’DE DÜĞÜN GECESİ EVİNDE ÖLÜ BULUNAN VE TÜRKİYE’NİN AYLARDIR KONUŞTUĞU ÜMİT CANPOLAT DOSYASINDA YENİ GELİŞME!
Kayseri'nin Talas ilçesinde 13 Haziran 2025 gecesi Uzman Çavuş Ümit Canpolat’ın düğün gecesi gerçekleşen şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada, adaletin seyrini değiştirecek çok kritik idari ve hukuki adımlar atıldı. Ailenin, programının 3 aylık ısrarlı yayınları sonrası soruşturma zafiyeti iddialarıyla HSK'ya yaptığı şikayetlerin ardından, soruşturma savcısı değiştırıldi.
Soruşturmanın gidişatına yönelik ciddi itirazlar sonuç verdi ve dosyada köklü bir değişikliğe gidildi: Ümit Canpolat dosyasına bakmak üzere iki savcı görevlendirildi.
Soruşturmanın artık bizzat Kayseri Cumhuriyet Başsavcısı tarafından yakından takip edildiği bildirildi.
Kayseri Valiliği'nin medya yansımalarını ve süreci titizlikle izlediği bilgisi paylaşıldı.
Yeni atanan savcıların masasında, olayın cinayet olduğuna dair ağır bulgular yer alıyor:
Adli Tıp raporuna göre ölümün "bitişik atış" sonucu gerçekleştiği kesinleşmiş olsa da,maktulün bu açıyla kendisine zarar vermesinin biyomekanik imkansızlığı "infaz" şüphesini güçlendiriyor.
Silah üzerinde Ümit Canpolat’a ait parmak izi bulunmazken, ellerinde barut izine rastlanmadı.
Cep telefonunun kanlar içinde ve ortadan ikiye ayrılmış şekilde bulunması ile olay anında üzerinde olduğu bilinen gömleğin kaybolması "delil karartma" şüphesini odağa taşıdı.
Eş Müge Canpolat’ın ifadeleri, teknik saha raporlarıyla doğrudan çelişmeye devam ediyor:
Müge Canpolat’ın olay anında "duşta olduğu" beyanına karşın, yapılan incelemede saçlarının tamamen kuru olduğu saptandı.
Yardım çağrısı sırasında acil servis ekiplerine yanlış adres verildiği ve Müge Canpolat'ın 112 personeli yerine amcasıyla telefon trafiği yürüttüğü tespit edildi.
Ümit Canpolat'ın ailesi ve avukatları "Ülkemizin bekasını savunan kahraman bir askerin, kendi evinde düğün gecesi böyle bir şekilde hayatını kaybetmesinin üzerindeki sis perdesi aralanmalı" diyerek mücadeleye devam ediyor. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmanın iyice derinleştirilmesi bekleniyor.

CİNAYET 4 YIL SONRA ÇÖZÜLDÜ! İSTANBUL ÜMRANİYE'DE ECE KILIÇASLAN ACAR'IN ÖLDÜRÜLMESİYLE İLGİLİ KATİL ZANLISI EŞ TUTUKLAN...
06/01/2026

