
09/07/2025
Tarihte Zeytun
'1915 YILI ARŞİV BELGELERİYLE ERMENİ FAALİYETLERİ'
- Zeytun’un Beşanlı köyünden Topalak oğlu Mehmet’i öldürmek telgraf hatlarını kesmek; Kertmen köyünden Mehmet oğlu Gökçe Ali’yi esir ederek Tekke’ye götürüp hapsetmek ile Suçlananlar konuşturulduğunda;
Bunlardan Kaluclar köyünden, 35 yaşında, çiftçi, Kazor veled Ağya Begam oğlu sorgusunda;
"Zeytun’dan köylerine giderken Kaymakampınarı’na vardıklarında orada arkalarından bir genç Müslüman çocuğunun eşekle geldiğini, biraz yoldaşlık ettikten sonra yol bozuk olup hayvan gidemediğinden başka yerden ayrılıp biraz gittikten sonra dört kişi çocuğu yakalayıp çocuğun feryadına koştuklarında, saldırganlar kendilerini de tehdit edip çocuğu kurşunla öldürdüklerini; bunlardan Atmalı oğlu Penos’u tanıyıp diğerlerini tanımadığını, kendileri evlerine gittiklerini ve o zaman hükûmete ihbar etmeyip daha sonra asker gelerek kendilerini çağırdığında gidip gerçeği söylediğini bildirdi." Sorgusundaki ifadesinde, maktul Beşanlı köyünden Topalak oğlu Mehmet olduğunu ve saldırganlar çocuğun önüne çıktığında bunlardan Atmalı oğlu Penos, Mehmet’i k**a ile öldürdüğünü söylemiş olduğundan ne diyeceği sorulduğunda şu andaki ifadesinde ısrarla, k**a ile vurduklarını, iki el de ateş ettiklerini ve kendisinin bir şey yapmadığını söyledi.
- Kaluclar (?) köyünden, 55 yaşında, çiftçi, Serkis veled Hrabet Begam oğlu sorgusunda;
"Zeytun’dan arkadaşı Ağya oğlu Kazor’la çıkıp Kaymakampınarı’na vardıklarında, arkalarından Beşanlı Topalak Mehmet gelip biraz ilerledikten sonra yolları ayrıldığından, kendileri köylerine, Mehmet’in de kendi köyüne gittiğini; 40-50 adım kadar ayrıldığında gözü iyice görmediğinden iki kişi çıkıp Mehmet’i tuttuklarını ve Mehmet “Aman Allah’tan korkunuz.” diye feryat ederek bağırmışsa da dinlemeyip k**a ile yaralayarak öldürdüklerini, saldırganların ateş etmediklerini, kim olduklarını iyice teşhis edemediğini ancak bunlardan birisinin Atmalı oğlu Penos olduğunu, diğerlerini tanımadığını, katilin Penos olduğunu söyledi."
Arkadaşı Kazor’un ifadesi anlatılıp, aradaki tutarsızlık sorulduğunda; hepsi ifadelerinde ısrar ettiler. Hatta Serkis, bu saldırganların olay günü iki Beşanlıyı yakalayarak Tekke’ye götürüp hapsettiklerini köy halkından işittiğini, onları hemen kurtarmak istemişlerse de korkularından kaçtıklarını ve sonra yetkililer tarafından çağrıldığında gerçeği söylediğini açıklayarak suçunu inkâr etti. İlk ifadesi okundu.
ÖZETİ:
Saldırganların Mehmet’i tutup değnekle vurarak “Aman aman” diye feryat ettirerek, bağırmasını da dinlemeyerek öldürdüklerini söylemiş olduğu görülmekle, olaydaki tutarsızlığın nedeni sorulduğunda; korkusundan kaçtığını ve köyüne vardığında Boyam oğlu Avadis, Mehmet’in öldüğünü söylediğini ancak ne şekilde öldürüldüğünü ve katilleri söylemediğini, Avadis’in bugün nerede olduğunu bilmediğini, köylerinin olay yerine 15 dakika veyahut yarım saat mesafede olduğunu ve o zaman yetkililere ihbar etmeyip daha sonra yetkililer tarafından çağrıldıklarında gerçeği söylediğini açıklayarak suçunu inkâr etti.
