Mezopotamya Gazeteciler Cemiyeti

Mezopotamya Gazeteciler Cemiyeti Cemil AYDOĞAN
Gazeteci yazar/ Barış Aktivisti, Barış derneği ve Anadolu gazeteciler cemiyeti başkanı

KOMİSYON RAPORUNDAÖRGÜT LİDERLERİ SÜRGÜN EDİLECEK BÖYLE BİR BARIŞMI OLUR.İnsan hakları başkanlığımdöneminde uzun süre Av...
16/12/2025

KOMİSYON RAPORUNDA
ÖRGÜT LİDERLERİ SÜRGÜN EDİLECEK BÖYLE BİR BARIŞMI OLUR.
İnsan hakları başkanlığım
döneminde uzun süre Avrupa’da Af örgütünü temsilen insan hakları seminerlerini verdim.
Türkiye gibi gerilla mücadelesini uzun süre veren İspanya’nın Bask İrlanda’nın Ira Filipinler gibi örgütlerin silahlı mücadele yöntemleri ve Barış süreçlerini inceleme
fırsatını buldum.
Keşke silahlı yöntemler yerine demokratik sistemler herkes için kan dökülmeden siyasi bir alternatif olabilseydi.
Ancak bu silahlı Mücadele
geçmişi eskilere dayanan
Özelikle Sovyet Sosyalist sisteminin egemenlik döneminde kurtuluş mücadeleleri doruğa ulaşmıştı.
Bu örgütler Sovyetlerin desteğiyle genelde bağımsızlıklarını kazanan ülkeler haline geldiler.
Ancak günümüzde bağımsızlık amaç eden örgütler sistemin içinde
Demokratik hak ve özgürlükler ile Federasyon veya özerklik talepleri ile yetinmek zorunda kaldılar.
Ülkemizde PKK nin önderliğinde 50 yılık bir silahlı mücadele dönemi devam etti.
İnsan hakları sorumluluk döneminde bu sürecin aynı sınırlar içinde Barış ve kardeşlik talepleri ile sonuçlanması için çok çaba sarfettim.
Zorlu bedeller vererek süreç ile ilgili bazı adımlar kazandık.
Şimdi Türkiye ile ilgili Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğanın bilgisi dışında İmralı ile görüşmek ve çözüm süreci ile ilgili netice almak mümkün değildir.
Sayın Devlet Bahçeli ve Öcalanın açıklamalarınıda
Değerli buluyorum.
Ancak diğer yazılarımda belirttiğim gibi insan hakları beyannamesinde bulunan Kültüralist taleplerin Öcalan tarafından feda edilmesini de bir insan hakları aktivisti olarak kabul etmekde mümkün değildir.
Bu Süreçle ilgili Millet Meclisinde uzun süreli komisyon toplantıları oldu.
İmralı ile sık sık görüşmeler oldu.
Eyvallah! ancak Komisyon
Raporlarını incelediğimizde uluslararası insan haklarına uygun düşmeyen bazı ibareler görüyoruz.
Bu komisyon raporlarında AKPARTİ ve CHP nin raporlarını önemsiyoruz.Bu sürecin motor gücünü oluşturan
AKPARTİ nin Raporu süreçle ilgili eksik yazılmıştır.
Silahlı eylemlere katılmayan, veya katılarak
silahlarını bırakan insanlar af kapsamından yararlanacak denmektedir.
Ancak örgüt lider kadrosu
Avrupa ülkelerinde mülteci olarak gönderilecektir.
Denilmektedir.
Allah aşkına böyle bir af olabilirmi?
Barış girişimlerinde fatura ve sürgün cezası yoktur.
Asgari şartlarda uzlaşma vardır.
Fatura Lider kadrolarına çıkarılmıştır.
Bir anlamda bu yaşlarda
Avrupa’da rezalet içinde bir mülteci yaşamına mahkum etmek anlamına gelecektir.
Böyle bir Barış neticeye ulaşamaz.
Hayret ediyorum.
Abdüllah Öcalan bu talepleri nasıl kabul etmiştir.
Bu talepler ile Suriye Demokratik Güçlerine müdahale gibi talepler de
netice alamaz? ancak büyük zorluklar içinde oluşan Türkiye sürecinide yıkıma götürecektir.
Merak ediyorum.
Bu süreçle ilgili araştırma yapanlar Türkiye ile benzerlik taşıyan İspanya’nın Bask sürecinden hiçmi haberleri yoktur.
Yazım uzadı sonuçla ilgili bir Aktivist olarak noktayı koymak istiyorum.Bu süreç ile ilgili kirli ve zulme dayalı olan adli ölümler dışında tüm siyasi suçlara şartlı denetimli bir genel af getirilmelidir.
Suriye ile ilgili Ortadoğu siyasi konjonktürüne uygun düşmeyen ve netice almasıda mümkün olmayan Türkiye Kürtlerini de karşısına alabilecek bir askeri müdahale girişiminden vazgeçilmelidir.
Herkesi karşısına alacak askeri müdahale yerine
Diplomatik girişimler ile
Ahmet Şara ve Mazlum Abdi’yi bir araya getirerek
Suriye’nin birliği içinde herkese Demokrasi ve yılardır özerk sistemler ile kendilerini idare eden bazı halklarıda içinde barındıran Kürt özerk bölgesine saygı duyulmalıdır.
Ve Türkiye ile dost ve mütefik olabilen bir Suriye ortak askeri birliği oluşturulmalıdır.
Bu taleplerin dışında içte ve dışarıda oluşabilecek zorlama girişimler ülkemizde telafisi mümkün olmayan zararların verilmesine neden olacaktır.
Ben Dünya çapında liderliği kabul gören Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğanın
bu yanlış uygulama taleplerine seyirci kalacağına ihtimal vermiyorum.
Dost acı söyler.
Saygılarımla

