Ordu Kent Gazetesi

Ordu Kent Gazetesi Ordu Kent Gazetesi Ordunun Vicdanıdır

STALİN'İN YOLUNMUŞ TAVUK METAFORU - Necdet TOPÇUOĞLU https://www.ordukentgazetesi.com/yazarlar/necdet-topcuoglu/stalinin...
06/08/2026

STALİN'İN YOLUNMUŞ TAVUK METAFORU
- Necdet TOPÇUOĞLU
https://www.ordukentgazetesi.com/yazarlar/necdet-topcuoglu/stalinin-yolunmus-tavuk-metaforu-3187 aracılığıyla

Stalin ve çalışma arkadaşları birlikte toplanmış sohbet ediyorlarmış. Birden yüzünde alaycı bir gülümseme belirmiş.

Stalin arkadaşlarına, sizler yıllardır devlet için çalışmış, ihtilale emeği geçmiş kişilersiniz. Söyleyin bakalım halkın yönetime kayıtsız şartsız baş eğmesi için yöneticiler nasıl davranmalıdır?�Salonda bulunanlar çeşitli fikirler ortaya atmışlar. İçlerinde haktan, adaletten, demokrasiden, sürgünden, idamdan, hapisten söz edenler olmuş. Stalin söylenenleri beğenmemiş.
Bakınız, yönetimi eline geçiren en güçlü ve en yücedir. Halkın karşınızda baş eğmesi için ne gerektiğini size bir örnekle göstereyim der.
Hemen çalışanlardan birine emir verir.�Bana hemen bir tavuk getirin der.�Tavuğu çabukça bulup getirirler. Stalin salonda oturanların şaşkın bakışları arasında canlı tavuğun tüylerini yolmaya başlar. Tavuğun bütün tüylerini yolup çırılçıplak bıraktıktan sonra salonun ortasına salar.�Sonra çalışma arkadaşlarına döner.
Şimdi izleyin bakalım bu şaşkın tavuk nereye gidecek.�Zavallı tavuk çektiği azaptan kurtulmak için aralık kapıdan dışarı çıkmak ister ama soğuktan titrer. Masaların altına girer, masa ayakları canını acıtır. Duvar diplerine gider ama her yanı yara bere içinde kalır. Şömineye yaklaşır ama tüysüz derisi sıcağa dayanamaz. Çaresizlikten tüylerini yolan Stalin’in bacakları arasına sığınır.
Stalin cebinden bir avuç yem çıkarır ve yolunmuş tavuğun önüne tane tane atar. Yemlenen tavuk Stalin nereye giderse peşinden ayrılmaz.!! Ağızlarını açmış şaşkınlıkla kendisini izleyen arkadaşlarına gülerek bakan Stalin şöyle der:
Gördünüz mü halk dediğiniz topluluk bu tavuk gibidir.!! Tüylerini yolacak ve serbest bırakacaksınız., O zaman yönetmek kolaylaşır der...
Türkiye de son yıllarda izlenen ekonomik politikalar, halkı Stalin'in yolunmuş tavuğuna döndürmüştür. Halkın %80'i yoksulluk sınırının altında kalmıştır. Derin yoksulluk içinde kıvranan halk kesimleri, tercihlerini güce tapmaktan yana
YAZININ TAMAMI IÇIN YUKARDAKI LINKE TIKLAYIN...

06/08/2026

ADIGÜZEL FINDIĞA 375+25 İSTEDİ
- Ferrero'nun cücükleri...
- Milletvekili olun şirketvekili değil

CHP Ordu Milletvekili Dr. Mustafa Adıgüzel fındıkla ilgili verdiği araştırma önergesi için TBMM Genel Kurulunda CHP adına konuştu. Adıgüzel'in konuşması şu şekilde:

Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili olarak sekiz yılda fındık üzerine bu altıncı araştırma önergem, iki de kanun teklifim var fakat bugüne kadar bunların hepsini reddettiniz, inşallah buna "evet" dersiniz.

Fındık 400 bin üretici, 8 milyon insanımızın ekmek kapısı ve Türkiye'nin tarımdaki amiral gemisi, o yüzden fındıkta ne yapıyorsanız tarım politikanız da odur.

