11/09/2026
Radyo Remix’te kelimeler
mikrofona taşınıyor…
SELİM ŞAHAN’IN KALEMİNDEN, her bölümde farklı bir konu, farklı bir bakış ve samimi anlatımıyla dinleyiciyle buluşuyor.
Hayata, insana ve gündeme dair ne varsa; Selim Şahan’ın kaleminden süzülüp Radyo Remix frekanslarından sizlere ulaşıyor.
⏰ Saat: 17.00
📻 Radyo Remix 90.0 FM
🌐 www.radyoremix.net�
Kalemin sesi, sözün gücü…
Kaçırmayın.
Edebiyat Öğretmeni Selim Şahan Yorumluyor;
"Geviş getirmek!
Siyasi partiler, demokrasinin temel taşları ve halkın iradesini meclise taşıyan köprüler olarak tanımlanır. Politik anlamda örgütlü insanların meydana getirdiği oluşumlardır.
Şu sıralarda partilerdeki transferleri konuşuyoruz…
“Nasıl olur!” yorumları…
Türkiye’deki siyasi parti üyeliği, ‘kâğıt üzerinde üyelik’ten başka bir işe yarıyor mu bilemiyorum!
Üyelerin aidat ödeme disiplini yok denecek kadar az. Aktif ve pasif üyelik ayrımı ile sistemin en büyük yarası olan habersiz yapılan üyelikler ciddi sıkıntı yaratıyor.
Habersiz yapılan üyeliklerden mağdur olanlardan biri de benim.
Devlet memuru olduğum ve haberim olmadan bir siyasi partiye üye yapılmışım. Dava açtım ama sanıyorum sümenaltı oldu…
Siyasi Partiler Kanunu ve parti tüzükleri incelendiğinde; üyeliğin yalnızca bir isim yazdırmaktan ibaret olmadığı, belirli hak ve sorumluluklar içerdiği görülür. Bu sorumlulukların başında da kuruma maddi ve manevi katkı sunmak, yani düzenli aidat ödemek gelir.
Aktif üyelik, aidatını düzenli ödeyen, parti içi seçimlerde oy kullanma ve aday olma hakkını elde eden, fikir üreten ve saha çalışmalarına katılan bilinçli yurttaş profilidir. Aktif üye, partinin finansal özgürlüğünü ve ilkeli duruşunu da besler.
Pasif üyelik, aidat ödemeyen, parti faaliyetlerine katılmayan ancak kütükte adı yer alan kişileri ifade eder. Pasif üyelik, çoğunlukla üye sayısını şişirerek suni bir taban gücü ve gövde gösterisi yaratmak isteyen siyasi anlayışın ürünüdür.
Türkiye'deki mevcut tabloda pasif üyelerin oranı, aktif üyeleri katbekat aşmaktadır.
Vatandaş, haberi var ya da yok; partiye üye yapılmıştır ama sorumluluklarının bilincinde değildir. Hatta üye olduğunu veya üye olmadığını bile bilmez.
Üyelik, sorumluluk getiren bir yurttaşlık görevdir.
Aidat mekanizması çalışmadığında, partiler tabanın küçük katkılarıyla değil, ya devlet yardımlarına ya da belirli sermaye gruplarının finansmanına bağımlı hale gelmekte; bu da tabanın parti üzerindeki denetim hakkını yok etmektedir.
Devlet yardımı ya da sermaye grupların desteği demokratik yarışı eşitsiz hale getirmektedir. Maddi gücü yerinde olmayan partiler, devletin veya sermaye gruplarının desteklediği partilerle eşit yarış koşullarına sahip olamamaktadır.
Pasif üyelik sorununun ötesinde, Türkiye siyasetinin kanayan en ağır yaralarından biri, kişilerin tamamen bilgisi ve rızası dışında bir siyasi partiye üye yapılmasıdır. Çok sayıda yurttaş, kamu sınavlarına girerken, e-Devlet sorgulaması yaparken veya bir iş başvurusunda şans eseri hiç gitmediği, dünya görüşüne taban tabana zıt bir partinin üyesi olduğunu öğrenmektedir. Dedim ya bu mağdurlardan biri de benim.
Habersiz yapılan üyelikler; rıza ve kişisel veri ihlalidir.
Kişisel verilerin (T.C. kimlik numaraları, adres bilgileri) usulsüzce ele geçirilip partilerin üye koçanlarına yazılması açıkça hukuka aykırıdır ve siyasi iradeye saygısızlıktır.
Bir bireyin kendi özgür iradesi dışında bir siyasi kimlikle etiketlenmesi, o kişinin vicdanına ve siyasi duruşuna yapılmış bir müdahaledir.
Genel merkezlerin veya yerel teşkilatların üst yönetime şirin görünmek, "en çok üye kaydeden ilçe" olmak veya kongre delegasyonunu manipüle etmek için başvurduğu bu yöntem, siyaseti ahlaki boyuttan koparmaktadır.
Bir siyasi partinin büyüklüğü, resmi sistemde kaç bin "hayalet üyesi" olduğuyla değil; aidatını kendi cebinden ödeyen, fikrini savunan ve o partinin ilkelerini özümseyen gönüllü yurttaş sayısı ile ölçülmelidir.
Türkiye'de nitelikli bir siyasi katılımın önünü açmak için üyelik sisteminin baştan aşağı reforme edilmesi şarttır. e-Devlet üzerinden üye kaydı yapılırken tek taraflı beyanlar yerine ıslak imza veya çift aşamalı kimlik doğrulama zorunlu hale getirilmelidir.
Rıza dışı üye kaydı yapan teşkilatlara caydırıcı cezai yaptırımlar uygulanmalıdır. Siyaset, rakamlardan oluşan bir veri tabanı değil; fikirlerin ve ilkelerin mücadelesidir. Habersiz üyelik ayıbına son verilmediği ve aidat ödeyen sorumlu aktif üyelik yapısı teşvik edilmediği sürece, siyasi partilerin iç demokrasi vaatleri kâğıt üzerinde kalmaya mahkûmdur.
Valla ne desem bilemedim!
Cümlelerimi ve kelimelerimi biraz sivriltsem belki de kendime batacak…
Laf geveledim sayın…
Ya da geviş getirdim…
Ama siz anladınız ne demek istediğimi…
Selim Şahan