̧el





Cemil AYDOĞAN
Barış Aktivisti Tarihçi yazar ve Anadolu gazeteciler cemiyeti başkanı

MARDİN GAZETECİLER CEMİYET BAŞKANI KADİR ÜRÜNDÜYÜ MAKAMINDA ZİYARET ETTİMMardin gazeteciler ve yazarlar cemiyeti başkanı...
15/12/2025

MARDİN GAZETECİLER CEMİYET BAŞKANI KADİR ÜRÜNDÜYÜ MAKAMINDA ZİYARET ETTİM
Mardin gazeteciler ve yazarlar cemiyeti başkanı Abdülkadir Üründüyü makamında ziyaret ettim.
Uzun bir suredir sohbetinden uzak kaldığımız Mardin’de ilk defa kurulan uzun süre başkanlığını yaptığım Mezopotamya gazeteciler cemiyetinde başkan vekilliği yapan ve Kızıltepede yayın hayatını
uzun bir süre sürdüren Mezopotamya gazetesinin yazı işleri müdürlüğünü yapan bizim üzerimizde hak ve hukuku
Çok olan kardeşim Abdülkadir Üründüyü yerinde ziyaret ettim.
Kızıltepe ve Mardinin geçmiş ve geleceğini beraber değerlendirdik.
Yararlı bir görüşmemiz oldu.
Bizi kabul ettiği için
Sayın gazeteci yazar Abdülkadir Üründüye, Güneşe ve Mehmet Salih Tekine teşekkür ediyorum.
Enderin saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
Cemil AYDOĞAN
Barış Aktivisti Tarihçi yazar ve Anadolu gazeteciler cemiyeti başkanı




TÜRKİYE NE AMAÇLA SURİYEYE GİRMEK İSTİYORAhmet Şara ve Mazlum Abdi arasında devam eden Barış ve savaş görüşmeleri sonuçs...
13/12/2025

TÜRKİYE NE AMAÇLA SURİYEYE GİRMEK İSTİYOR
Ahmet Şara ve Mazlum Abdi arasında devam eden Barış ve savaş görüşmeleri sonuçsuz bir şekilde halen devam etmektedir.
Ortadoğu’da herkes bu süreci merak etmektedir.
Türkiye’de Ortadoğu coğrafyasında anlamayan
birileri Suriye coğrafyası sahipsizmiş gibi balıklama atlamak istiyor.
Bulanık suya atlamak tahribat ve yıkım getirmektedir.
Bu bulanık suda zafer beklemekde mümkün değildir.
Bir ülkeye girmeden önce
Yerel müttefikler gerekiyor.
ABD İsrail Fransa ve Uluslararası koolisyonun müttefiki Demokratik Suriye Güçleridir.
Ahmet Şaranın Mütefikleri Ekonomik yönden şaraya destek veren Suudi Arabistan ve Katar gibi benzeri olan bazı Arap ülkeleridir.
Şarada özünde Türkiye’nin müttefiki değildir.
Ayakları havada olduğu için Türkiye’den geçici olarak yararlanmak istiyor.
Şaranın ayaklarını yere indirmeside bu aşamada zor görülmektedir.
Dolayısıyla Türkiye’nin siyasi ve askeri hamleleride her hangi bir netice vermeyecektir.
Bir kere Ortadoğu’da şu gerçeği görmek lazımdır.
İsrail siyasi ve askeri olarak ABD nin desteği ile
Ortadoğu’nun en güçlü askeri mevzisini oluşturmaktadır.
Mangalda kül bırakmayan Ortadoğu ülkelerine sormak istiyorum.
İsrail’in hava ve kara saldırıları ile Filistin’e,Lübnan’a İran’a
ve şimdide Suriye’ye adım adım vururken Türkiye dahil hiç bir Ortadoğu ülkesi bu saldırılara karşı
Askeri olarak karşı çıkabildimi?cevap elbette hayır istesede karşı çıkamazlar.Çünkü Dünyanın en modern hava sistemlerine ve Ef 35 uçaklarına sahiptir.
ABD nin uyarısı olmasaydı
İsrail İran füze savaşında
İran’ın hava sahasına tamamiyla hakim olmuştu.
İsteseydi İran’ı adım adım vurarak Hamas gibi yaşanması zor olan bir coğrafya haline getirebilirdi.
Patronu olan ABD de bu ülkelere herhangi bir ambargo koyması durumunda ekonomik sıkıntılar ile başbaşa kalarak can derdine düşerler.
Bu canlı manzaralar ortada dururken vatan millet Sakarya sıloganı hiçbir ülkeye bir şey kazandırmaz.
Çözüm elbette vardır.Risk ve cesaret istiyor.Her toplumsal zaferin birde bedeli vardır.
Bu Emperyalist cepheye karşı cesaret ile Türk,Kürt Arap ve diğer halkların birliğini oluşturan
Kendi içlerinde sorunlarını
bitiren Selahaddin Eyyubi
cephesine benzeyen inanca dayalı olan! bir askeri cephe kurulursa bu
Emperyalist cepheye karşı zafer ile çıkabilir.
Birde bu siyasi ve askeri birliğe karşı cesur bir lider bulmak lazımdır.
Tarafsız bir gözlem ile söylüyorum.
Birleşmiş Milletler toplantısında Dünya beşten büyüktür açıklama sı ile süper güçlere meydan okuyan eksileri ve artıları ile Türkiye Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan bu liderliği yapabilir.
Bu girişim dışında söz ve sıloganla meydan okumaya süper güçler sadece gülerler.Ciddiye bile almazlar.
Anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna azdır.