Geçen yıl tarihin en düşük üretiminin olduğu yılda, fiyatlar 375 liraya kadar çıkmışken bir el devreye girdi. Evet, bir el, hem de eloğlu el fakat Türkiye'de yerli parmaklarıyla beraber bütün piyasayı kitledilee. FİSKOBİRLİK orada boş durur mu? Çıtayı o da her gün daha aşağıya düşürdü, Toprak Mahsulleri Ofisi de fiyat her yukarı yönlendiğinde piyasaya fındık satarak fiyatın önünü kesti. İş birliğine bakar mısınız?

Sonuç, fındık fiyatı taban fiyatın bile altına indi. Biz TMO'nun önüne gidip de fındığı boşa dökmedik.

Peki, bu yıl ne oldu? Daha bölge kar altındayken, Şubat ayında İhracatçılar Birliği rekolte açıkladı. Hâlbuki mevzuat açıktı, rekolte sadece Tarım Bakanlığı tarafından en erken Temmuz ayında açıklanırdı. Mayıs ayı geldi, INC, buradan 8 bin kilometre öteden, Çin'in Makao kentinden tarihî bir yüksek rekolte açıkladı. Bunların hepsinin amacı arz fazlası yaratarak düşük fiyat oluşturmaktı.

Peki sırada ne vardı? Siyasetçiler... AKP'nin Ordu Milletvekili "Fındık 2002'de 95 sentti." dedi, uyanık, bir yerlere pas atıyordu. Mesela 2000'de 3 dolardı, 2005'te 7 dolardı, onları neden söylemiyorsunuz? ABD'de dolar enflasyonu denen bir şey var, Türkiye'de dolar baskısı denen bir şey var, bunları konuşmuyorlar.

Biz fındığı satınca dolar almıyoruz, biz ekmek alıyoruz, patates alıyoruz. 2005 yılında 1 kilo fındıkla 23 kilo patates alınırken şimdi 6 kilo, 35 ekmek alınırken şimdi 11 ekmek alınıyor. Peki, size sorarım, bir üretici başına 48 bin ekmeği kim çaldı?

Hıyarın kilosunun bile 135 liraya satıldığı bir dönemde 1 kilo fındık 2 tane hıyar etmiyor.

Amaç ne? Amaç üreticiyi bu topraklardan sürmek. Kokarca istilası da fındıktaki fiyat politikalarının da bütün sebebi maalesef bu.

Kokarcaya dikkat çekmek için gittim Tarım Bakanlığının önüne döktüm, dinletemedim. Yani, kokarca böcükleri de Ferrero'nun cücükleri de aynı amaca yönelik: Bu ülkeden, bu coğrafyadan üreticiyi kaçırmak.

Peki, üreticiyi sürüp de ne olacak? E, bölgenin %75-80'i maden sahası. Gelip madenciler çökecek. İşte, o AKP'nin vekilini Ordulular üç yılda 2 defa gördü, birinde dedi ki: "Fındık 95 sent." Diğerinde de dedi ki: "Madencilik Ordu'da şöyle faydalı böyle faydalı." Yani geldi, birinde fındık baronlarına, diğerinde de maden kartellerine selam çaktı gitti. Beyler, milletvekili olun, şirketvekili olmayın...

İşte, FİSKOBİRLİK, atamızdan emanet, 2007'de bir siyasi operasyon yapıldı, oraya oturtulan şahıs bugün Sakarya'nın AKP milletvekili yani masanın üretici tarafında da Hükûmet tarafında da AKP var. Bu nasıl olacak?

İşte, bakan, bürokrat, siyaset, ticaret; hepsi işin içinde. Ben boşa demiyorum: Fındıktaki F tipi yapının adıdır Ferrero'dur.

Bu Ferrero, Rekabet Kurumu tarafından suçüstü yakalanıp sabıkası tescillenmesine rağmen AKP tarafından kollanıyor ve fonlanıyor. Düzce'de bir fabrika açtı Ferrero, tam 667 milyon teşvik verdi bu Hükûmet.

Yine, EXİMBANK, %100 kamu bankası, Hazine Bakanlığına bağlı, Ferrero'ya yakın firmalara piyasa faizinin yarısına reeskont kredisi verildi, o firmalar da onu aldı, gitti, normal bankalara 2 kat faize yatırdılar ve haksız kazanç elde edildi. Sadece milletin fındığını değil bankalardaki parasını da yiyorlar.

