EBS Tekirdağ

EBS Tekirdağ Eğitim-Bir-Sen
Tekirdağ Şubesi
Resmi sayfasıdır.

Öğretmen ve öğrencilerimize İyi tatiller.2025-2026 eğitim-öğretim yılı birinci kanaat dönemi sona ermiştir. Bir milyonu ...
16/01/2026

Öğretmen ve öğrencilerimize İyi tatiller.

2025-2026 eğitim-öğretim yılı birinci kanaat dönemi sona ermiştir. Bir milyonu aşkın eğitim çalışanı, süregelen sorunların yanı sıra süreç içerisinde ortaya çıkan yeni sorunlara çözüm bulunmasını, talep ve beklentilerinin karşılık bulmasını istiyor ve bekliyor.
Sözleşmeli öğretmen istihdamının, öğretmen açığının kadrolu istihdam yerine ücretli öğretmenlik gibi insan haklarına ve çalışma ahlakına aykırı yöntemlerle giderilmeye çalışılmasının son bulması, okul yöneticiliğinin ikincil görev olmaktan çıkarılarak kariyer mesleği olarak yürütülmesini sağlayacak adımların atılması, okulların yardımcı personel açığının giderilmesi, bütçe sorununa çözüm bulunması, atama ve yer değiştirme yönetmeliğinin yeniden ele alınarak beklentilerin karşılanmasının önündeki sorunları ıskalayan, kalıcı çözümler getirmeyen eksik taraflarının tamamlanması, ek ders ücretlerinin makul bir seviyeye çıkarılması, norm kadro fazlası öğretmenlerin resen atanmalarının yeni mağduriyetlere ve haksız uygulamalara yol açacağı yönündeki uyarılarımız dikkate alınmadan gerçekleştirilen atamaların ardından, mağduriyet yaşayan üyelerimiz adına açtığımız davalarda uyarılarımızı haklı bulan mahkemelerin verdiği kararlar göz önünde bulundurularak resen atamada kalıcı çözüm bulunması, öğrencilerin sosyal medyayı kullanmaları konusuna bir düzen getirilmesi başta olmak üzere, eğitim çalışanlarının sorunlarının zaman kaybedilmeden çözülmesini temenni ediyoruz.
Daha nitelikli ve verimli bir eğitim hepimizin olmazsa olmazı olmalıdır: Bunun için sorunlu alan bırakılmamalı, cari problemlere ivedilikle çözüm bulunmalıdır.
Öğretmenlerin işlerinden memnuniyeti ya da memnuniyetsizliği, çocuklarımızın, gençlerimizin, milletimizin ve ülkemizin geleceğini ilgilendirmektedir. Onun için yetkililer, eğitim çalışanlarının çalışma şartlarını iyileştirme, sorunlarına kalıcı çözüm üretme, beklentilerini karşılama konusunda çaba sarf etmeli, gayretli, azim ve kararlı olmalıdır.
Eğitim-Bir-Sen olarak, eğitim-öğretim yılı birinci kanaat döneminin sona ermesi vesileyle mevcut sorunları ve çözüm önerilerimizi ilgisinin dikkatine sunuyoruz.

Eğitim çalışanlarının ücretleri iyileştirilmedir
Haklı taleplerimiz görmezden gelinerek verilen hakem kurulu zamlarıyla belirlenen maaş/ücretler, emekli ikramiyeleri, emekli aylıkları piyasa gerçeklerinin altında kalarak enflasyon karşısında erimiş ve eğitim çalışanlarını, kamu görevlilerini süregelen bir geçim sıkıntısına mahkûm etmiştir. Eğitim çalışanlarının maaşlarında/ücretlerinde meydana gelen kayıpları ve enflasyona yenilme tehlikesini giderecek mahiyette iyileştirme yapılmalıdır.