HACIMUSTAFAOĞLUNUNACI GÜNÜİtalyada elim bir kaza sonucu hayatını kaybeden İn Dr Erhan Hacımustafaoğlunun vefatını büyük ...
12/12/2025

HACIMUSTAFAOĞLUNUN
ACI GÜNÜ
İtalyada elim bir kaza sonucu hayatını kaybeden İn Dr Erhan Hacımustafaoğlunun vefatını büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayım.
Yakın dostlarım Hacımustafaoğlu ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.
Allah rahmet etsin.
Mekanı Firdevsi cenneti olsun
Cemil AYDOĞAN
Barış Aktivisti,Tarihçi yazar ve Anadolu gazeteciler cemiyeti başkanı

TÜRKİYEDE BULUNAN SİYASİ KURUMLAR ROJAVAYI FARKLI ALANLARA ÇEKİYOR Bizim burnumuzun dibinde en uzun sınırlara sahip oldu...
10/12/2025

TÜRKİYEDE BULUNAN SİYASİ KURUMLAR ROJAVAYI FARKLI ALANLARA ÇEKİYOR
Bizim burnumuzun dibinde en uzun sınırlara sahip olduğumuz birinci Dünya savaşında Emperyalist ülkeler tarafından Sunni sınırlar ile bölünen Suriye’de bulunan Kürt coğrafyası
Bazı siyasi kurumların gözüne diken gibi batmaktadır.
Türkiye’de bulunan akıları havada olan bazı siyasi ve
ve sivil toplum kurumların
Suriye’deki Rojova coğrafyasına kendilerini ilgilendirmediği halde salyalı ağızlarıyla saldırılarına insanların aklı ermiyor.
Size ne oluyor?
Türkiye’deki Kürt düşmanlığı sanki yetmezmiş gibi Kürt halkına karşı alternatif düşmanlar yaratmaya devam etmektedirler.
Kürtler tarihleri boyunca Esed diktatörlüğüne karşı
Kopmayan bir zincirle bedel vererek bugünlere geldiler.
IŞIDin alçak olan faşist ve ırkçi örgütüne karşı herkesin teslim bayrağı çektiği bir ortamda Irakta
Kürt Peşmergeleri Suriye’de Demokratik Suriye Güçleri büyük bedeller vererek Ortadoğu halklarını bu beladan kurtararak emsali olmayan bir kahramanlık
Zaferi kazandılar.
Şu anda Suriye’de her nevi bedel veren benimde yakında tanıdığım General Mazlum Abdi başkanlığında kendilerini özgürce taşıyan bir özerk bölge inşa etmişler.
Abdüllah Öcalanın Türkiye’de Federasyon,Özerklik ve Kültüralist taleplerden
vazgeçtikten sonra
Türkiye’de bulunan Tüm Kürt aydınlarının hedefi
Suriye’de bulunan Kürt Özerk bölgesinin korunması amaç edilmektedir.
Suriye’de bizim aynı aşiretimize bağlı üç köyümüz bulunmaktadır.
Suriye bir anlamda Türkiye’nin akraba coğrafyasını oluşturmaktadır.
Suriye ile ilgili tüm sosyal siyasal ve kültürel tarihlerini bana verilen özel Messenger kanalı ile Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğana bildirdim.
Kendilerine teşekkür ediyoruz.
Bu üç aydan bu yana Suriye’de bulunan Rojova
Bölgesi ile ilgili herhangi menfi bir açıklama yapmamaktadır.
Sadece birlik ve beraberlik mesajlarını vermektedir.
Ancak Akrabaları bizim yanıbaşımızda bulunan Heseni aşireti mensubu öz olarak Kürt olan
Dişişleri bakanı sayın Hakan Fidan rahat durmuyor.
Rojova aleyhinde açıklamalar yapmaya halen devam etmektedir.
Dün ilginç bir açıklamasına tanık oldum.
Dünyada bir ülkede iki ayrı ordu olmaz diyor.
Hiç uzağa gitmeye gerek yoktur.
Irak devletinin ordusu vardır.Ve kendisine bağlı
Kürdistan özerk bölgesininde 200 bin kişilik modern bir ordusu vardır.
Suriyeninde Irak gibi
Özerk bir Kürt bölgesi ve diğer halkların Dürzilerin,Nusayrilerin,
Türkmenlerin,Alevilerin,
ve diğer azınlıkların kendi kültürlerini dilerini ve tarihlerini taşıyacak bir özgürlüğün kime zararı vardır.
Yok biz Ahmet Şara başkanlığında bir üniter devlet kuracağız talebi
doğmayan çocuğun anne rahminde ölümü anlamına gelmektedir.
Bu talebi Ortadoğu’da bulunan hiç bir halkın kabul etmeside mümkün değildir.
Şimdiye kadar Suriye ile ilgili 5 altı siyaset ve devlet yetkilileri ile görüşme imkanına sahip oldum.
Hata bugün dahi 30 eski dönemin Milletvekilleri Millet Meclisinde Numan Kurtulmuş başkanlığında
Terörsüz Türkiye ile ilgili
yararlı bir toplantı yaptıklarını söylediler.
Onları temsilen Milletvekili ve danışmanlık yapan bir kişi beni telefonla arayarak
Mardini coğrafi olarak çok önemsediklerini Numan Kurtulmuş başkanlığında bir toplantı yapmak istediklerini bana söyledi.
Organizeyi bana vermek istediklerini söylediler.
Bende kabul edeceğimi söyledim.
DEM partisi gibi sadece kendi üyeleri ve yakınları ile yapılacak bir toplantının hiçbir yararı olmaz.
Herkese ve Uluslararasında Barış ve Demokrasi alanında deneyimli insanları Akademisyenleri davet etmenin elbette yararı olacaktır.
Açıklamasında bulundum.
Cemil AYDOĞAN
Barış Aktivisti,Tarihçi yazar ve Anadolu gazeteciler cemiyeti başkanı