Fındık karteli ekonomik gücü ve Hükûmeti de arkalayarak fiyatları düşürmeyi başardı. Evet, bu bir gerçek ama bu toprak bizim toprağımız, üreten biziz, yöneten de biz olacağız; işte bu da bir gerçek.

Sonuç olarak, fındıkta taban fiyat beklentimiz 375 lira taban fiyat ve %6 eğimli araziden daha fazla eğimli olanlarda 25 lira ilave ödeme bekliyoruz. Evet, eğimli arazi; siz gelin, o yarlarda, o saylarda ayakta durun, yevmiyeyi biz size verelim.

Toprak Mahsulleri Ofisi tüm stokları eritti, şu anda bu güçlü pozisyonuyla bu fiyattan alım yapabilecek durumdadır.

Fındık için 100 kilometre yürüyen, fındık kanunu teklifini veren ve sadece Cumhuriyet Halk Partililerin değil tüm yurttaşların talebini size ileten bir milletvekili olarak söylüyorum, eğer 300 liranın 1 kuruş altında fiyat verirseniz size bunun bedeli çok ağır olacak.

Bir Ali çıkar, gelir; yıkar sizin Hayber'i.

Feleğin çarkı döner, o vakit derler ki: "Gel beri."

Uyarmadı demeyin.

Yeni parti Ordu İlbasın bürosundan yapılan yazıklığı açıklamada il yönetimi ve görev dağılımı açıklandı Yeni Parti Ordu ...
05/08/2026

Yeni parti Ordu İlbasın bürosundan yapılan yazıklığı açıklamada il yönetimi ve görev dağılımı açıklandı

Yeni Parti Ordu İl Örgütlenmesi Tamamlandı: Kurucu İl Başkanı ve Yönetim Kurulu Belli Oldu.

Yeni Parti’nin Ordu ilindeki örgütlenme çalışmaları kapsamındaki yapılanma tamamlanmış, Kurucu İl Başkanı ve Kurucu İl Yönetim Kurulu listesi netleşmiştir.

Ordu’da parti çalışmalarını meşakkatle yürütecek, şehrim tvvizin sorunlarına çözüm sunacak ve halkımızla güçlü bir bağ kuracak Kurucu İl Başkanlığı görevini Cihangir ŞİMŞEK üstlenmiştir.

Yeni Parti Ordu Kurucu İl Yönetim Kurulu:

1. Tevfik Serdar KÖKSAL
2. Günay MUSABAŞOĞLU
3. Şadi Berat TÜRKMEN
4. Özgü ÖZGÜR
5. Cansu POYRAZ KALPAKLI
6. Gökhan YEŞİLYURT
7. Atakan ÖZKAN
8. Uğur YAVUZ
9. Fatih HARTAMACI
10. Sevgi KILIÇ
11. Zafer Onur ATASOY
12. Erdal YURTSEVEN
13. Gültekin BİNİCİ
14. Gökhan YILDIRIM
15. Çetin YÜCEBAŞ
16. Cumhur ÖZTÜRK
17. Kubilay OKUR
18. Çağla ÖZDEM GÜNEYTEPE
19. Nihat ÇULLU

Yeni yönetimimizle birlikte, Ordu’nun her bir köşesinde ortak akıl, şeffaflık ve kararlılıkla hareket ederek şehrimizin ve vatandaşlarımızın geleceği için var gücümüzle çalışacağız.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Cihangir ŞİMŞEK
Yeni Parti Ordu Kurucu İl BaşkanI

ATATÜRK’ÜN TEMEL İLKELERİCHP’NİN ALTI OKU NEYİ TEMSİL EDİYOR?CHP logosundaki altı ok, Atatürk’ün temel ilkelerini temsil...
05/08/2026

ATATÜRK’ÜN TEMEL İLKELERİ

CHP’NİN ALTI OKU NEYİ TEMSİL EDİYOR?

CHP logosundaki altı ok, Atatürk’ün temel ilkelerini temsil eder:

Cumhuriyetçilik • Milliyetçilik
Halkçılık • Devletçilik
Laiklik • Devrimcilik

Kırmızı zemin üzerindeki oklar, partinin temel siyasi ve ideolojik yönünü gösterir.

ALTI OKUN ANLAMLARI

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

1 Cumhuriyetçilik

Halkın kendi kendini yönetmesini ve en uygun yönetim biçiminin cumhuriyet olduğunu savunur.

