04/07/2026
Ordu Ticaret ve Sanayi Odası (OTSO) Başkanı Adil Levent Karlıbel, Ordu'nun nazım imar planlarının üçüncü kez mahkeme tarafından iptal edilmesini sert sözlerle değerlendirdi. Hem şehir plancısı hem de inşaat sektörünün temsilcisi olarak konuşan Karlıbel, yaşanan süreci "beceriksizlik" olarak nitelendirirken, planlama süreçlerinde şeffaflığın ortadan kalktığını, sektörün büyük zarar gördüğünü ve kent ekonomisinin ağır bir bedel ödeyeceğini söyledi.
Ordu Ticaret ve Sanayi Odası (OTSO) Başkanı Karlıbel'in "Alengirli işler yapılıyor mu? Yapılıyor. Şahit miyiz? Şahidiz" sözleri toplantının en dikkat çeken açıklamaları arasında yer aldı.
"HAYATIMDA BU KADAR BECERİKSİZLİK GÖRMEDİM"
Saadet Partisi Altınordu İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen "Sohbetin Saadeti: Şehir ve Ekonomi" programında konuşan OTSO Başkanı Adil Levent Karlıbel, Ordu'nun yıllardır tartışılan imar planlarıyla ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Kendisinin hem şehir plancısı hem de Müteahhitler Derneği üyesi olduğunu hatırlatan Karlıbel, üç kez yargıdan dönen planların teknik açıdan savunulabilir bir tarafının kalmadığını belirtti.
"Meslek hayatım boyunca çok sayıda plan gördüm ama hayatımda bu kadar beceriksizliğe rastlamadım" diyen Karlıbel, planların iptal edilmesinin temel nedeninin planlama ilkelerine uyulmaması olduğunu savundu.
"ÜÇ KEZ İPTAL EDİLEN PLANDA SORUNU BAŞKA YERDE ARAMAYIN"
Mahkemelerin planları keyfi şekilde iptal etmediğini vurgulayan Karlıbel, şehir planlamasının belirli teknik kuralları olduğunu ifade etti.
"Bir plan bir kez iptal edilir, eksikleri düzeltilir. Ama aynı plan üç kez yargıdan dönüyorsa burada oturup sorunun nerede olduğunu sorgulamak gerekir" diyen Karlıbel, planlama süreçlerinin bilimsel verilere dayanması gerektiğini söyledi.
"ÜÇ KEZ YAPILDIYSA EŞEKLİK SENDE"
Karlıbel, şöyle konuştu: Plan bir kere iptal edilmedi ki. Üç kere iptal edildi. Üç kere iptali yapıldıysa eşeklik sende yani. Kusura bakmasın kimse ama mağdur biziz. Mağdur Ordu'dur.
Yeşil alanlar, sosyal donatı alanları, ulaşım altyapısı ve nüfus yoğunluğu gibi kriterlerin mahkeme kararlarında öne çıktığını belirten Karlıbel, teknik raporların dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
"EN BÜYÜK MAĞDUR ALTINORDU VE İNŞAAT SEKTÖRÜ"
İmar planlarının iptal edilmesinin yalnızca bürokratik bir sorun olmadığını söyleyen Karlıbel, bunun doğrudan ekonomik sonuçları bulunduğunu dile getirdi.
Altınordu Belediyesi'nin yüz milyonlarca liralık gelir kaybıyla karşı karşıya kalacağını belirten Karlıbel, en büyük zararı ise mimarlar, mühendisler, müteahhitler ve yatırımcıların yaşayacağını söyledi.
Ordu’da inşaat sektörünün büyük ölçüde sermaye eksikliği sebebiyle “yap sat” değil "sat-yap" modeliyle çalıştığını belirten Karlıbel, birçok firmanın mevcut projelerden elde ettiği gelirle yeni yatırımlara başladığını, plan iptallerinin ise bu zinciri kırdığını ifade etti.
"İMAR YOKSA TEMİNAT DA YOK"
Karlıbel, yaşanan sürecin finans sektörüne de doğrudan yansıyacağını belirterek önemli bir uyarıda bulundu.