̧


MARDİNDE HİZMET İLE İLGİLİ BELEDİYE BAŞKANLARI VE SİYASİ KADROLAR ARASINDA YAŞANAN TARTIŞMALAR?Son günlerde iktidara men...
07/12/2025

MARDİNDE HİZMET İLE İLGİLİ BELEDİYE BAŞKANLARI VE SİYASİ
KADROLAR ARASINDA YAŞANAN TARTIŞMALAR?
Son günlerde iktidara mensup bazı Belediye başkanların ve İl başkanı arasında halkı rahatsız eden bazı tartışmalar yaşanmaktadır.
Özelikle şunu belirtmek istiyorum.
İl başkanı ilde bulunan parti farkı gözetmeksizin belediye başkanları ile geçmişten gelen bir hukukumuz vardır.
Kendilerine saygı duyuyorum.
Ancak Mardinde ilginç bir duyumun tartışması halen devam etmektedir.
Belediye Başkanlarının İl başkanın kendilerine karşı olan muhalefet partilerine ilgi duyan veya destek veren köylere veya şahsiyetlere
Önem verdikleri söylenmektedir.
Ve bu tartışmalar Mardin’e gelen Teşkilat başkanının haberdar olmasına neden olmuştur.
Ve bu sorun genel merkeze kadar yansımıştır.
İl başkanı yakından tanıyan bir gazeteci yazar olarak Şimdiye kadar ismi gayrimeşru hiçbir şeye bulaşmayan ODTÜ mezunu herkes ile ilişkileri olumlu yönde devam eden demokrat bir insandır.
Belediye Başkanlarının iddiaları ise ilginçtir.
Akpartili insanlara hizmet edeceğine daha fazla muhalefete bağlı olan insanlara yani DEM partiye mensup olan insanlara hizmet etmektedir.Anlayışını ısrarla sürdürmektedirler.
Merak ediyorum.
Siyaset sadece kendi parti mensuplarına hizmetmidir?
Veya herkese hakettikleri ölçüde toplumsal hizmet etmekmi önemlidir.
Elbette herkese hizmet eden insanlar büyürler ve halktan kiymet görürler.
Kaldıki iktidar partileri Mardin’de sadece kendi yandaşlarına hizmet götürdükleri takdirde Geçmiş seçimlerde aldıkları Yüzde 25 civarında oy almalarıda mümkün olmayacaktır.
Kaldıki bu Barış sürecinde
DEM partinin işide çok zordur.
İmralı’nın Federasyon,Özerklik ve Kültüralist taleplerden vazgeçmesi yeni siyasi zeminlerin ortaya çıkmasına neden olacaktır.
Ancak Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan Kültüralist taleplerden vazgeçtiğine
dair hiçbir açıklamasına tanık olmadık.
Siyaset bir metre öteye bakmak değildir.
Ve karanlıkta el yordamıyla hedefi yakalamada değildir.
Toplumsal süreçleri önceden doğru tespit yapanlar kazanır.
Muhalefet partilerinin önümüzdeki süreçte Bölge halkına Demokrasi ile ilgili herhangi bir cevap verme seçenekleri maalesef şu anda kalmamıştır.
AKPARTİ Demokratik ve kültürel hakları devam ettiği takdirde ve bölgede
Bu taleplere uygun olan demokrat ve birikimli insanları Milletvekili ve Belediye başkanlarına aday gösterdiği takdirde
Kürt halkının çoğunlukta olduğu coğrafyada muhalefet partileri zordurumda kalacaktır.
Temenimiz halen devam eden Ortaöğretimde ve üniversitelerde seçmeli Kürtçe ve diğer dilerin
Anayasal bir hak haline getirilerek tüm Türkiye’de ve bölgede Türkçenin yanında ikinci bir dil olarak anadilde eğitimle yaygınlaşması
sağlanmalıdır.
Cemil AYDOGAN
Barış Aktivisti Tarihçi yazar ve Anadolu gazeteciler cemiyeti başkanı



KARANLIK GÜÇLER TüRKİYE VE SURİYEYİKAŞIYOR Ortadoğu coğrafyası tarihinden beri bazı istisnalar dışında hep işgal ve sava...
06/12/2025