2 Milliyetçilik

Millî birlik ve beraberliği, vatan sevgisini ve milletin bağımsızlığını korumayı hedefler.

3 Halkçılık

Sınıfsız, imtiyazsız ve kaynaşmış bir toplum yapısını savunur; kanun önünde eşitliği esas alır.

4 Devletçilik

Ekonomide devletin öncülük etmesini; özel sektörün yetersiz kaldığı alanlarda yatırım yapmasını öngörür.

5 Laiklik

Din ve devlet işlerinin ayrılmasını; toplumsal düzenin akıl ve bilimin rehberliğinde kurulmasını esas alır.

6 Devrimcilik
(İNKILAPÇILIK)

Toplumun gelişmesi için çağdaş yenilikleri destekler ve sürekli ilerleme anlayışını benimser.

TARİHSEL ARKA PLAN • KABUL EDİLİŞİ

Altı ilke, 1931 yılında CHP programında yer aldı.

Cumhuriyet’in siyasal ve toplumsal yönünü tanımlayan temel değerler olarak benimsendi.

ordu kent gazetesi • ordunun vicdanıdır • 5 ağustos 2026

05/08/2026
Fındıkta Aklın Yolu: File Sistemi!Kaan Özelkaanozel5252@gmail.comHerkesin bildiği gibi bu yıl serbest piyasa şok yaşattı...
05/08/2026

Fındıkta Aklın Yolu: File Sistemi!
Kaan Özel
[email protected]

Herkesin bildiği gibi bu yıl serbest piyasa şok yaşattı. 340 TL’yi gören fiyatlar hızlı düşüşle 180 TL’nin altına kadar geriledi.

Bu sene fındık fiyatlarının tatmin edici bir seviyede açıklanması pek mümkün görülmüyor. Çünkü geçmiş yılları da göze aldığımızda ücretler yüzde 30 oranında bir artışla açıklanmamıştı. Ayrıca giderek kan kaybetmişti.

Bu sezon için fındık işçisi yevmiyesi 1700 TL açıklandı. Bunun il dışından gelenlere yansıtılacağı ifade edildi.

Yerli çalışan için beklentiler geçen yıllar göz önüne alındığında 2500 TL 3000 TL arası!

Üretici bu maliyetlerin bu fındık fiyatının karşılanmasının mümkün olmadığını dile getirerek en az 300 TL vurgusu yapıyor.

Küçük ölçekli bahçe sahiplerinden Turan Yayla ise yalnızca ot kesimi ve ilaçlamaya 14 bin 500 TL harcadığını belirtti. Beklentisinin en az 350 TL olmasının makul olduğunu söyledi.

Bazı üreticiler, özellikle son yıllarda file sistemine hatta makineleşmeye geçerek fındık maliyetlerini en aza indirme gayretine giriştiler.

MALİYET PROBLEMİNE FİLE SİSTEMİ

Ordu Tarım İl Müdürlüğü tarafından sezon öncesi yapılan açıklamada, üreticilere file alımlarında destek gerçekleştirildiğini duyurdu.

Fındık toplama masraflarında yüzde 70 ila 80 oranında büyük bir tasarruf sağlanması planlanırken sistemin diğer avantajları ise şu şekilde sıralandı:

Eğimli ve düz arazide kullanmak mümkün!

Olgunlaşıp dökülen fındığın doğrudan fileye düşmesi sayesinde ürün randımanında artış yaşanacak.

Toprakla teması kesilen ürünün kuruma süresi hızlanacak.

Dalda olgunlaşan ürünün silkeleme yöntemiyle toplanması sayesinde, ağaçlardaki yeni sürgünler zarar görmeden kolay bir hasat süreci geçirilecek.

Daldaki fındık dalda 1 ay daha uzun süre kaldığından dolayı fazla kurumuş olacak. Bu sebeple eylül ayında kurutmak için güneşe fazla ihtiyaç olmayacak.

Eğim, yokuş, düzlük demeden akıl yürüterek yenilikten kaçınmayan kimselerin bu işe girişmemeleri için neden yok!

Ayrıca edindiğim bilgilere göre filelerin 5-6 yıl dayanma süresi var.