Bankaların kredi verirken imar durumunu dikkate aldığını hatırlatan Karlıbel, "İmarı tartışmalı hale gelen bir mülkü banka teminat olarak kabul etmek istemez. Bu durumda yatırımcı krediye ulaşamaz. Krediye ulaşamayan yatırımcı da yeni projeye başlayamaz" dedi.
Bu durumun şehir ekonomisinde ciddi bir daralmaya yol açabileceğini savunan Karlıbel, sektörün önümüzdeki aylarda zor bir dönemle karşı karşıya kalabileceğini söyledi.
"PLANLAR KAPALI KAPILAR ARDINDA YAPILAMAZ"
Şehir planlarının hazırlanma sürecinde şeffaflığın önemine dikkat çeken Karlıbel, planlama çalışmalarının toplumun tüm kesimlerine açık yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
"Şehir planları kapalı kapılar arkasında hazırlanamaz. Herkesin eşit şekilde bilgi alabildiği, görüş sunabildiği bir süreç işletilmelidir" diyen Karlıbel, kentin hafızasına sahip olan deneyimli şehir plancılarının, mimarların ve teknik insanların görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
"ALENGİRLİ İŞLER YAPILIYOR MU? EVET, ŞAHİDİZ"
Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde ise imar süreçlerine ilişkin çarpıcı ifadeler kullanan Karlıbel, kişilere göre farklı uygulamalar yapılmasının şehir planlamasını çıkmaza sürüklediğini savundu.
Ordu'nun küçük bir şehir olduğunu ve herkesin yaşananları gördüğünü belirten Karlıbel, "Birilerine ayrıcalık tanınan, kişiye özel düzenlemeler yapılan bir planlama anlayışıyla bu işlerin içinden çıkılamaz. Alengirli işler yapılıyor mu? Yapılıyor. Şahit miyiz? Şahidiz. Kimse bunu inkâr etmeye çalışmasın. Burada kaybeden belli bir kesim değil, bütün şehir oluyor" dedi.
“ORDU’DA ALENGİRLİ İŞLERİN OLMAMASI GEREKİR”
Karlıbel şöyle konuştu: İfade ettiğim gibi gayriresmî işler olmadan plan yapılmalı. Yani, "Abi ben seninkini biraz daha imara açayım, sonra biz seninle bir görüşürüz." İşte, "Ya Ali abi, senin de arsan varmış. Şimdi seninkinin bir buçuk emsali söyle yapalım böyle yapalım... Bu pazarlıklara girildikten sonra buradan çıkılmaz. Ordu çok küçük bir yer. Herkesin birbiriyle ilişkisi var. Akraba, eş, dost... Birine yaptığınızı öbürü duyuyor zaten. Onun için bu büyükşehirde de olur denilebilir. Bizde olmaz, olmaması gerekir. Yapanın da ayıbıdır. Ha, yapılıyor mu? Yapılıyor. Şahit miyiz? Şahidiz. Kimse evirip çevirmesin, bizi de rahat bıraksınlar. Şehrimize yazık yani. Tek kelimeyle yazık. Ben, bir meslek adamı olarak, şu yaşananlardan utanıyorum. Çünkü hayatımda böyle bir şey görmedim.
"KAYBEDEN ORDU OLUYOR"
Ordu'nun geleceğinin sağlıklı bir şehirleşme anlayışıyla şekillenmesi gerektiğini vurgulayan Karlıbel, yaşanan süreçlerden dolayı üzüntü duyduğunu belirtti.
Şehrin artık yeni bir planlama anlayışına ihtiyaç duyduğunu ifade eden Karlıbel, teknik kriterlerin esas alındığı, şeffaf, katılımcı ve hukuka uygun bir imar süreci oluşturulmadığı takdirde benzer sorunların tekrar yaşanacağını söyledi. Karlıbel, "Bugün yaşananların bedelini sadece sektör değil, tüm Ordu ödüyor. Şehrimize yazık oluyor" sözleriyle konuşmasını tamamladı