KARANLIK GÜÇLER TüRKİYE VE SURİYEYİ
KAŞIYOR
Ortadoğu coğrafyası tarihinden beri bazı istisnalar dışında hep işgal ve savaş ortamları bugünlere gelmiştir.
Ortadoğu’ya hakim olan güçler Dünya imparatorluğuna göz dikmiştir.
Dünyanın herhangi bir yerinde kendini güçlü gören devletlerde Ortadoğu’yu hedef göstermiştir.
Mahlesef birinci yaratılış ve ikinci yaratılış döneminden bugüne kadar Ortadoğu halklarının kanları ve gözyaşları halen akmaya devam etmektedir.
Bu coğrafya Osmanlı gibi bazı önemli imparatorlukları tasfiye ederek bugünlere gelmiştir.
Filim aynen oynamaya devam etmektedir.
Ben Türkiye ve Suriye ile ilgili internet üzerinden ve sayın Cumhurbaşkanımıza özel Messenger kanalı ile çözüm önerilerimi hem Türkiye hem Suriye’de siyasi olarak sorumlu insanlara önerilerimi
sunmama rağmen karanlık insanların müdahalesi sonucunda
bu talepler havada kalmaktadır.
Dünya üçüncü bir Dünya savaşına gebedir.
Doğum nasıl olacak bu doğumda kim karlı kim zararlı çıkacak beli değildir.
Ancak kim kazanırsa ve kaybederse kaybeden insanlık olacaktır.
Bu savaşın olmaması için herkesin dikkatli olması lazımdır.
Türkiye ve Suriye bu çerçevenin önemli ülkelerindendir.Bu tehlikeye karşı Türkiye Terörsüz Türkiye ile ilgili
Bazı önemli adımlar atmaktadır.Ancak bu adımlarda şimdiye kadar gözle görülebilen ciddi bir adım atılmamıştır.İnşallah tüm Türkiye’yi kapsayan çözüm ve kardeşlik önerileri amacına ulaşacaktır.
Suriye sistemini değiştirenlerin amaçları henüz netleşmemiştir.
IŞID kökenli Ahmet Şarayı kim ne amaçla 20 bin kişilik silahlı ve bir sürü ideolojiden oluşan bu örgütü Şam’a egemen duruma getirmiştir.
Oda belli değildir.
Belli olan tek şey Düzenli ordusu devleti ve Anayasası olmayan bir örgütün ömrü uzun değildir.
Karşı tarafta Mazlum Abdi önderliğinde IŞID terör örgütü karşısında büyük bedeller vererek zafer kazanan çoğunluğu Kürt halkından oluşan! 120 bin civarında modern bir askeri güce sahip olan
Suriye Demokratik Güçleridir.
Bu gücün arkasında ABD,İsrail,Fransa ve Avrupa koalisyon ülkeleri bulunmaktadır.
Suriye’yi bilen bir insan olarak söylüyorum.
Suriye’de IŞID çizgisine yakın insanlık Demokrasi
ve İslamın uygar ve Devrimci çizgisi ile alakası olmayan gerici Arapların bulunduğu bir Ahmet Şara örgütü bulunmaktadır.
Karşı tarafta kültürel olarak donanımlı akademik misyonları yüksek seviyede olan çağdaş halkların yer aldığı
Birde Mazlum Abdi cephesi bulunmaktadır.
Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde Ankarada Şara ve Abdi davet edilmese korkarım Barış tirenini kaçırmış olacağız.
Çünkü Suriye halklarının desteklerini mecburiyet karşısında alan Emperyalist ülkelerin Suriye hakimiyetini beraberinde getirecektir.
En kısa zamanda bir Ankara zirvesi olmasa İmralı dahil Türkiye’nin siyasi ve askeri müdahalesi herhangi bir işe yaramayacaktır.
Böyle bir müdahale SDG yi tamamıyla ABD ve İsrail’in kucağına atacaktır.
Böylesi bir savaş bataklığı
Türkiye ye tahribattan başka herhangi bir kazanım getirmeyecektir.
Çözüm Bu zorlu süreçten sonra üniter bir Suriye devletinin egemenliği mümkün değildir.Bu süreçten sonra Türkiye’nin desteğiyle mevcut Kürt özerk bölgesinin korunması ve diğer halklarında Kültüralist taleplerine sahip olmaları
askeri olarak Rojova ordularının Suriye genelinde Milli savunma bakanlığına bağlı olarak
Aynı sınırlar içinde kardeşçe yasaması ile mümkün olacaktır.
Böylesi birlik ve beraberliğe sahip olan bir demokratik oluşum Suriye’yi Emperyalist ülkelerin kucağından kurtaracaktır.
Cemil AYDOĞAN
Barış Aktivisti,Tarihçi yazar ve Anadolu gazeteciler cemiyeti başkanı




BARZANİNİN CİZREYE GELİŞİYLE İLGİLİ BİRİLERİBİR BARDAK SUDA FIRTINA KOPARMAKTADIR Şırnak Valisi ve Şırnak Üniversitesi t...
04/12/2025

BARZANİNİN CİZREYE GELİŞİYLE İLGİLİ BİRİLERİ
BİR BARDAK SUDA FIRTINA KOPARMAKTADIR
Şırnak Valisi ve Şırnak Üniversitesi tarafından düzenlenen Melaye Ciziri sempozyumunda Barışa düşman olan bazı ard niyetli siyasi insanlar bir bardak suda fırtına koparmaktadırlar.
Öncelikle bu tarihi sempozyumu hayata geçirdikleri için Şırnak Valisi ve Şırnak üniversitesi rektörünü kutlamak lazımdır.
Bu sempozyuma Türkiye ve Irak Kürdistan’ı
İlişkilerine objektif ve vijdani olarak bakmak lazımdır.
Sayın Mesut Barzani’nin Cizre’de yapılan Sempozyuma katılması
Nuh Peygamberin şehri olan Cizre halkına ve Türkiye’ye bir onur vermiştir.
Barzani’nin güvenliğinden sorumlu olan insanlar Bir kaç silahla gelmeleri kadar doğal bir şey olamaz.
Kaldıki Kürdistan Demokrat partisinin lideri
sayın Mesut Barzani bırakın kıleşinkovları Türkiye’nin
Güvenliği amacıyla Irak Kürdistan’ına giren her nevi ağır silahlar Tank ve toplara dahi ihtiraz etmemiştir.
Sen niye Mesut Barzani ile gelen güvenlik ekiplerinin silahlarına ihtiraz ediyorsun.
Bu ard niyetli anlayışa destek vermek mümkün değildir.
İşin ilginç yanı DEM partide bu sürece devre dışı bırakıldığı gerekçesiyle isyan ediyor.
Cizre’de 300 bin civarında insanın Mesut Barzani’yi coşkuyla karşılaması DEM partisini
Zemin ve taban kayması nedeniyle tedirgin etmektedir.
Benim anlamadığım birilerinin eksantrik kışkırtması yüzünden Sayın Mesut Barzani ve sayın Devlet Bahçeliyi karşı karşıya getirmeye çalışmasıdır.
Sayın Devlet Bahçeli ve sayın Mesut Barzani ikiside ülkemizde Terörsüz Türkiye’de Barış ve kardeşlikten yanadırlar.
İkisinide saygıyla selamlamak lazımdır.
Ben 2013 ve 2015 ateşkes sürecinde kendilerininde Barış sürecine katkılarından dolayı Erbil’de Türkçe,Kürtçe ve İngilizce yazılı olan bir Barış ödülünü Kürdistan istiklal madalyası sahibi rahmetli
Dervişe Sado (Derviş Akgül) ile beraber bu ödülü takdim ettik.
O zaman Kürdistan Devlet başkanı sıfatına sahipti.
Son derece Mütevazi ve değerli bir insan olarak bölgede benim için kullanılan ikinci ismim ile bana Cemilesor hoş geldin bize şeref verdin.
Onurunu unutmak mümkün değildir.
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili onur verici çok şeyler söyledi.
Bunlarıda unutmak mümkün değildir.
Ben bir Barış Aktivisti olarak bu anlaşılmayan açıklamalarından dolayı kurumsal olarak sayın Devlet Bahçeli ve Sayın Mesut Barzani’den özür diliyorum.
Kendilerininde kasıtlı olamayan konuşmaları ile ilgili bir düzeltme yapacaklarına inanıyorum.
Allahın izniyle bu Terörsüz Türkiye süreci zaferle sonuca ulaşacaktır.
Bu Barış sürecinin kahramanı Sayın Erdoğan ve sayın Bahçeli olacaktır.
Bu süreci sabote etmek isteyen ard niyetli siyasi insanlara karşı kendilerininde son derece esnek ve hoşgörülü olmalarını diliyorum.
Saygılar sunuyorum.
Cemil AYDOĞAN
Barış Aktivisti Tarihçi yazar ve Anadolu gazeteciler cemiyeti başkanı