Ulubey’de file sistemine geçen Emine Yurdakul, “Bu sistem ile araba maliyeti yok, dayı başı maliyeti yok, işçi maliyeti yok, aşçı maliyeti yok. 100 kişiyle topladığımız fındığı bu sistemle 10 kişiyle toplamaya çalışacağız. Bu sistemi tüm Karadeniz Bölgesi’ne öneriyorum” dedi.

Makineleşme veya araştırma-geliştirme çalışmalarına bir göz atmak çok pratik ve hesaplı çözümler üretmemize neden olabilir. O yüzden sorgulayıcı ve çözümleyici aklı bilgiyle beslemek maddi-manevi açıdan kazanç getiren bir durumdur.

YUH ARTIK!  KARLIBEL, TURİZM BAHANESİYLE AKYAZI'DA IŞGALCİLERİ SAVUNUYOR! https://www.ordukentgazetesi.com/guncel-siyase...
05/08/2026

YUH ARTIK! KARLIBEL, TURİZM BAHANESİYLE AKYAZI'DA IŞGALCİLERİ SAVUNUYOR! https://www.ordukentgazetesi.com/guncel-siyaset/yuh-artik-karlibel-turizm-bahanesiyle-akyazida-isgalcileri-savunuyor-24391h aracılığıyla

OTSO Başkanı Levent Karlıbel, Akyazı sahilindeki işletmelerin korunmasını isterken kamu arazilerinin işgali, daralan yol, trafik karmaşası ve halkın kıyıya erişimi konusunda bu kafelerin ne alakası olduğu yanıtını bekleyen sorulara cevap versin!
YUH ARTIK! KARLIBEL, TURİZM BAHANESİYLE AKYAZI'DA IŞGALCİLERİ SAVUNUYOR!
Nevzat AKATA – Ordu Kent Gazetesi
Ordu Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı A. Levent Karlıbel, Akyazı sahilinde faaliyet gösteren işletmelerin yaşadığı imar ve ruhsat sorunlarının çözülmesini isteyerek “Turizm bu şehrin geleceğidir” açıklamasında bulundu.

Turizmin Ordu açısından taşıdığı önem tartışılmaz. Ancak “turizmi korumak” adına kamuya ait kıyı alanlarında fiilî olarak faaliyet gösteren işletmelerin mevcut konumlarını kalıcılaştırmak da tartışmasız kabul edilemez.

Çünkü mesele yalnızca işletmelerin geleceği değildir. Mesele aynı zamanda kamu arazilerinin nasıl kullanıldığı, sahilin halka ne ölçüde açık kaldığı, yolun neden daraldığı ve bölgede her geçen gün büyüyen trafik karmaşasının nasıl çözüleceğidir.

ORDU, ŞEHİR İÇİNDEN DENİZE GİRİLEBİLEN BİR KENTTİR

Ordu’nun en önemli özelliklerinden biri, şehir merkezinden denize girilebilmesidir. İnsanlar kilometrelerce yol gitmeden, yaşadıkları kentin içinden Karadeniz’e ulaşabilmektedir. Bu özellik yalnızca turizm açısından değil, kentte yaşayanların yaşam kalitesi bakımından da büyük bir değerdir.

Ordu; daraltılmış caddelere, ecrimisile konu olmuş kamu arazilerindeki yapılaşmaya, sıkışık trafiğe ve plansızlığa mahkûm edilerek şehir içinden denize girilebilen bir kent olma özelliğini kaybetmemelidir.

Kıyı hattı ticari işletmeler arasında sıkışıp kalır, sahile ulaşan yollar daralır ve trafik içinden çıkılmaz hâle gelirse Ordu’nun en değerli şehircilik avantajlarından biri de ortadan kalkacaktır.

Turizmi korumaktan söz edenlerin önce Ordu’nun bu özgün niteliğini koruması gerekir.

ECRİMİSİL, MÜLKİYET HAKKI DEĞİLDİR

Karlıbel’in açıklamasında, işletmelerin bulunduğu arsaların Hazineye ait olduğu ve bu alanların arkadaki taşınmaz sahipleri tarafından ecrimisil yoluyla kullanıldığı belirtiliyor.

Ancak ecrimisil, Hazine taşınmazı üzerinde mülkiyet sağlayan bir tapu veya kira sözleşmesi değildir. Millî Emlak mevzuatında ecrimisil; kamu taşınmazının idarenin izni dışında kullanılması nedeniyle talep edilen bir tazminat olarak tanımlanıyor.

