11/05/2026
Eskiden insanlar şekeri çuvalla,yağı teneke,peyniri de tulumla alıyormuş
bugün ise şekeri üç beş kiloyla, peyniri gramla, yağı birkaç litreyle zor alıyormuş...
Evet,eskiden böyleydi.
Çünkü eskiden insanların kafaları çalışıyordu
Eskiden insanlar, yağ,un,şeker, peynir gibi temel gıda maddelerinin ne olduğunu biliyorlardı
Önce evin ihtiyacı düşünülürdü,
keyif, gösteriş ve heves en sona bırakılırdı.
Kimse 5 kg şeker parasına 1 bardak kahve ,
1 kg et parasına hamburger menü yemezdi.
Öğrenciler evde üç gün makarna yerken, dışarıda "wayt çaklıt mokka" ya nargileye yüzlerce lira vermezdi.
Sırf birkaç fotoğraf çekip sosyal medyada "sınıf atladım" havası vermek için ucube pozlar paylaşılmazdı.
Eskiden evlerde akıllı televizyonlar yoktu, zaten internette yoktu.
Ama akıl vardı, izan vardı, ölçü vardı.
Eskiden insanlar ihtiyacı kadar elbise ve ayakkabı alırdı.
Marka diye hava atacağım diye servet harcanmazdı.
Eskimeyen ayakkabı, modası geçti diye çöpe atılmazdı.
Eskiden insanlar 3 aylık maaşına o telefonu ilk alan olmak için gece yarısı mağaza kuyruğuna girmezdi.
Kapı açılır açılmaz yem zamanı gelmiş hayvan gibi içeri dalacak kadar aptal değildi.
Komşuya hava atacağım diye faizle borçla lüks araba alınmazdı.
Eskiden insanlar emeğini faiz lobisinin sömürmesine müsaade edecek kadar ahmak değildi.
Eskiden çocuklara birkaç oyuncak alınırdı, oyuncak mezarlığına dönmüş odalar olmazdı.
Yemek dışarıda yenmezdi
Dışarıda kahvaltı diye birşey yoktu
Bir aylık mutfak parasına dışarıda kahvaltı yapmak akla bile gelmezdi
Eve yemek söylemek ayıptı
Eşek kadar kızlar eve pizza söylemezdi
Eşek kadar adamlar gün boyu odasında pinekleyip bilgisayar oyunu oynamazdı
Yetişkinliğe yaklaşan herkes, bir evin nasıl döndüğünü öğrenirdi.
Erkek çalışır eve rızık getirme derdine düşer
kızlar da evi çekip çevirirdi.
"Sırf rahat olayım" diye uyduruk üniversiteler uğruna şehir şehir gezilip anne babanın iliği sömürülmezdi.
Okuyacak olan adam okur;
Okumayacak adam çırak olur, usta olur zanaâtkar olurdu. Ama kimse işsiz diplomalı bir tüketici olarak yetişmezdi.
Gücü olsa bile iki saatlik düğün salonlarına çuvalla para vermez, düğünü kapısının önünde yapar bundan da utanç duymazdı.
Eskiden insanlar çocuklarına tapmaz; Tablet başında pinekleyen,sadece tüketen asalaklar değil;çalışmayı,üretmeyi,tasarruf etmeyi bilen insanlar yetiştirirdi.
kafalarının içinde saman değil, beyin vardı. Ve yaptıkları her işte bir hikmet vardı.
Eskiden böyleydi işte...
Özlenen şey eski zamanlar değil;
eski insanlara nazaran kaybedilen şuur, erdem, hikmet...
Tekrar kazanmak duasıyla..