MTDF BAŞKANI ÖTER ÖLÜM OLAYLARININ ORTADAN KALKMASI AMACIYLA BARIŞ AKTİVİSTİ AYDOĞANI YERİNDE ZİYARET ETTİ MTDF başkanı ...
02/12/2025

MTDF BAŞKANI ÖTER
ÖLÜM OLAYLARININ ORTADAN KALKMASI AMACIYLA BARIŞ AKTİVİSTİ AYDOĞANI YERİNDE ZİYARET ETTİ
MTDF başkanı Mehmet Şerif Öter son zamanlarda
Kızıltepede yaşanan ölüm ve yaralanma olaylarını
Ortadan kaldırılması amacıyla Barış Aktivisti Tarihçi yazar ve Anadolu gazeteciler cemiyeti başkanı Cemil Aydoğanı
Cemiyet bürosunda ziyaret etti.
Öter İnsan hakları Barış ve Demokrasi alanında ülkemizde ve Uluslararasında önemli hizmetlerde bulunan Barış Akttivisti sayın Cemil Aydoğanın görüşlerine başvurduğunu açıkladı.
Barış Aktivisti Aydoğan’da
Tüm halkımızı ilgilendiren
İnsanların acı ve göz yaşlarını dinmek!rant,fuhuş ve gayrimeşru
İlişkiler nedeniyle insanların canlarına ve mallarına yönelen bu ölümlerin ve yaralanmaların ortadan kaldırılması amacıyla bu girişimlere değer veriyoruz.Açıklamasında bulundu.
İlçemizde ilimizde ve ülkemizde her kim zulüme karşı Barış ve kardeşlik sürecine katkı sunarsa
Biz kurumsal olarak kandillerine teşekkür ediyoruz.
Kainatın sahibi yüce Allahtan kendilerine yardımcı olmasını diliyorum.
Açıklamasında bulundu.

BARIŞ AKTİVİSTİ CEMİL AYDOĞAN KIZILTEPE VE MARDİNDEYAŞANAN ÖLÜM OLAYLARI İLE İLGİLİ YAZILI BİR AÇIKLAMA YAPTI.Barış Akti...
01/12/2025

BARIŞ AKTİVİSTİ
CEMİL AYDOĞAN KIZILTEPE VE MARDİNDE
YAŞANAN ÖLÜM OLAYLARI İLE İLGİLİ YAZILI BİR AÇIKLAMA YAPTI.
Barış Aktivisti Tarihçi yazar ve Anadolu gazeteciler cemiyeti başkanı “Cemil Aydoğan”
Son günlerde Kızıltepe ve Mardin’de yaşanan ölüm olayları ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı.
Aydoğan geçmişte hak ihlalleri ile beraber 5 yıllık
İnsan hakları başkanlığı döneminde bu gibi olaylara kurumsal olarak müdahale ettik.
Kan davaları ve ekonomik sorunlar ile ilgili 128 davaya müdahale ettik.
Tüm davaları duyarlı halkımızın bize verdikleri destek sayesinde çözüme ulaştırdık.
Ancak o günden bu yana
Toplumsal yapı içinde
Uyuşturucu fuhuş gibi insanlık ahlakına uygun düşmeyen olaylardan dolayı Toplum içinde rant para hırsı bahis kumar gibi alışkanlıklar akrabalık,inançlı halkımızın gelenek ve dayanışma kültürünü ortadan kaldırmaya doğru götürmektedir.
İnsan haklarına ve islamiyete hiç uygun düşmeyen bu vahşi saldırılar ile cadde ortasında insanlarımız kurşunlanarak hayatlarına son verilmektedir.
İnsan hak ve özgürlükleri
Kendi rant egoları için ortadan kaldıran nasiplerini insanlıktan almayan bu canavar insanlara seyirci kalmak mümkün değildir.
Ama nasıl?
Bundan bir kaç gün evvel
Aklı başında bir kaç kanaat önderi Anadolu gazeteciler cemiyetine gelerek geçmişte insan hakları müdahalelerimize
dayanarak bizden destek istediler.
Bu duyarlıklarından dolayı kendilerine teşekkür ettim.
O günkü süreçler ile bugün yaşanan süreçler arasında çok büyük mesafe girmiştir.
Biz en güçlü heyetleri oluştursak bile bu yaşanan kanlı olaylara müdahale edecek caydırıcı bir gücümüz mevcut değildir.
Bizim alacağımız kararlar havada kalacaktır.
Bu kanlı saldırıların altında muhtemelen rant ve fuhuş hernevi gayrimeşru ilişkilerine dayalı olan mafya tipi çeteler vardır.
Çözüm tüm halkımızı bu karanlık tezgahları bozmak amacıyla Cumhuriyet savcıları, Vali ve Kaymakamlar,
Siyasi Partiler,Sivil toplum kurumları,Kanaat önderleri,Basın yayın kurumları olarak bizlerde bu süreçlere destek vereceğiz.İletişim ile beraber topyekun halkımızı duyarlı bir hale getirirsek
bu sürecin üstesinden gelebiliriz.Tüm halkımızı duyarlı olmaya davet ediyorum.
Açıklamasında bulundu.
Cemil AYDOĞAN
Barış Aktivisti,Tarihçi yazar ve Anadolu gazeteciler cemiyeti başkanı