Öğrenci gelişim raporu sadeleştirilmiş bir bildirim mekanizmasına dönüştürülmelidir
Velilere anlaşılır geri bildirim sunamayan, öğretmenleri ağır ve bürokratik yük altında bırakan, öğrencilerin gelişimini net ve ölçülebilir şekilde yansıtmaktan uzak olan Öğrenci Gelişim Raporu uygulaması alanda karşılığı olmayan şekilci bir araçtan ibarettir. Veliler için çözülmesi gereken bir bilmeceye dönüşen öğrenci gelişim raporları bürokratik bir veri girişi olmaktan çıkarılarak sadeleştirilmiş bir bildirim mekanizmasına dönüştürülmelidir.

Öğretmen ihtiyacı kadrolu istihdamla karşılanmalıdır
Eğitimin niteliğinin artırılması, okullar/bölgeler arasındaki nitelik farkının kapatılması konusunda bazı adımların atılması gerekmektedir. Atamalar, ihtiyacı karşılayacak şekilde kadrolu yapılmalı, öğretmen açığı sorunu artık tarih olmalıdır.

Atama ve yer değiştirmede eksikler tamamlanmalıdır
Yeni yayımlanan Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, uygulama ve mahkeme kararı kaynaklı bazı sorunlara çözüm getirse de öğretmenlerin beklentilerinin karşılanmasının önünde var olan sorunları ıskalayan, kalıcı çözümler getirmeyen eksik düzenlemeler de içermektedir. Yönetmeliğin mevcut sorunlara çözüm getirmekten çok yeni sorun alanları ortaya çıkaracağı görülmektedir.

Norm kadro fazlası öğretmenlerin resen atamaları durdurulmalıdır
Kış şartlarında öğretmenlerin ilçeden ilçeye göç etmelerine sebebiyet verecek resen atama işlemleri, mevcut sorunları çözmediği gibi yeni mağduriyetlere de kapı aralamaktadır.
Bakanlık, resen atamaların oluşturduğu sosyal maliyeti ve mağduriyeti görmeli; kış şartlarında öğretmenlerin ilçeler arasında göçmesine, yollara düşmesine, aile bütünlüğünün parçalanmasına seyirci kalmamalıdır.
Kilometrelerce ötedeki okullara ve ilçelere resen atanan öğretmenlerin bu mesafede seyahat etmelerinin hem zaman hem de maliyet bakımından ağır bir yük oluşturacağı, ulaşım süresinin uzunluğu nedeniyle aile hayatının sekteye uğrayacağı ve bu durumun aile birliğini fiilen zedeleyeceği unutulmamalıdır.

Resen atamada engellilere adaletsizlik yapılmamalıdır
Yönetmelik hükmüne rağmen norm kadro ve ihtiyaç fazlası olarak belirlenerek kadroları il/ilçe millî eğitim müdürlüğünde bulunan engelli ve ailesinde engelli birey bulunan öğretmenlerin resen atamadan istisna tutulmaması, hem engelliler arasında bir eşitsizlik hem de engellilere yönelik adaletsizlik oluşturmaktadır.
İl/ilçe millî eğitim müdürlüğünde ihtiyaç fazlası olanların resen atamadan istisna tutulmaması, bakanlığın yeni yayımladığı, daha mürekkebi kurumayan Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğe açıkça aykırıdır. Engelliler ve ailesinde ağır engelli bulunanlar için pozitif ayrımcılık bir tercih değil, anayasal ve yasal bir zorunluluktur.

Yöneticilik ikincil görev olmaktan çıkarılmalıdır
Eğitim yönetimi, kalıcı bir modelin inşa edilememesi sorunundan kurtarılmalıdır. Eğitim kurumu yöneticiliğini düzenleyen yönetmelik on bir defa değişmesine rağmen, hâlâ pek çok sorun varlığını sürdürmektedir. Yöneticiliğe atamanın, görevlendirmenin yazılı sınav puanı ile nesnel kıstaslara dayalı mesleki çaba ve başarı ölçümü üzerinden gerçekleştirileceği bir sistem kurulmalıdır.

