12/08/2026
BİZİM SOKAKLAR.
Hüseyin Emrali yazdı
Özlediğim çok şey var geçen zamanlardan.
"Biz eskiden" diye başlayan cümlelerin
sevdalısıyım adeta...
Lakin,
getiremiyorum özlediğim hiçbir şeyi geri.
Anısı olan yerden geçiyorsundur
orası boştur, ama sen ne çok şey görüyorsundur...
Arada bir çıkıyorum dolaşıyorum mahalle ve sokakları eskilerden eser kalmamış nerde o cıvıl cıvıl sokaklar oyun oynayan çocuklar,kapı önünde oturmuş sohbet eden ablalar,teyzeler.
Akşam üzeri evine giderken yolunu gözlediğimiz aksakallı bastonlu dedeler onlar bize cebinden ufacık kutuyu çıkarıp tek tek şeker dağıtan dedeler nerdesiniz?
Camdan cama birbirlerine seslenen komşular gelin bugün bizde oturalım diyen,soracağı birşey varsa soran teyzeler nerdesiniz?
Bakıyorum evimizin karşısında rahmetli tüfekci Enver Şahin amca o eski ev yok yeni bina var yerinde Enver amca demişken anımı anlatayım.
Bağdan halarla üzümleri getirmişler kara bekmez yapmak için hazırlamışlar evin önüne ocak kurmuş yakmışlar koca bakır kazan üstünde bekmez kaynatıyorlar işler bitince bir tabağa kara bekmezden koydular sıcak sıcak verdi bize somun ekmeği bekmeze bandıra bandıra yedik halâ o tadı bulamıyorum mekanı cennet olsun Enver amcanın. Hanımı yaşar teyzede elimizdeki siğilllere okurdu bir kaçgün sonra siğiller geçerdi.
Oğulları Arif,Ertan ağbeyler Ercan çocuklukdan arkadaşım ve kızı Nurten abla Abdullah Akyol ağbey ile evli.
Ertan ağbey ,ercan kuş beslerlerdi evlerinin altında bir odada o kadar güzel kuşları vardı belli saatlerde dışarı çıkarırlar kuşlar uçar takla atar bizde izlerdik.
Hep hafızamda canlanıyor tek tek sokak ve mahallede kimler geldi kimler geçti.
Şu ev Selahattin Sündüs ,Nurettin Nurhan teyzelerin amcaların eviydi derken diğer tarafa bakıyorum Tavukcu Rıfat amcanın evi hanımı hatice teyzelerin evi rahmetli rıfat amca evine iki ekmek alır bunu eve götür hatice teyzene ver banada bir ekmek parası verirdi harca diye gözü gönlü boldu.
Dönüyorum geriye.
Makbule teyzenin evi çocukları Metin,mustafa yücebaş arkadaşım.
İleri bakıyorum Allahın veli kulu Hüseyin amca evi iki katlı ahşaptan üst katında camlarına artislerin fotoğraflarını yapıştırırdı
Birde kızdığı birini görürse yukardan tükürürdü.
Bir altındaki evde Ciciannenin evi nur yüzlü teyze kuran öğretirdi çok kişide emeği vardır.
Soluma dönüyorum gazyağcı,pamukcu Arif amca bir altındaki evde Suriye halanın evi kızı ülker abla çocukları Oktay,Şevket,Fuat kızının ismi unutmadıysam Nevindi .
Seyit Divitoğlunun iki katlı ahşap evi eşi hayatta.
Evimizin arka sokağında Seyit Erzurumlu hanımı ayşe abla .
Salim Şahin hanımı miyase yenge bir üstündeki evde Hasan şahin Neriman yengenin.
Öğretmen haydar Sarı kimleri yazayım o kadar çoktukki kimseler kalmamış .
Rahmetli Osman Kartal amca fırın yaptırdı sıcak ekmek alırdık veya pide ha birde uzun ekmek yaparlardı açardık ekmeğin arasını çemeni sürer yerdik.
Selahattin ,Melahat Koçaker evlerinin yanında tenekeli pınar vardı Nabi hoca sokak tarafında.
Çömeliyorum bir evin duvarına filim şeridi gibi gözlerimin önünden geçiyor oyunlar oynadığımız arkadaşlarımız ,mahalle savaşları yaptığımız günler nerdesiniz gelin tekrar oynayalım diyorum geçti o günler gelirmi.
Arkadaşlarımdan ve büyüklerimizden ölenler hayli fazla bomboş mahalle ,sokaklarımız
Allahdan geçmişlerimize rahmet diliyorum mekanları cennet olsun.
Boğazım düğümlendi seyrederken
Ah benim Sungurlum
Güzel,şirin memleketim
Anılarım,hatıralarım
Çocukluğum,gençliğim
Dostlarım,ailem
Arkadaşlarım
Toprağında sevdiklerim
Ve bütün hayatım.