BARIŞ SÜRECİNE DESTEKVERENLER VE KARŞI OLANLARIN MÜCADELESİ DEVAM ETMEKTEDİR Savaş süreci nasılki uluslararası bir sorun...
01/12/2025

BARIŞ SÜRECİNE DESTEK
VERENLER VE KARŞI OLANLARIN MÜCADELESİ DEVAM ETMEKTEDİR
Savaş süreci nasılki uluslararası bir sorun haline geliyorsa,Barış sürecide uluslararası bir boyut haline gelmektedir.
Görünen köye kılavuz istenmez.Bu sürecin önderliğini yapan Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan,
Sayın Devlet Bahçeli ile
Abdüllah Öcalan Barış sürecine yaklaşımları olumludur.
Süreç bu kulvarda devam ederse Kürtlerinde bazı kör topal hakların verilmesi ile bu ülkede Barış önemli ölçüde amacına ulaşır.
Ancak bu süreç bazı siyasi partilerin hesabına
gelmiyor.
Örneğin Müsavat Dervişoğlu,Ümit Özdağ,
DSP,Büyük birlik Partisi
İle beraber son anda Imraliya gitmekten vazgeçen CHP ve bazı küçük marjinal partileride ilave ettiğimizde güçlü bir muhalefet alternatifi ortaya çıkmaktadır.
Barışa karşı olan kime hizmet ettikleri belli olmayan bu muhalefet kesimlerini etkisiz bir hale getirmek amacıyla cepheyi geniş tutmamaya
özen göstermek lazımdır.
Barış süreci derken Suriye’nin de Türkiye’nin bir toprağını amaç eden
Dünyaya iğne deliğinden bakan insanların bu negatif anlayıştan vazgeçmeleri lazımdır.
İlk önce kendi ülkemizde
Barış ve kardeşliğin egemen olmasını sağlamak lazımdır.
Bu parçanın ayakları sağlam bir şekilde yere bastıktan sonra Suriye’ye Barış elli uzatılmalıdır.
Bu Barış girişimleride objektif olmalıdır.
Senin bin yıldır hukukunun olduğu yüzbin kişilik modern bir orduya şahip olan Suriye Kürtlerine karşı 20 bin kişilik kileşinkova sahip olan Anayasası,Devleti ve düzenli bir ordusu olmayan Ahmet Şaraya destek vermek minareden
atlamak anlamına gelir.
ve Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olma tehlikesi vardır.
Birinci Dünya savaşında
Emperyalist ülkeler Kürleri dört parçaya bölerek Sünni sınırlar ile kardeşlerin dahi aralarında bir set çekilerek bölen bir zihniyet karşısında Suriye’de Araplarında dahi Işid geçmişinden dolayı itibar etmediği
Ahmet Şaraya verilecek
bir destek ile Suriye halkının Kürtler ile beraber büyük bir çoğunluğu karşına alma anlamına gelmektedir.
Böyle bir yaklaşım Türkiye’de hayata geçmeye çalışılan Terörsüz Türkiye çalışmalarınada zarar verecektir.
Türkiye’de ve Uluslararasında bu Barış sürecine karşı olan Emperyalist ve yerli işbirliklerin ekmeğine bal ve tereyağı sürmekten başka bir işe yaramayacaktır.
Dolayısıyla içte ve dışarıda cepheler ile karşı karşıya gelen bir ülkenin başarıya ulaşması mümkün değildir.
Bu tehlikeli engelleri aşmak amacıyla, sayın Cumhurbaşkanımızın
SDK genel komutanı Mazlum Abdi’yi ve Ahmet
Şarayı Ankara’ya davet ederek,Beşer Esedin üniter devlet hikayesinden vazgeçerek
Suriye halklarına abilik yaparak tüm Suriye halklarının aynı sınırlar içinde kendi özerk bölgelerine ve ortak bir savunma sistemi ile
Suriye’yi Emperyalist ülkelerin kucağından kurtararak Türkiye’nin Ortadoğu’da Irak Kürdistan’ı dışında Suriye halklarını temsil eden halkın büyük çoğunluğuna sahip olan
Siyasi yapılar ile ittifak yaparak Ortadoğu’nun siyasi ve askeri olarak
En güçlü devletini yaratmak tüm Ortadoğu
Halklarınında desteği alınarak çağımızın Selahaddin Eyyubi efsanesi yeniden yaratılmış olacaktır.
Cemil AYDOĞAN
Barış Aktivisti,Tarihçi yazar ve Anadolu gazeteciler cemiyeti başkanı




