20/07/2025
CHP'li Yontar'dan Zeytin Kanunu'na Sert Tepki: "Zeytin ağacına dokunan el yanar"
CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen 215 Sıra Sayılı Zeytin Kanunu’nun 13. maddesi üzerine söz alarak iktidarın doğayı ve zeytinlikleri tehdit eden yasa teklifine sert tepki gösterdi. Yontar, konuşmasında kanun teklifinin hazırlanış sürecinden içeriğine kadar birçok açıdan kamu yararını gözetmediğini ve sermayenin çıkarlarına hizmet ettiğini vurguladı.
Yontar, kanun teklifinin komisyon sürecinde ilgili tarafların, yani köylülerin, çiftçilerin, zeytincilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve dernek yöneticilerinin görüşlerine başvurulmadan Meclis gündemine getirildiğini belirterek, “Bu kanun teklifini değil, bu ülkenin binlerce yıllık kültürünü, emeğini, doğasını ve geleceğini savunmak için konuşuyorum,” dedi.
"Zeytin ağacına savaş açılmış durumda"
Yasa teklifini, "Zeytine ve köylüye karşı açılmış bir savaşın kanun hâline getirilmiş hâli" olarak tanımlayan Yontar, zeytinin Anadolu’nun alın teri, bereketi ve kültürü olduğunu ifade etti. Zeytin ağaçlarının kalkınmaya engel olarak gösterildiğini söyleyen Yontar, "Sözüm ona elektrik ihtiyacını karşılamak bahanesiyle zeytinlik alanlar talana açılmaktadır," dedi.
"Zeytinliklerin sınırları yeniden çiziliyor"
Yasa teklifinde belirli haritalar, koordinatlar ve özel ruhsat alanlarıyla zeytinliklerin sınırlarının yeniden çizildiğine dikkat çeken Yontar, “Bir şirket 'Başka yerde maden faaliyeti yapamıyoruz.' derse, Bakanlık devreye girerek zeytin ağaçlarını sökebilecek, başka yere taşıyabilecek. Yani bir gecede yılların emeği olan zeytinlikler şirketlerin insafına bırakılıyor,” ifadelerini kullandı.
Bu düzenlemenin Anayasa’daki çevre hakkı, kamu yararı ilkesi ve mülkiyet hakkının doğrudan ihlali anlamına geldiğini vurgulayan Yontar, “’Süper izin’ adı altında meşrulaştırılmaya çalışılan bu düzenleme, Türkiye'nin egemenlik haklarını ve hukuk sistemini uluslararası sermayenin çıkarları uğruna aşındırmakta,” dedi.
"Zeytincilik Kanunu açık: Zeytin ağacı kesilemez"
Konuşmasında 3573 sayılı Zeytincilik Kanunu'nun 20. maddesini hatırlatan Yontar, “Zeytinlik alanlarda zeytine zarar verecek hiçbir tesis kurulamaz. Zeytin ağacı zaruret hâli olmadıkça kesilemez, sökülemez. Ama şimdi siz ne yapıyorsunuz? Zeytinliği bir bürokratik prosedürle rafa kaldırıp 3-5 zenginin çıkarına göre yeni bir hukuk inşa ediyorsunuz,” sözleriyle tepki gösterdi.
Yontar, yasa teklifinin Limak, İçdaş ve Aydem gibi özel şirketlerin taleplerine göre hazırlandığını belirterek, “Toprağını, ormanını, zeytinliğini savunan köylülere rağmen bu düzenlemeyi getiriyorsunuz,” dedi ve ekledi: “Bu kanun teklifi kamunun yararına mı, yoksa sermayenin kâr hanesine mi yazılmıştır?”
"Bu yasa vicdanlara ve Anayasa’ya aykırı"
Konuşmasında teklifin Anayasa’nın 56. maddesine, Çevre Kanunu’nun 3. maddesine ve Zeytincilik Yasası’nın 20. maddesine aykırı olduğunu belirten Yontar, yasa teklifinin halkın vicdanında da karşılık bulmayacağını ifade etti. Yontar, “Bu kanun şimdi koordinat oyunlarıyla geri getirilmeye çalışılıyor. Sadece Muğla’da değil, Türkiye’nin dört bir yanındaki zeytinlikler risk altındadır,” uyarısında bulundu.
"Her şeyimiz risk altında"
Zeytinliklerin yanı sıra birçok temel değerin tehdit altında olduğunu söyleyen Yontar, “Tapuların, diplomaların, işletmelerin, mevduatların hatta hayatlarımızın bile garantisi yok,” diyerek ülke genelindeki belirsizlik ortamına dikkat çekti.
"Zeytin ağacı sizden daha köklü, daha adil"
Konuşmasının sonunda Cumhur İttifakı milletvekillerine çağrıda bulunan Yontar, “Zeytine kazma vurmayı tercih etmeyin, fosil yakıtlardan çıkış planlarını hazırlayın,” dedi. “Bu ülkenin her zeytin ağacı, sizin bu yasa teklifinizden daha köklü, daha adil ve daha meşrudur,” ifadelerini kullandı.
Yontar, konuşmasını Nazım Hikmet’in dizeleriyle bitirdi:
Davaya ibadet diye diye, toprağına ihanet edensiniz.
Lakin unutmaz toprak!
Bakın göreceksiniz...
Yakan, Yıkan, Bozan, Ölüm saçan ellerinizden ayırmayın gözünüzü,
Onlar boğacak sizi.
Yavaş ve acı içinde kesilecek nefesiniz,
Henüz gelmeden eceliniz,
Yaktığınız can kadar yanacaksınız.”