29/07/2026
Bu değerlendirmeyi yapma gereği duymamın nedeni, 21 Mayıs tarihinden bu yana beni arayan, soran, görüş almak isteyen dostlarımın, yol arkadaşlarımın ve hakkımda yapılan çeşitli haberlerin oluşturduğu bilgi kirliliğine karşı düşüncelerimi doğrudan ifade etme isteğimdir. Aynı zamanda bu satırlar, yıllarca birlikte mücadele ettiğim ve aynı idealleri paylaştığım yol arkadaşlarıma bir bilgi ve cevap niteliği de taşımaktadır.
Son günlerde CHP'de yaşanan istifaları, ayrılıkları ve yeni siyasi oluşumları büyük bir üzüntüyle takip ediyorum.
Üç kuşaktır Cumhuriyet Halk Partisi'ne gönül vermiş bir ailenin evladı olarak, gençlik kollarından başlayıp partimin çeşitli kademelerinde görev almış, meclis üyeliğinden ilçe başkanlığına, belediye başkan aday adaylığına kadar farklı sorumluluklar üstlenmiş biri olarak bugün yaşananları yalnızca siyasi bir gelişme olarak göremiyorum.
Çünkü bazı kurumlar vardır; onlar sadece bir siyasi parti değildir. İçinde emek vardır, anılar vardır, dostluklar vardır, mücadele vardır. CHP benim için de böyle bir yerdir.
Yaklaşık üç yıl önce ben de partimden istifa ettim. Ancak bugün yaşananları değerlendirirken bunu özellikle belirtmek isterim ki; o gün verdiğim karar bir öfkenin, kırgınlığın ya da kişisel hesaplaşmanın sonucu değildi. Vicdanımın ve inandığım doğruların gereği olarak aldığım bireysel bir karardı.
Fakat istifa ederken köprüleri yakmadım. Dün birlikte yol yürüdüğüm insanlara düşman olmadım. Verdiğim emeği de, birlikte mücadele ettiğimiz yılları da yok saymadım. Çünkü siyaset gelip geçicidir; dostluklar, hatıralar ve ülkeye hizmet etme sorumluluğu ise kalıcıdır.
Ayrıca şunu da samimiyetle ifade etmek isterim; bugün partide kalmayı tercih edenlere de, farklı bir siyasi oluşum içerisinde yoluna devam etme kararı alanlara da saygı duyuyorum. Herkes kendi vicdanı, kendi doğruları ve kendi siyasi değerlendirmeleri doğrultusunda karar veriyor. Hiç kimsenin yıllarca verdiği emeği, sırf farklı bir tercih yaptığı için yok sayamayız. Aynı şekilde partide kalarak mücadele etmeyi seçenlerin de bu kararlarına saygı göstermek gerekir.
Çünkü hepimiz farklı düşünsek de bu ülkenin daha iyi bir geleceğe ulaşmasını istiyoruz.
Yöntemlerimiz farklı olabilir, yollarımız
ayrılabilir; ancak niyetlerimizin büyük ölçüde ortak olduğuna inanıyorum. Bu nedenle ayrılanlara da kalanlara da kırgınlıkla değil, anlayışla bakılması gerektiğini düşünüyorum. Herkes için hayırlı olmasını, alınan kararların ülkemize, demokrasimize ve siyasi hayatımıza olumlu katkılar sunmasını diliyorum.
Bu nedenle bugün yıllarını aynı davaya vermiş insanların birbirlerinden uzaklaştığını görmek, sosyal medya paylaşımlarıyla istifaların duyurulmasına şahit olmak ve karşılıklı kırgınlıkların büyümesini izlemek beni derinden üzüyor. Çünkü ayrılmak bazen mümkündür, hatta gerekli olabilir. Ama geride kırılmış gönüller, kapanmış kapılar ve yakılmış köprüler bırakmak kimseye fayda sağlamaz.
Elbette her insanın, her partilinin farklı düşünceleri olabilir. Eleştiriler de olacaktır, itirazlar da olacaktır. Demokrasi bunu gerektirir. Ancak bazen haklı olmaktan daha önemli olan şey, birbirimizi tamamen kaybetmemeyi başarabilmektir.
Bugün dönüp baktığımda asıl üzüldüğüm konu, ayrılan ya da kalan kişiler değil; ülkemizin içinde bulunduğu şartlar karşısında enerjimizi kendi iç tartışmalarımıza harcıyor olmamızdır.
Emekliler geçim mücadelesi veriyor. Çiftçiler üretmekte zorlanıyor. Gençler geleceğe umutla bakmakta güçlük çekiyor. Esnaf ayakta kalmaya çalışıyor. Çalışanlar, öğrenciler, engelliler ve gaziler çözüm bekliyor. Milletin gündemi bu kadar ağır ve gerçekken, siyasetin kendi içine kapanması hepimizi düşündürmelidir.
Yapıldığı iddia edilen haksızlıklar ya da yanlışlıklar varsa bunların elbette konuşulması gerekir. Ancak bunun yolu birbirimizi kırmak, ayrıştırmak ve toplumun önünde yıpratmak olmamalıdır. Aynı idealler uğruna yıllarca omuz omuza yürümüş insanların birbirlerine karşı değil, sorunlara karşı mücadele etmesi gerektiğine inanıyorum.
Bugün her zamankinden daha fazla birlik duygusuna, sağduyuya ve ortak akla ihtiyaç var. Çünkü bu ülke hepimizin. Cumhuriyet hepimizin. Gelecek hepimizin.
Temennim; kırgınlıkların yerini diyaloğun, ayrılıkların yerini dayanışmanın aldığı, insanların farklı düşünseler bile birbirlerine saygı duymaya devam ettiği bir siyasi iklimin oluşmasıdır.
Çünkü günün sonunda hepimiz aynı ülkenin evlatlarıyız. Ve vatandaşın artık kavgalara değil, çözümlere; ayrışmaya değil, umuda ihtiyacı var.
Herkes için hayırlı olmasını diliyor, ülkemizin ve milletimizin menfaatlerinin her türlü siyasi hesabın üzerinde tutulduğu günlerde buluşmayı temenni ediyorum.
Saygılarımla,
Tolga Çalışkan
Gazete Perinthos
İmtiyaz Sahibi