ABDÜLLAH ÖCALANİMRALI HEYETİNE SURİYEDEKİ ÖZERK BÖLGE İLE İLGİLİ AÇIKLAMALARI DOĞRU İSE TAKTİR ETMEK LAZIMDIRSayın Devle...
29/11/2025

ABDÜLLAH ÖCALAN
İMRALI HEYETİNE SURİYEDEKİ ÖZERK BÖLGE İLE İLGİLİ AÇIKLAMALARI DOĞRU İSE TAKTİR ETMEK LAZIMDIR
Sayın Devlet Bahçelinin
deyimiyle PKK kurucu önderi Abdüllah Öcalanın
Suriye Kürt Özerk bölgesini teyit ederek Demokratik bir Suriye ile ilgili açıklamalarını taktir etmek lazımdır.
Öcalanın Türkiye ile ilgili
çözüm taleplerinde Içiçe olan Türklerin ve Kürtler için Federasyon,Özerklik ve Kültüralist taleplerin gereksizdir. Açıklamaları
Kürt aydınları içinde büyük bir tepkiye neden olmuştu.
Bende bu siyasi talepler ile ilgili basın yayın kurumlarında bazı açıklamalarda bulunmuştum.
Federasyon ve Özerkliğe
gerek yok açıklamalarına eyvallah dedik; ancak Kültüralist talepler Uluslararası insan hakları beyannamesinde bulunan
Tüm Dünya halkları için geçerli olan evrensel bir hak olarak bulunmaktadır.
Açıklamasında bulundum.
Ve bu açıklamanın yapılmasını yersiz ve gereksiz olduğunu söyledim.
2013 ve 2015 yıları arasında ateşkes sürecinde kendisininde katkıları olmuştu.
Ateşkesin hayata geçmesinden sonra Kurumsal olarak Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’a,
Sayın Hakan Fidana ve Abdüllah Öcalana İngilizce Türkçe ve Kürtçe yazılı olan!
Sürece katkılarından dolayı Ptt kanalıyla Barış ödüllerini gönderdim.
Ptt belgesi ile teslim alındığına emin oldum.
Ayrıca Kürdistan Demokrat Partisi genel sekreteri sayın Mesut Barzani ve Kandilede elden bu ödülleri taktim ettim.
Dönemin Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı ile görüşmemizde müsteşarın bilgisine dayalı olarak “Öcalan”benim için
onur verici Sofi ve cesur bir insan olarak açıklamada bulunmuştu.
Ancak Kültüralist taleplerin reddedilmesi Kürt aydınları için adeta bir depreme neden olmuştu.
Ayrıca silahların Ahmet Şaraya teslim talebi tamamıyla Kürt halkı içinde bir güvensizliğin yaratılmasına neden olmuştu.
Ancak Meclis komisyonuna taleplerinde
Silahların bir Ordu mekanizması ile Mili savunma bakanlığına bağlanması ve bir kısmınında Suriye İçişleri bakanlığı bünyesinde iç güvenlik ile ilgili sorumluluk alması akabinde Özerklik sisteminin korunması açıklaması ile önemli olan pozitif bir açıklama yapmıştır.
Bir Barış Aktivisti sıfatıyla kendisine teşekkür ediyoruz.
Türkiye ile ilgili Kültüralist açıklamasının üzerine şimdilik bir çizgi çekiyoruz.
Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan asimilasyon sistemini zaten büyük çapta tasfiye etmiştir.
Ortaöğretim ve Üniversitelerde seçmeli Kürtçe derslerini hayata geçirmiştir.
Zararı yok Sayın Erdoğan
Öcalanın bu açıklamasını
bir jest olarak kabul edecektir.
İnançlı bir Devrimci olarak
Bin yıldır içiçe yaşayan
Kürt ve Türk halkının tarihi birliği ve onuru için eksik kalan demokratik hakları
mutlaka hayatta geçirecektir.
Suriye’de demokratik özerk bir bölgenin Türkiye cumhuriyetine uzaktan yakından herhangi bir zararı mümkün değildir.
Benim onlar ile istişarelerimde Sayın Cumhurbaşkanımız şu anda Ortadoğu’da liderlik pozisyonuna sahip tek şahsiyettir.
ikna metodu ile yaklaşmaya çalıştım.
Sağ tarafında Sayın Mesut Barzani sol tarafında Mazlum Abdi ve Ahmet Şara olan bir Erdoğanı Dünya genelinde süper güçler tarafındanda mağlup olması mümkün olmayan bir lider konumuna getirecektir.
Cemil AYDOĞAN
Barış Aktivisti,Tarihçi yazar ve Anadolu gazeteciler cemiyeti başkanı




HABER:

Address

Kızıltepe
Mardin
47400

Telephone

+5321358893

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Mezopotamya Gazeteciler Cemiyeti posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Mezopotamya Gazeteciler Cemiyeti:

Share

Kuruluş

1984 yılında Mezopotamya Gazeteciler Cemiyeti ismi ile kurucu gazeteci arkadaşlarımızla beraber kuruldu. 12 Eylül’ün Yasadışı uygulamaları ile kapatıldı. 1999-2000 yılları arasında yeniden Gazeteci arkadaşlarımız ile Mezopotamya Gazeteciler Cemiyeti ismi ile Kurumsal olarak göreve başladık, MGC aktif olarak halen toplumsal alanda görevine devam etmektedir.