CİNAYET 4 YIL SONRA ÇÖZÜLDÜ!
İSTANBUL ÜMRANİYE'DE ECE KILIÇASLAN ACAR'IN ÖLDÜRÜLMESİYLE İLGİLİ KATİL ZANLISI EŞ TUTUKLANDI!
İstanbul Ümraniye’de 16 Mart 2022 gecesi evinin balkonundan düşerek yaşamını yitiren üç çocuk annesi Ece Kılıçaslan Acar’ın ölümüne ilişkin davada hazırlanan bilirkişi raporu, olayın intihar ya da kaza olmadığını cinayet olduğunu net şekilde ortaya koydu.
Fizik mühendisi, adli tıp ve kriminoloji uzmanlarından oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda, Ece Kılıçaslan’ın balkon kapısı önünde, yüzü arka bahçeye dönük haldeyken, yarı açık kapıdan bir başkası tarafından omzundan itilerek aşağıya düşürüldüğü tespit edildi. Rapor, düşme açısı, vücuttaki yaralanmalar, balkon korkuluğu yüksekliği ve fiziksel hesaplamaların birlikte değerlendirilmesiyle hazırlandı.
Ece Kılıçaslan’ın eşi Erol Acar hakkında “eşi kasten öldürme” suçundan açılan dava sürerken dosyaya giren bu rapor, davanın seyrini kökten değiştirdi.
Tutuksuz sanık Erol Acar, raporun ardından dün akşam saatlerinde gözaltına alındı, ardından bugün sevk edildiği Anadolu Adliyesinde çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Cumhuriyet, gelişmeler üzerine Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve Kılıçaslan ailesinin avukatı Bilge Türköz ile yeniden konuştu. Avukat Türköz, cinayetin Türk Ceza Kanunu’nda katalog suç olduğunu hatırlatarak, “Cinayetten yargılanan bir sanığın tutuklu yargılanması gerekirken, Erol Acar yaklaşık dört yıl boyunca adli kontrolle serbest bırakıldı. İlk duruşmada tutuklama talep ettik, ancak yalnızca reddedilmekle kalmadı, adli kontrol şartları da kaldırıldı” dedi.
Bilirkişi raporunun tartışmasız bilimsel verilerle hazırlandığını vurgulayan Türköz, “Bu rapor tamamen fiziğin, rakamların ve formüllerin çalıştığı bir rapor. Yanlış denmesi mümkün değil. Ancak bu kadar kuvvetli bir delilden sonra tutuklama kararı çıktı. Bu da yaklaşık dört yıl boyunca bir katilin toplum içinde elini kolunu sallayarak dolaştığı gerçeğini ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.
Dava, İstanbul Anadolu Adliyesi’nde tutuklu yargılamayla devam ederken, dosyanın 4 yıl sonra aydınlanması şüpheli kadın ölümü vakalarında emsal olarak görülüyor.

ISPARTA'DA İŞLENEN FERDİ ÖZDEMİR CİNAYETİ DOSYASINDA FARKLI ŞÜPHELER!Isparta’da 33 gün önce başı bedeninden ayrılmış hal...
06/01/2026

ISPARTA'DA İŞLENEN FERDİ ÖZDEMİR CİNAYETİ DOSYASINDA FARKLI ŞÜPHELER!
Isparta’da 33 gün önce başı bedeninden ayrılmış halde bulunan 39 yaşındaki iki çocuk babası Ferdi Özdemir cinayetinde, Müge Anlı ile Tatlı Sert yayınında ortaya çıkan yeni ifadeler dosyadaki çelişkileri daha da derinleştirdi. Ailenin ve yakın çevrenin canlı yayında dile getirdiği sözler, cinayet öncesindeki ilişkiler ve maddi meselelerin yeniden sorgulanmasına neden oldu.
Ferdi Özdemir’in kız kardeşi Melahat Özdemir, yayında yaptığı açıklamada, bir borcu olduğunu ve Ferdi Özdemir’in ölümünden yaklaşık iki ay önce kendisine, “Altınlar eşimin erkek kardeşinin altın hesabında, oradan bozdurup veririz, sonra altın olarak ödersin” dediğini aktardı. Ancak bu beyanın hemen ardından Ferdi Özdemir’in eşi Ümran Özdemir’in “Kardeşimin altın hesabı yok ki” sözleri, aile içindeki maddi konulara dair ciddi bir çelişkiyi gözler önüne serdi.
Programda tansiyonu yükselten bir diğer başlık ise yakılan telefon iddiası oldu. Müge Anlı, Ümran Özdemir’e olaydan önce art arda gelen mesajlar olduğunu, Ferdi Özdemir’in bu mesajlara bakmak istediğini ancak telefonun gösterilmediğini, ardından telefonun ateşe atıldığını hatırlattı. Ümran Özdemir, telefonunun yanmadığını savunurken; baba Ramazan Özdemir, olayın gözlerinin önünde yaşandığını belirterek, “Ferdi telefonu elinden alıp ateşe attı, sen de ‘Yemin olsun boşarım seni’ dedin. Ertesi gün yeni telefon alındı” ifadelerini kullandı.
Canlı yayında dikkat çeken bir diğer tartışma ise tanışıklık meselesi oldu. Ümran Özdemir, Bayram Us’u tanımadığını söylerken, kardeş Süleyman Özdemir bu duruma itiraz ederek, Ümran Özdemir’in Meriç isimli şahısla temasını hatırlattı ve “Bu Meriç ‘Evine geldim’ diyor” sözleriyle çelişkiye işaret etti.
Ortaya çıkan bu yeni beyanlar, Ferdi Özdemir cinayetinde yalnızca failin değil, cinayet öncesi ilişkiler ağının da titizlikle incelenmesi gerektiğini gösteriyor. Soruşturma sürerken, kamuoyu birbirini yalanlayan ifadelerin netliğe kavuşturulmasını bekliyor!