Meslek kanunundaki eksiklikler giderilmeli, yönetici kadroların sorunlarına çözüm bulunmalıdır
Öğretmenlik Meslek Kanunu’ndaki eksik kısımlar bir an önce tamamlanmalıdır. Milli eğitim uzmanı, bakanlık müfettişi, il millî eğitim müdürü ve yardımcısı, ilçe millî eğitim müdürü, araştırmacı, şube müdürü, eğitim müfettişi, eğitim müfettiş yardımcısı, şef ve eğitim uzmanı kadrolarında görev yapanlardan aranan hizmet süresini tamamlayanlara da uzman öğretmenlik, başöğretmenlik ünvanına dayalı hakların tanınması için gereken düzenleme yapılmalıdır.

Ek ders ücretleri artırılmalıdır
Ek ders esaslarında ücret dengesizliğine ve mağduriyete neden olan hükümler, uzun bir zaman geçmesine rağmen hâlâ değiştirilmemiştir. Öğretmenlerin branşlarına göre ek ders ücretlerindeki adaletsizlik, okul türlerine göre yöneticilere verilen ve izahı mümkün olmayan ek ders ücreti farklılıkları giderilmeli; mevcut ekonomik şartlar, enflasyonist ortam göz önünde bulundurularak ek ders birim ücreti makul bir seviyeye çıkarılmalıdır.

Yardımcı personel ihtiyacı karşılanmalı, okullara ödenek tahsis edilmelidir
Kendi kullanımına sunulmuş herhangi bir ödeneği olmayan okulların zorunluluk arz eden mal ve hizmet alımlarının ne şekilde karşılanacağı sorunu kalıcı bir şekilde çözülmelidir.
Bunun yolu da her okula münhasır bir ödenek tahsis edilmesinden geçmektedir. Bunun yanı sıra okulların yardımcı personel ihtiyacı da ya doğrudan giderilmeli ya da bunun için kaynak aktarılmalıdır.

Öğrencileri dijital tehlikeden koruyacak tedbirler alınmalıdır
Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte internet, çocukların, gençlerin hayatında vazgeçilmez bir yer edinmeye başlamıştır. Ancak bu dijital dönüşüm, beraberinde ciddi tehlikeleri de getirmektedir. İnternetin bilinçsiz kullanımıyla çocukların, gençlerin fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimleri olumsuz etkilenmekte; bu durum, eğitim ortamlarında olmaması gereken görüntülerin, ciddiyetten uzak hadiselerin, disiplinsizliklerin yaşanmasına, öğretmeni aşağılayıcı, onur kırıcı, şiddete varan olayların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bakanlık, bu konuda gereken çalışmaları yapmalı, çocukları, öğrencileri dijital tehlikelerden koruyacak tedbirleri almalıdır.

Boykota devam edilmelidir
İsrail’in Gazze ve Filistin’in diğer bölgelerinde gerçekleştirdiği soykırım, katliam, zulüm, insan hakları ihlalleri ve diğer insanlık dışı uygulamalara karşı sessiz kalmamak vicdani bir sorumluluktur. İsrail ekonomisine katkı sağlamak, işgal ve zulmün devamına katkıda bulunmak anlamına gelmektedir. Kantinlerde İsrail menşeli veya İsrail’in Filistin’de yaptığı katliamlara destek açıklamasında bulunan bütün ürünlerin satışı yasaklanmalıdır.

Değerli kamu görevlileri, Kıymetli Basın MensuplarıHepinizi saygıyla selamlıyorum.Basın açıklamamıza hoş geldiniz.  Malu...
15/01/2026

Değerli kamu görevlileri,

Kıymetli Basın Mensupları

Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Basın açıklamamıza hoş geldiniz.



Malumunuz bugün 2026 yılının memurlar için ilk maaş günü.



