Mervenin Kitaplığı

Mervenin Kitaplığı Bir Şans Daha? Kitabının yazarı / onedio köşe yazarı

Karlara kışlara hazır değiliz ✖️
13/09/2026

Karlara kışlara hazır değiliz ✖️

Ela tora
12/09/2026

Ela tora

Dünyanın yarısını yöneten Antonius’un asıl sorunu Kleopatra’ya âşık olması değil, onun yanındayken kendisinin hangi hâli...
12/09/2026

Dünyanın yarısını yöneten Antonius’un asıl sorunu Kleopatra’ya âşık olması değil, onun yanındayken kendisinin hangi hâline âşık olduğuna karar verememesidir. Roma’da kudretli bir komutan, İskenderiye’de arzularına teslim olmuş bir adam, Kleopatra’nın gözlerinde ise olduğundan daha büyük bir efsanedir. Shakespeare’ın Antonius ve Kleopatrası bu yüzden bir aşk hikâyesinden çok, iki insanın birbirinin egosunda imparatorluk kurma girişimidir. Üstelik karşımızda Romeo ile Juliet’in genç ve masrafsız aşkı yok. Eski eşler, siyasi evlilikler, ordular, savaşlar, ihanetler ve iki kıtaya ancak sığan egolar var. Yani yetişkin aşkı, yanında bütün vergileriyle birlikte geliyor. Kleopatra ise yüzyıllardır anlatıldığı gibi bir erkeği güzelliğiyle felakete sürükleyen baştan çıkarıcı kadın değil. Zeki, değişken, teatral, acımasız, kırılgan ve ne zaman hangisi olması gerektiğini gayet iyi bilen bir hükümdar. Antonius’u severken yönetiyor, yönetirken sınıyor, sınarken de biraz çıldırtıyor. Zaten bazı ilişkilerde sevgi dili çiçek almak değil, karşı tarafın ruh sağlığını küçük deneylere tabi tutmaktır. Octavius ise oyunun en sıkıcı ama en başarılı adamı. Hissetmiyor, hesaplıyor. Âşık olmuyor, strateji kuruyor. Bu yüzden savaşı o kazanıyor ama hikâyeyi kazanamıyor. Çünkü finalde Kleopatra, Roma sokaklarında bir savaş ganimeti gibi sergilenmek yerine tacını takıp kendi ölümünü sahneliyor. Bedenini kaybediyor ama kendisini anlatma hakkını düşmanına bırakmıyor. Savaşı Octavius, son sözü Kleopatra kazanıyor. Shakespeare da bize onların gerçekten birbirlerini mi, yoksa birbirlerinin gözünde dönüştükleri ihtişamlı kişileri mi sevdiklerini söylemiyor. Belki de büyük aşk dediğimiz şeyin biraz sevgi, biraz hayranlık, biraz da iki kişinin ortaklaşa yazdığı görkemli bir yalan olduğunu söylüyor. Antonius ve Kleopatra insanı kurtaran bir aşkı değil, insanı mahvederken bile ona sıradan ölme hakkı tanımayan bir aşkı anlatıyor.

🏰 🌊
11/09/2026

🏰 🌊

Ölmek üzere olan zengin bir adam geçmişini temize çekmek için günah çıkarmaya karar verirse bir rahibe değil, yazara iht...
08/09/2026

Ölmek üzere olan zengin bir adam geçmişini temize çekmek için günah çıkarmaya karar verirse bir rahibe değil, yazara ihtiyaç duyar. Çünkü rahip sizi ancak affedebilir, yazar ise rezilliklerinizi edebiyata çevirip ölümsüzleştirebilir. Tullio Forgiarini’nin Eşsiz Céruse romanında, öğrencileriyle çıktığı bir gezide yaşanan olayın ardından öğretmenlikten uzaklaştırılan Saturnino Bianchi, başkalarının hayatlarını yazan bir hayalet yazara dönüşür. Yeni müşterisi, kanserden ölmek üzere olan ve serveti kadar korkunç geçmişiyle de çevresindekilerin ödünü koparan Céruse’tur. Yaşlı adam ondan sıradan bir başarı hikâyesi değil, suçlarının ve aile sırlarının eksiksiz biçimde yer aldığı bir hayat hikâyesi ister. Üstelik bunları pişmanlıkla değil, kötülüğünü kişisel markası gibi sergileyerek anlatır. Fakat bazı sırların yayımlanmasını istemeyenler vardır ve Nino çok geçmeden bu biyografinin telif ücretine hastane masraflarının da dâhil olabileceğini anlar. Roman, yazılanlarla yaşananlar arasında gidip gelirken zamanlar, anlatıcılar ve gerçeklikle kurgu birbirine karışır. Başlangıçta anlaşılır görünen kara roman, giderek David Lynch’in elinden çıkmış zehirli bir bilinç labirentine dönüşür. Kitabın adı da süs olsun diye seçilmemiştir. Céruse, eskiden yüzleri ve duvarları beyazlatmak için kullanılan, kurşun içerdiği için insanı ağır ağır zehirleyen beyaz bir pigmenttir. Saturnino adı ise Fransızcada kurşun zehirlenmesi anlamına gelen saturnisme kelimesini çağrıştırır. Forgiarini böylece daha hikâye başlamadan romanın mekanizmasını kurar. Dışarıdan beyaz, içeriden zehirli. Céruse’un Nino’nun kahvesine kattığı beyaz tozla birlikte bu çağrışım edebî bir numara olmaktan çıkar ve hikâyenin bünyesine karışır. Eşsiz Céruse yalnızca bir suç romanı değil, bir yazarın gerçeği kayda mı geçirdiğini yoksa yeniden mi ürettiğini ve anlatılan kötülüğün itiraf mı yoksa iyi hazırlanmış bir reklam kampanyası mı olduğunu kurcalayan psikolojik ve tekinsiz bir roman. Buradaki asıl soru katilin kim olduğu değil. Hangisinin gerçekten yaşandığı, hangisinin yazıldığı ve insan zihninin dayanamadığı bir travmayı hatırlarken ne kadarını yeniden icat ettiğidir.

That ‘80s Show 🪩
07/09/2026

That ‘80s Show 🪩

1 aylık plan yapmışız 3 gün yetmedi tabii
02/09/2026

1 aylık plan yapmışız 3 gün yetmedi tabii

🍇
30/08/2026

🍇

🪟
30/08/2026

🪟

Bir kış sabahı, İngiltere’nin sessiz bir kır yolunda bir araba bulundu. Ön kapısı açıktı, farları hâlâ yanıyordu. İçinde...
28/08/2026

Bir kış sabahı, İngiltere’nin sessiz bir kır yolunda bir araba bulundu. Ön kapısı açıktı, farları hâlâ yanıyordu. İçinde bir kürk manto, bir valiz ve sürücünün ehliyeti duruyordu. Araba, derin bir tebeşir ocağının tam kenarında, sanki son anda durmuş gibiydi.
Ama sürücü ortada yoktu.
Bu, ucuz bir polisiye romanının ilk sahnesi gibi geliyor, değil mi? Ama değil. Gerçekten oldu. Ve o arabanın sahibi, dünyanın gelmiş geçmiş en çok satan roman yazarıydı.

Yazının tamamı Onedio’da ♥️

https://onedio.com/haber/agatha-christie-binlerce-cinayeti-cozdu-ama-tek-bir-gizemi-asla-aciklamadi-kendisini-1377665?utm_source=share&utm_medium=iOS

Address

Suadiye

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Mervenin Kitaplığı posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share