07/05/2026
Adım Sevgi. On yıllık kocam Hakan ile dışarıdan bakıldığında kusursuz bir hayatımız vardı. Ta ki o soğuk perşembe akşamına kadar. Hakan son zamanlarda işteki "yoğunluğu" bahane ederek eve hep geç geliyor, geldiğinde ise gözlerini benden kaçırıyordu. O akşam kapıdan içeri adım attığında, paltosunu asarken ondan yayılan o yabancı, tatlı ve ağır kadın parfümü kokusu bir tokat gibi yüzüme çarptı. Kalbim göğüs kafesimi delip geçecek gibi atmaya başladı ama belli etmedim. "Çok yorgunum," diyerek kendini koltuğa attığında, yüzündeki o suçluluk ve bıkkınlık karışımı ifade her şeyi ele veriyordu. Eskiden bana sevgiyle bakan gözlerinde artık sadece aşılmaz bir duvar vardı.
Gece yarısı o derin bir uykuya daldığında, salonda unuttuğu telefonunun ekranı sessizce aydınlandı. Titreyen ellerimle telefona uzandığımda, ekranda beliren o tek cümlelik mesaj, yıllardır sevgiyle inşa ettiğimiz o mutlu yuvayı saniyeler içinde başıma yıkmaya yetti: "Bugün harikaydı, karın parfümümün kokusunu almadı umarım." Mesajı gönderen kişi, benim en yakın arkadaşım, kardeşim dediğim Aylin'di! O an nefesim kesildi, damarlarımdaki kanın çekildiğini hissettim. Yıllarca aynı sofraya oturduğum, tüm sırlarımı paylaştığım kadın ve hayatımı adadığım kocam... İhanetin o soğuk, acımasız pençesi boğazıma sarılmıştı. Gözyaşlarım yanaklarımdan süzülürken, yatak odasının kapısına doğru ağır ağır yürüdüm. İçimde büyük bir fırtına kopuyordu ve artık sessiz kalmaya hiç niyetim yoktu... Olayın devamını yorumda anlattım.