İstanbul Ümraniye'de 16 Mart 2022 günü, 3 çocuk annesi Ece Kılıçaslan Acar evindeki balkondan düşerek yaşamını yitirdi.A...
05/01/2026

İstanbul Ümraniye'de 16 Mart 2022 günü, 3 çocuk annesi Ece Kılıçaslan Acar evindeki balkondan düşerek yaşamını yitirdi.
Ailenin TV programlarına katılmasıyla konu Türkiye gündemine oturdu.
Ece Kılıçaslan Acar’ın eşi Erol Acar hakkında “eşi kasten öldürmek” suçundan 2 yıl sonra açılan dava sürerken, fizik mühendisi, adli tıp uzmanı ve kriminoloji uzmanından oluşan heyetçe bilirkişi raporu hazırlandı.
Raporda Ece Kılıçaslan’ın balkon kapısı önünde yüzü arka bahçeye dönük şekildeyken yarım açılan balkon kapısından bir başkası tarafından omzundan itilmesi sonucu düştüğü yer aldı.
, Ece Kılıçaslan’ın ailesinin avukatı Bilge Türköz ile konuştu.
Türköz, “Ece Kılıçaslan dosyası için yaklaşık 4 yıldır çok ciddi bir hukuk mücadelesi verdik. Bu dosyada yeterli soruşturmanın ve etkin bir yargılamanın yapılmadığını defalarca anlatmaya çalıştık. Bu yüksekten düşme vakalarında adli, mekanik,fizik inceleme raporu alınması gerekiyor. Başka bir davada Anayasa Mahkemesi bu raporların alınmamış olmasını hak ihlali olarak görmüştü. Eylül ayıyla birlikte heyet değişti. Değişen heyete tekrar bu talebimizi yeniledik ve heyet talebi kabul etti. Biz bir fizik mühendisi, bir adli tıp uzmanı ve bir de kriminoloji uzmanının da oluştuğu bir heyetten rapor alınmasını istedik. O heyet olay yerine giderek çeşitli ölçümler yaptı” dedi.
Sonuca ilişkin konuşan Türköz, “Raporda ölenin birisi tarafından itildiğinden bahsediliyor. Olay zamanı da evde zaten küçük çocuklar ve eşinden başka kimse yoktu. Bu durumda biz eşinin katil olduğunu ispatlamış durumdayız.” dedi.
Türköz, “Ben kendi adıma çok mutluyum. Emeklerim boşa çıkmadı. Bu bilirkişi raporu bir emsal. Yüksekten düşme vakaları o kadar çok şüpheli şekilde kapatılıyor ki. Bu raporun rutin haline gelmesi ve bütün yüksekten şüpheli şekilde düşme dosyalarında bu incelemenin yapılması gerekiyor. Bunun yaygınlaşması gerekiyor.'' dedi. Haberin hemen ardından ailenin avukatlarının bilirkişi heyet raporu sonrası tutuklama talebi mahkeme heyeti tarafından akşam saatlerinde kabul edildi. Kararın ardından tutuksuz yargılanan sanık eş Erol Acar 4 yıl sonra yeniden gözaltına alındı. İşlemleri sonrası Anadolu Adliyesine sevk edilmesi bekleniyor!

Address

Konya

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Reality TV posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Reality TV:

Share