16/12/2025
KOMİSYON RAPORUNDA
ÖRGÜT LİDERLERİ SÜRGÜN EDİLECEK BÖYLE BİR BARIŞMI OLUR.
İnsan hakları başkanlığım
döneminde uzun süre Avrupa’da Af örgütünü temsilen insan hakları seminerlerini verdim.
Türkiye gibi gerilla mücadelesini uzun süre veren İspanya’nın Bask İrlanda’nın Ira Filipinler gibi örgütlerin silahlı mücadele yöntemleri ve Barış süreçlerini inceleme
fırsatını buldum.
Keşke silahlı yöntemler yerine demokratik sistemler herkes için kan dökülmeden siyasi bir alternatif olabilseydi.
Ancak bu silahlı Mücadele
geçmişi eskilere dayanan
Özelikle Sovyet Sosyalist sisteminin egemenlik döneminde kurtuluş mücadeleleri doruğa ulaşmıştı.
Bu örgütler Sovyetlerin desteğiyle genelde bağımsızlıklarını kazanan ülkeler haline geldiler.
Ancak günümüzde bağımsızlık amaç eden örgütler sistemin içinde
Demokratik hak ve özgürlükler ile Federasyon veya özerklik talepleri ile yetinmek zorunda kaldılar.
Ülkemizde PKK nin önderliğinde 50 yılık bir silahlı mücadele dönemi devam etti.
İnsan hakları sorumluluk döneminde bu sürecin aynı sınırlar içinde Barış ve kardeşlik talepleri ile sonuçlanması için çok çaba sarfettim.
Zorlu bedeller vererek süreç ile ilgili bazı adımlar kazandık.
Şimdi Türkiye ile ilgili Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğanın bilgisi dışında İmralı ile görüşmek ve çözüm süreci ile ilgili netice almak mümkün değildir.
Sayın Devlet Bahçeli ve Öcalanın açıklamalarınıda
Değerli buluyorum.
Ancak diğer yazılarımda belirttiğim gibi insan hakları beyannamesinde bulunan Kültüralist taleplerin Öcalan tarafından feda edilmesini de bir insan hakları aktivisti olarak kabul etmekde mümkün değildir.
Bu Süreçle ilgili Millet Meclisinde uzun süreli komisyon toplantıları oldu.
İmralı ile sık sık görüşmeler oldu.
Eyvallah! ancak Komisyon
Raporlarını incelediğimizde uluslararası insan haklarına uygun düşmeyen bazı ibareler görüyoruz.
Bu komisyon raporlarında AKPARTİ ve CHP nin raporlarını önemsiyoruz.Bu sürecin motor gücünü oluşturan
AKPARTİ nin Raporu süreçle ilgili eksik yazılmıştır.
Silahlı eylemlere katılmayan, veya katılarak
silahlarını bırakan insanlar af kapsamından yararlanacak denmektedir.
Ancak örgüt lider kadrosu
Avrupa ülkelerinde mülteci olarak gönderilecektir.
Denilmektedir.
Allah aşkına böyle bir af olabilirmi?
Barış girişimlerinde fatura ve sürgün cezası yoktur.
Asgari şartlarda uzlaşma vardır.
Fatura Lider kadrolarına çıkarılmıştır.
Bir anlamda bu yaşlarda
Avrupa’da rezalet içinde bir mülteci yaşamına mahkum etmek anlamına gelecektir.
Böyle bir Barış neticeye ulaşamaz.
Hayret ediyorum.
Abdüllah Öcalan bu talepleri nasıl kabul etmiştir.
Bu talepler ile Suriye Demokratik Güçlerine müdahale gibi talepler de
netice alamaz? ancak büyük zorluklar içinde oluşan Türkiye sürecinide yıkıma götürecektir.
Merak ediyorum.
Bu süreçle ilgili araştırma yapanlar Türkiye ile benzerlik taşıyan İspanya’nın Bask sürecinden hiçmi haberleri yoktur.
Yazım uzadı sonuçla ilgili bir Aktivist olarak noktayı koymak istiyorum.Bu süreç ile ilgili kirli ve zulme dayalı olan adli ölümler dışında tüm siyasi suçlara şartlı denetimli bir genel af getirilmelidir.
Suriye ile ilgili Ortadoğu siyasi konjonktürüne uygun düşmeyen ve netice almasıda mümkün olmayan Türkiye Kürtlerini de karşısına alabilecek bir askeri müdahale girişiminden vazgeçilmelidir.
Herkesi karşısına alacak askeri müdahale yerine
Diplomatik girişimler ile
Ahmet Şara ve Mazlum Abdi’yi bir araya getirerek
Suriye’nin birliği içinde herkese Demokrasi ve yılardır özerk sistemler ile kendilerini idare eden bazı halklarıda içinde barındıran Kürt özerk bölgesine saygı duyulmalıdır.
Ve Türkiye ile dost ve mütefik olabilen bir Suriye ortak askeri birliği oluşturulmalıdır.
Bu taleplerin dışında içte ve dışarıda oluşabilecek zorlama girişimler ülkemizde telafisi mümkün olmayan zararların verilmesine neden olacaktır.
Ben Dünya çapında liderliği kabul gören Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğanın
bu yanlış uygulama taleplerine seyirci kalacağına ihtimal vermiyorum.
Dost acı söyler.
Saygılarımla
̧el
Cemil AYDOĞAN
Barış Aktivisti Tarihçi yazar ve Anadolu gazeteciler cemiyeti başkanı