13/03/2026
YAZSAM BİR TÜRLÜ YAZMASAM-Hakan Türksoy
Gazetecilikte bazı konular vardır ki kalemi elinize aldığınız ya da klavye başına geçtiğiniz anda insanın aklına şu söz gelir: Yazsam bir türlü, yazmasam bir türlü…
Çünkü yazdığınızda birilerini rahatsız edeceğiniz ya da bir-iki kişinin hatası yüzünden koca bir camiaya zarar verebileceğinizi düşünürsünüz; yazmadığınızda ise vicdanınız rahat etmez.
İşte tam böyle durumları anlatmak için eskiler çok güzel bir deyim kullanmış: “Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık.”
Ben "yazsam bir türlü yazmasam bir türlü" başlığını tercih ettim.
CHP Tekirdağ Merkez İlçe en üst düzey yöneticisinin alkollü araç kullanırken yakalandığı iddiası, en başta beni üzdü.
Yazılarımı okuyanlar bilir; benzer olaylarda yine eskilerin deyimiyle hep aynı uyarıyı yaparım: Bu zamanda uçan kuşun kanadını kırmayacaksın.
Benzer olay derken şunu kastediyorum: Evine kıyma alamayan, çocuğunun beslenme çantasına bir şey koyamayan, ev kirasını ödeyemeyen yüz binlerce insan varken, yediğini içtiğini başkasının gözüne sokmayacaksın.
Mitinglerde senin gibi bayrak sallayan, sabah okula giden yavrusunun çantasına ancak salçalı ekmek koyabilen son ütücü Ayşe’ye, overlokçu Fatma’ya, üniversitede okuyan torununa harçlık gönderemeyen emekliye “En son hangi filme gittin, en son hangi kitabı okudun?” diye sormayacaksın.
Mitinge katıldığın ertesi gün bilet fiyatı neredeyse asgari ücretin yarısı olan o konserin görüntülerini "ne konserdi ama!" deyip paylaşmayacaksın.
Hele ezilenin, garibanın, yoksulun umudu olduğunu söyleyen bir siyasi partide görev yapıyorsan çok daha dikkatli olup, iddiaya bile fırsat vermeyeceksin.
Çünkü böyle olaylardan nemalanmak isteyenler var.
Evet, insanlar her şeyin en iyisine layıktır. Ama tek başına bir kişi ya da bir avuç insan değil; ülke olarak hep birlikte en iyisine…
Daha da önemlisi, bu zamanda yüz binlerce kararsız seçmen gözünün içine bakarken yediğine de, içtiğine de dikkat edeceksin ki “Bunlar mı beni düzlüğe çıkaracak?” demesinler.
Otuz beş yıllık tecrübeme dayanarak yazıyorum: Tekirdağ’da iddia ve dedikodu hiç bitmez. “Köyden indim şehre” örneği Tekirdağ için geçerli değil. Köyler mahalle oldu, ilçeler semt.
İşin ilginç tarafı, bu iddiayı en çok konuşan ve eleştirenler yine CHP’liler. İktidar partisi ise konunun üzerinde bile durmadı.
Peki neden? Çünkü böyle devam ederse sandıkta kazanacaklarını düşünüyorlar. Bence haksız da sayılmazlar.
Kısacası bu memlekette siyaset yapmak kolay değil. Hele yoksulların umudu olduğunu söyleyen bir partide görev yapıyorsanız hiç kolay değil. Çünkü bu zamanda insanlar sadece ne söylediğinize değil, ne yaptığınıza da bakıyor. O yüzden eskilerin dediği gibi; bazen en güvenli yol, uçan kuşun bile kanadını kırmamaktır.
Eğer beceremiyorsan o görevi hemen bırakacaksın. Vatandaş görüntü değil yanında duran, gerçekten çözüm üreten siyasetçiler istiyor.