Dolayısıyla yıllarca ecrimisil ödenmiş olması, kamu arazisi üzerinde kendiliğinden kalıcı bir mülkiyet veya kullanım hakkı doğurduğu anlamına gelmez. Millî Emlak – Ecrimisil ve Tahliye⁠

Bu durumda sorulması gereken asıl soru şudur:

Kamu arazileri, üzerlerine işletme yapıldığı için bu işletmelerin kullanımına mı bırakılacaktır; yoksa kamu yararı gözetilerek yeniden mi düzenlenecektir?

İŞLETMELER YOLU DARALTTI, TRAFİK İÇİNDEN ÇIKILMAZ DURUMDA

Akyazı sahilindeki işletmelerin mevcut yerleşimi, kıyı ile özel mülkiyet arasında kalan geçiş alanını önemli ölçüde daraltmış durumda. Özellikle yaz aylarında araç yoğunluğu arttığında bölgede ciddi bir trafik karmaşası yaşanıyor.

Yolun bazı bölümlerinde iki aracın karşılıklı geçişi bile zorlaşıyor. Park edilen araçlar, servis hareketliliği ve işletmelere giriş çıkışlar hem sürücüleri hem de yayaları tehlikeye atıyor.

OTSO Başkanı işletmelerin ekonomik değerinden ve sağladığı istihdamdan söz ediyor. Bunlar elbette önemlidir. Ancak bir ticari faaliyetin kamu ulaşımını, yaya güvenliğini ve sahil kullanımını olumsuz etkilemesi görmezden gelinemez.

Turizm yalnızca masaya oturup yemek yemek veya kafede kahve içmek değildir. İnsanların sahilde yürüyebilmesi, denize girebilmesi, çocuklarıyla güvenli biçimde vakit geçirebilmesi ve kıyıya ücretsiz ulaşabilmesi de turizmin ve kent yaşamının ayrılmaz parçasıdır.

KAFELERLE DENİZE GİRENLER ARASINDA NASIL BİR ZORUNLU BAĞ VAR?

Karlıbel, mevcut işletmelerin ortadan kalkmasının Ordu turizmine büyük zarar vereceğini savunuyor. Ancak şu sorunun açık biçimde yanıtlanması gerekiyor:

Akyazı sahilinde denize giren, yürüyüş yapan veya ailesiyle vakit geçiren yurttaşlarla bu işletmeler arasında nasıl bir zorunlu bağlantı vardır?

Bir işletmenin denizin hemen önünde bulunması turizmin vazgeçilmez şartı değildir. İşletmeler 20–30 metre geriye taşındığında hizmet vermeyi sürdürebilir. Buna karşılık kıyı ve yol hattı halkın kullanımına açılabilir; yol, yaya alanı ve yeşil kuşak yeniden düzenlenebilir.

Kıyı Kanunu da kıyıların herkesin eşit ve serbest kullanımına açık olduğunu, kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetilmesi gerektiğini açıkça belirtiyor. (3621 sayılı Kıyı Kanunu⁠)

İŞLETMELER GERİYE ALINSIN, SAHİL HALKA AÇILSIN

Bölgenin mevcut yapısı dikkate alınarak kapsamlı ve şeffaf bir planlama yapılabilir. Hukuken ve teknik olarak uygun bulunması hâlinde mevcut işletme şeridi; yol genişletme, yaya yolu, bisiklet yolu, yeşil alan ve sahil düzenlemesi amacıyla kullanılabilir.

İşletmeler ise 20–30 metre geride bulunan özel taşınmazlarda; ruhsatlı, güvenli ve imar mevzuatına uygun şekilde yeniden kurulabilir.

Böyle bir çözümle:

Yol genişletilebilir ve trafik rahatlatılabilir.
Yayalar için güvenli geçiş alanları oluşturulabilir.
Şehir merkezinden denize ulaşım kolaylaştırılabilir.
Sahil halkın kullanımına daha açık hâle getirilebilir.
İşletmeler hukuki belirsizlikten kurtarılabilir.
Kamu arazilerindeki fiilî kullanımların kalıcılaştırılması önlenebilir.
Kentin turizm kapasitesi plansız yapılaşma yerine düzenli biçimde geliştirilebilir.
“İHALEYE GİRMEME BEDELİ” İDDİASI AÇIKLANMALI

Karlıbel’in, arsaların satışa çıkarılması hâlinde bazı yatırımcılardan “ihaleye girmeme bedeli” talep edilebileceği yönündeki ifadesi de son derece ağır ve dikkat çekici bir iddiadır.