Bu konudaki davacı, Kertmen köyünden, 60 yaşında, Mehmet oğlu Gökçe Ali’nin ifadesinin özeti;
"Öldürülen Topalak Mehmet’le olay günü Zeytun’a gidip dönüşünde Mehmet’in işi bitip kendisinin de işi bitmediğinden, Mehmet yavaş yavaş gideceğinden, arkasından yetişmesini söyleyerek kendisi de Gül Vans oğlu Hançer ile yoluna devam edip Kaymakampınarı’na geldiklerinde, önlerine altı eşkıya çıkıp, bunlar yalnız kendisine “Dön bakalım, sana bugün yasaktır.” diyerek ve kendisini alıp doğruca bir dereye götürüp orada oturttuklarını; bu sırada Mehmet’ten endişeye düşerek kendisinin isim ve kimliğini araştırdıktan sonra, 20 kadar Hristiyan eşkıyası toplandığını; bunlardan Pirinç Nazret oğlu Serkis ve Yenidünya Ağya’nın oğlu Bayek’i teşhis edip diğerlerini teşhis edemediğini ve bunların telgraf telini kesip orada beklemekte olduklarını bunu da tellerin sarkık ve yerde sürünmekte olduğundan anladığını, bu sırada yoldan iki el ateş edildiğini, ateş edilen yerde daha sonra Mehmet’in cesedinin bulunduğunu; bunlardan Yenidünya oğlu Nişan, kendisine bu olayı birisine söylerse boğazlayacağını söylediğini; orada bulunduğu süre içinde 60 kadar eşkıyanın yanına toplanıp kendisini beraberlerinde Tekke’ye götürdüklerini, o gece Tekke’de kalıp “Bugün kaymakamı paklayacağız, yani öldüreceğiz. Kışlayı alacağız.” Diye konuştuklarını, sabahleyin 100 kadar eşkıya, Zeytun’a gidip bunlardan Yenidünya oğlu Ağya’nın oğlu Bayek’in dönüşünde “Hükûmet Konağı’na gittik. Kaymak**a söyledik. Kışladaki ve hapishanedeki mahpuslarımızı bıraktı. Osmaniye’deki mahpuslara da af gelecektir. Tekke’ye hapsettiğimiz iki jandarmayı da bırakacağız. Haydi sen de işine git.” diye kendisini yollayarak bıraktıklarını, kendisinin elbise ve silahlığını aldıklarını söyledi."
29 Mart 1915 tarihli doktor raporunun özeti:
- Zeytun’un Kaplıca mevkisinde bir kişinin öldürüldüğünün ihbar edilmesi üzerine, olay yerine gidildiğinde; çalılar arasında bir ceset görüldü. Ceset muayene edildiğinde yaklaşık 25 yaşlarında, sağlam vücutlu, orta boylu, boynunun solunda taş kesiği bir yara, sol gözünde k**ayla açılmış bir yara olmak üzere toplam iki adet yaradan başka; üst karın bölgesinde dört tane mermi yarasının olduğu görülmüştür. Ellerinin, vücudunun büyük kısmı yakılmış ve adı geçen kişinin yaklaşık beş altı gün önce, başındaki taş ve gözündeki k**a yarasından öldüğü, öldükten sonra karnının ön kısmına revolverle ateş edildiği ve ardından cesedin yakıldığı, sünnetli ve tıraşlı olması dolayısıyla, bu kişinin Müslüman olduğu anlaşılmıştır.
Jandarma Komutanı ile 3’üncü Alay 1’inci Tabur 1’inci Bölük Komutanı tarafından imzalı, 30 Mart 1915 tarihli ihbar yazısından bu konuya ait fıkranın özeti:
- Bundan sekiz gün önce kışlaya yarım saat mesafede öldürülmüş olarak bulunan ve henüz faili anlaşılamayan olayla ilgili olarak, Beşanlı Topalak oğlu Mehmet’in arkadaşları olduğu ve öldürülme olayından haberdar olan Kaluclar köyünden Begam oğullarından Serkis ve Kazor çağrılarak sorgulandıklarında; maktulün arkadaşları olup yolda giderlerken olay yerine mesafeleri biraz uzak olup Zeytun’un Tekke Mahallesi’nden Atmalı oğlu Penos tarafından öldürüldüğünü gördüklerini ifadelerinde belirttikleri tespit edilmiştir. Okunan evrak ve iddiaya karşı ne diyecekleri, suçlananlardan sorulduğunda bir diyecekleri olmadığını beyan ederek ifadelerinde ısrar ettiler.
KAYNAK:
Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı
1915 Yılı Arşiv Belgeleriyle Ermeni Faaliyetleri
FOTOĞRAF:
1911 yılı Zeytun'daki Osmanlı Devlet Temsilcileri -
Kadı, Askeri Subay
SÜLEYMANLI (Zeytun), Kahramanmaraş