Bugün kamu görevlileri olarak, Memur-Sen ailesi olarak;

“Ücrette Dengesizlik, Gelirde Adaletsizlik, Kamuda Huzursuzluk Bitsin” diye Türkiye’nin 81 ilinde meydanlardayız.



Kamu İşvereni ve hakem; 7. ve 8. Dönem Toplu Sözleşmelerde memurlara reva gördüğü zam rakamlarıyla sadece memuru enflasyona ezdirmekle kalmadı aynı zamanda kamu personeli arasındaki ücret dengesini de tamamen bozdu.



Aynı ücret çarpıklığı 2023 yılında da yaşandı. Ancak Sayın Cumhurbaşkanımız, o dönemde bu çarpıklığı gördü ve gereğini yaptı. En düşük memur maaşını en düşük işçi maaşının üzerine çıkardı.



Şimdi sistem tekrar alt-üst oldu, emeğimiz, memuriyet için okuduğumuz okullar, girdiğimiz sınavlar, döktüğümüz akıl teri yok sayıldı.

Kamuda iş barışı ve huzurumuz bozuldu, memurlar olarak şevkimiz kırıldı.



Aynı odada birlikte çalıştığımız, farklı statüde olan mesai arkadaşlarımızla aramızdaki uçurumu kapatmak yerine Maliye Bakanlığı, Kamu İşvereni ve “Kamu İşveren Hakem Heyeti”; gösterdikleri tutum ve verdikleri kararla adaletsizliği derinleştirmeyi tercih ettiler.



Ücretlerdeki dengesizlik ve gelirdeki adaletsizlik artık görmezden gelinemez bir noktaya geldi.

Bu aşamadan sonra kamuda yaşanan huzursuzluğu artık kimse “görmedim, duymadım, bilmiyorum” diyemez.



Bu çarpıklık derhal ve kalıcı olarak düzeltilmeli, kamuda iş barışı ve huzuru yeniden tesis edilmelidir.

Bu yap-boz sisteminden artık vazgeçilmeli, 2 yılda bir sistemi bozan anlayıştan dönülmelidir.



Biz Memur-Sen olarak;

“Kamudaki bu çarpıklık, parçacı düzenlemelerle değil ancak bütüncül bir düzenlemeyle mümkündür,” diyoruz.

“Belirli kesimleri kapsayan, kamu görevlilerinin bütününün sesini duymayan ve beklentisini karşılamayan tekil düzenlemeler ancak çarpıklığı derinleştirir, hoşnutsuzluğu büyütür,” diyoruz.

“Memuru ezerek enflasyonla mücadele yürütülemez,” diyoruz.

Sebebi olmadığımız enflasyonun faturasını sabit gelirliler olarak bizlere çıkarılmasını asla kabul etmiyoruz.

Maliye Bakanlığı bu adaletsiz anlayıştan, enflasyonla mücadelede sürdürülen bu çarpık yöntemden vazgeçmelidir.

Adil paylaşım anlayışıyla hareket edilmeli, emeğin hakkı tastamam verilmelidir.



Bunun için hem Kamu Personel sisteminde hem de sendika yasamızda köklü değişiklikler, reformlar yapılmalıdır.

Ülkemizde birçok alanda reform yapıldığı halde,

Kamu personel sistemimizde günü kurtarmaya yönelik, bütünlüklü bakıştan yoksun düzenlemeler yapılmasının,

Sistemi daha da içinden çıkılamaz hale getirmekten başka bir işe yaramadığı görülmelidir.

Memur-Sen olarak artık ülkemizin gücünü yansıtan, Türkiye Yüzyılına yakışır bir personel reformu istiyoruz.



Kariyer basamaklarının düzeltildiği, güvencenin arttığı, ücret skalasının görev, unvan, sorumluluk merkezli yapılandırıldığı, farklı statüler arasındaki ücret dengesizliğinin giderildiği, görev aylığıyla emekli aylığı arasındaki uçurumun kapatıldığı bir kamu personel reformu “ŞİMDİ DEĞİLSE NE ZAMAN” diyoruz.