OTSO Başkanının elinde böyle bir girişime ilişkin somut bilgi veya belge varsa bunu kamuoyuyla ve yetkili makamlarla paylaşması gerekir. Aksi hâlde kamu ihalesine müdahale ihtimalini çağrıştıran üstü kapalı ifadeler, tartışmayı daha da büyütmekten başka bir sonuç doğurmaz.

TURİZMİN GELECEĞİ, KAMU ARAZİSİNİ VE KIYI HAKKINI KORUMAKTAN GEÇER

Ordu’nun turizm tesislerine, nitelikli işletmelere ve yeni yatak kapasitesine ihtiyacı vardır. Fakat turizmi geliştirmek; kamu arazilerindeki fiilî kullanımları olduğu yerde kalıcılaştırmak, daralan yolları ve sahile erişim sorununu görmezden gelmek anlamına gelmemelidir.

Mevcut işletmelerin ekonomik değeri korunabilir. Çalışanların mağdur olması önlenebilir. Ancak bunlar yapılırken halkın kıyı hakkı, trafik güvenliği, kamu mülkiyeti ve Ordu’nun şehir içinden denize girilebilen bir kent olma özelliği ikinci plana atılamaz.

Akyazı sahili birkaç işletmenin değil, bütün Ordu’nundur.

Yetkililerin görevi yalnızca mevcut tesisleri korumak değil; kamu yararını, kent düzenini, sahile erişimi ve hukuku birlikte koruyan bir plan ortaya koymaktır.

Turizm bu şehrin geleceğidir. Ancak o gelecek, kamu arazilerinin fiilî kullanımlarla özel çıkarlara bırakılm

YAZININ TAMAMINI OKUMAK IÇIN AŞAĞIDAKI RESME TIKLAYIN

OTSO Başkanı Levent Karlıbel, Akyazı sahilindeki işletmelerin korunmasını isterken kamu arazilerinin işgali, daralan yol, trafik karmaşası ve halkın kıyıya erişimi konusunda bu kafelerin ne alakası olduğu yanıtını bekleyen sorulara cevap versin!

ORDU ÇEVRE YOLU’NUN İKİNCİ ETABINDA ÇALIŞMALAR YENİDEN BAŞLADI https://www.ordukentgazetesi.com/guncel-siyaset/ordu-cevr...
05/08/2026

ORDU ÇEVRE YOLU’NUN İKİNCİ ETABINDA ÇALIŞMALAR YENİDEN BAŞLADI
https://www.ordukentgazetesi.com/guncel-siyaset/ordu-cevre-yolunun-ikinci-etabinda-calismalar-yeniden-basladi-24388h aracılığıyla

Ordu Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamada, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve yüklenici firma yetkilileriyle gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından saha çalışmalarının hız kazandığı belirtildi.

TÜNEL, VİYADÜK VE KAVŞAKLARDA ÇALIŞMA YÜRÜTÜLÜYOR

Nurol, Özka, YDA ve Yüksel ortaklığı tarafından yapımı üstlenilen projede; tünel, viyadük, toprak işleri, sanat yapıları ve kavşaklardaki çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Toplam 10,5 kilometre uzunluğundaki ikinci etapta, toplam uzunluğu 3 bin 200 metreyi bulan tüneller ile 1.800 metrelik Melet Viyadüğü yer alıyor.

İkinci etabın, planlanan çalışma takvimi doğrultusunda 20 ayda tamamlanması hedefleniyor. Her iki etabın bitirilmesiyle Ordu Çevre Yolu’nun toplam uzunluğu 21,4 kilometreye ulaşacak.

DEVAMI İÇİN LİNKE TIKLAYINIZ

Toplam 10,5 kilometre uzunluğundaki ikinci etapta, toplam uzunluğu 3 bin 200 metreyi bulan tüneller ile 1.800 metrelik Melet Viyadüğü yer alıyor.İkinci etabın, planlanan çalışma takvimi doğrultusunda 20 ayda tamamlanması hedefleniyor. Her iki etabın bit

Address

Ordu

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Ordu Kent Gazetesi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Ordu Kent Gazetesi:

Shortcuts

Share