Artık bahaneleri değil gerçekleri konuşmak istiyoruz.



Hükümetten personel sisteminde reform yapmasını, bu yılın memurların yılı olmasını bekliyoruz.



Değerli kardeşlerim,

Kıymetli basın mensupları,



4688 sayılı Kanun 8. Dönem Toplu Sözleşme ile artık ömrünü tamamlamıştır.

4688 sayılı sendika yasası topyekun değiştirilmelidir.

Bizler kamu görevlileri olarak, mali ve sosyal haklarımızı belirleyen mevcut toplu sözleşme sistemi ve Hakem Kuruluyla BURAYA KADAR diyoruz.



Sadece maliye politikalarının belirleyici olduğu bir toplu sözleşme masası istemiyoruz.

Piyasa gerçeğini sorgulamaya bile cesareti olmayan Hakem Kuruluyla geleceğimizin belirlenmesini istemiyoruz.



4 milyondan fazla kamu görevlisinin, 2,5 milyondan fazla memur emeklisinin mali ve sosyal hakları, toplamda 1 aylık kısa bir süreye sıkıştırılıp oldubittiye getirilsin istemiyoruz.



Bu yüzden 7. Dönem Toplu Sözleşme’de hüküm altına alınan “yasanın yeniden düzenlenmesi için gerekli çalışmaların yapılması” kararının uygulanmasını istiyoruz.



Örgütlenme özgürlüğünden grev hakkına, dayanışma aidatından toplu sözleşme sistemine, hakem kurulundan sendikal güvencelere değin yepyeni bir sendika yasası için herkes elini taşın altına koymalı,

Bu noktada kamu görevlilerinin sesi duyulmalı, beklentisi görülmeli, gereği yapılmalıdır.

Altına imza attığımız ILO sözleşmeleri başta olmak üzere uluslararası sözleşmelerin gerektirdiği düzenlemeler iç hukukumuzda daha fazla gecikmeksizin gerçekleştirilmeli,

Adil bir pazarlık zeminine kavuşmak için evrensel sendikal hak ve özgürlükler benimsemeli,

ILO normlarında bir sendika yasası artık gecikmeksizin hayata geçirilmelidir.



Malumunuz olduğu üzere;

7. Dönem toplu sözleşmede beklenen enflasyon bile memura layık görülmemişti.

8. Dönem Toplu Sözleşmede ise kayıplarımızın tazmin edilmesini beklerken; işveren tarafı adaletsizlikte ısrar etti,

Hakem de bu adaletsizliği toplu sözleşme hükmü haline getirdi.



Biz kamu görevlileri olarak, 81 ilde meydanlardan hükümete sesleniyoruz:

Bu gidişata dur demenin, bu hatadan dönmenin, bu çarpıklığı düzeltmenin, gelirde adaleti sağlamanın sorumluluğu omuzlarınızdadır.



Aksi takdirde, bu çarpıklıkla geçen her gün kamu görevlileri için eziyet, kamu hizmet kalitesi için verimsizlik demek olacaktır.



Ücretlerde dengesizliğin bitirilmesi, kamudaki huzurun sağlanması ancak emekliliğe yansıyacak şekilde bir Refah Payı verilmesiyle mümkündür.

Bunun ötelenmesi sadece zaman kaybı değil, telafisi imkânsız sorunlara yol açmak, aynı zamanda sosyal maliyeti büyütmektir.



Biz kamu görevlileri olarak,

İmtiyaz değil, alın terimizin hakkını istiyoruz.

Ayrıcalık değil, kamuda adalet istiyoruz.

İşyerlerinde huzur istiyoruz, çalışma barışı geri gelsin istiyoruz.

Biz hakkımızdan gayrısını istemiyoruz; memuru işçisiyle kamuda çalışan herkesin hakkını tastamam almasını istiyoruz.



Katılımlarınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.



Yaşasın Hak, Yaşasın Emek, Yaşasın Adalet, Yaşasın Mücadele…

15/01/2026

Peygamber Efendimizin makamı âlâya ulaştığı bu kutlu gecenin İslam ve insanlık alemi için huzur ve refaha vesile olmasını diliyoruz.

Miraç Gecemiz Mübarek Olsun

15/01/2026
15/01/2026

ENGELLİ ÖĞRETMENLER MAĞDUR EDİLMESİN

Millî Eğitim Bakanlığı tarafından “İhtiyaç ve Norm Kadro Fazlası Öğretmenlerin Yer Değiştirme Başvurusu”na ilişkin duyuruda, engelli öğretmenler ile engelli yakını bulunan öğretmenleri resen atama kapsamına dahil ederek mağduriyet oluşturacak bir hükme yer verilmiştir.

Eğitim-Bir-Sen olarak, yürürlükteki mevzuata aykırılık taşıyan ve engelli veya engelli yakını bulunan öğretmenleri mağdur edecek bu düzenlemeden vazgeçilmesi çağrısında bulunuyoruz.

Açıklamamızı okumak için:
https://www.ebs.org.tr/haber/engelli-ogretmenler-magdur-edilmesin/36622

15/01/2026
10/01/2026

Zor koşullara rağmen hakikatin izini süren, kamuoyunun doğru ve güvenilir bilgiye ulaşması için fedakarca görev yapan tüm basın emekçilerinin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyoruz.

Toplumların hafızasını oluşturup diri tutan, adaletin ve vicdanın sesi olmak sorumluluğunu büyük bir özveriyle üstlenen basın mensupları haber alma ve ifade özgürlüğünün teminatıdır.

Gazze başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde gerçekleri dünya kamuoyuna duyurdukları için hedef alınan gazetecilerin var olduğunu hatırlıyor ve hatırlatıyoruz.

İfade hakkının kullanımı ve haber alma özgürlüğü konusunda öncülük iddiasında bulunan batılı ülkelerin Gazze’de yaşanan soykırım ve bu soykırımı dünyaya duyuran gazetecilere karşı işlenen suçlar karşısındaki suskunlukları gerçek yüzlerini de ortaya sermiştir.

Eğitim-Bir-Sen olarak, hakikati ortaya çıkarmak için çalışan, zulme karşı susmayan tüm gazetecileri selamlıyor, görevleri başında hayatını kaybeden basın mensuplarını saygıyla anıyoruz.

https://ebs.org.tr/haber/mesleki-ve-toplumsal-duyarlilikla-calisan-gazetecilerin-gununu-tebrik-ediyoruz/36612

10/01/2026

EMEKLİ YARDIMINI ÖDEMEYEN İLKSAN’A YARGIDAN “DUR” KARARI

Eğitim-Bir-Sen olarak, bir üniversitede öğretim görevlisi olması nedeniyle Millî Eğitim Bakanlığı ile ilişiği kesilen, ancak daha önce 10 yıldan fazla aidat ödemesi bulunan üyemiz adına açtığımız davada mahkeme, emeklilik yardımı ödemeyen İLKSAN’ın hukuka aykırı davrandığına hükmetti.

Ankara 15. İdare Mahkemesi, Yönetmelikte öngörülen 10 yıllık aidat süresinin doldurulmasının emeklilik yardımından yararlanmak için yeterli olduğunu belirterek, emekli olunması halinde son ödenen aidat miktarı ölçü alınmak suretiyle üyeye ödeme yapılmasının eşitlik ilkesi ve hakkaniyet kuralları gereği olduğuna karar verdi.

Haberimizi okumak için: https://www.ebs.org.tr/haber/emekli-yardimini-odemeyen-ilksana-yargi-dur-dedi/36609

Address

Tekirdag
59100

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when EBS Tekirdağ posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to EBS Tekirdağ:

Share