31/12/2025
Tokat'ta son haftalarda yaşanan olaylar, ne yazık ki Türkiye'de siyasette sıkça karşılaştığımız o karanlık oyunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Temiz olanı kirli göstermekte ve kirli olanları ak-pak göstermede gösterilen ustalık gerçekten ibretlik.
Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, merhum Valimiz Recep Yazıcıoğlu'nun oğlu olarak zaten babasının mirasını taşıyan, halka açık kapı politikasıyla tanınan, şeffaflık vurgusu yapan bir isim.
Göreve geldiği günden beri sosyal medya üzerinden sistematik karalama kampanyalarına maruz kaldığını defalarca dile getirdi.
Ancak olayların rengi, Aralık 2025'te makam odasında bir dinleme cihazı (böcek) bulunmasıyla tamamen değişti.
Başkan Yazıcıoğlu hemen açıklama yaptı: “Bu kabul edilemez bir hayasızlıktır; algı operasyonu, siber saldırı ve kirli oyundur. Kim olursa olsun adalet önünde hesap verecek.”
Soruşturma hızla ilerledi. Belediye personeli Yusuf Yılmaz ile dışarıdan davet edilen telefon tamircisi Enes Yıldırım gözaltına alındı. İkisi de mahkemece tutuklandı.
En çarpıcı detay; Dinleme cihazındaki SIM kartın, cihazı tespit etmek için belediyeye çağrılan Enes Yıldırım adına kayıtlı çıkması.
Yıldırım'ın ifadesinde “Kendi kendimi nasıl yakalatırım?” demesi, olayın kimin tarafından ve ne amaçla düzenlendiğine dair soru işaretlerini iyice artırdı.
Ve halen çözüme kavuşmadı.
Yazıcıoğlu ve çevresi bunu, FETÖ yöntemlerini anımsatan bir yıpratma girişimi olarak yorumladı.
Bu olay aydınlatılmalı.
Ardından devreye giren manipülasyon tam bir bulandırma taktiğiydi; Dinleme skandalı üzerinden veya bağımsız olarak, belediyenin ihaleleri ve alımları hakkında kaynağı belirsiz, somut delilden yoksun iddialar sosyal medyada ve bazı mecralarda pompalanmaya başlandı.
Tokat Belediyesi buna sessiz kalmadı. Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Tokat Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Kemal Yazıcıoğlu ve Tokat Belediyesi hakkında, gerçeği yansıtmayan ve kamuoyunu yanıltmayı amaçlayan asılsız haber ve paylaşımlar nedeniyle suç duyurusunda bulunulmuştur.”
- İddialar “ciddiyetten uzak, nazara alınmayacak” olarak nitelendi.
- Tüm faaliyetlerin şeffaflık, hukuka uygunluk ve hesap verebilirlik ilkeleriyle yürütüldüğü vurgulandı.
- Bu tür asılsız paylaşımların TCK 217/A kapsamında suç teşkil ettiği hatırlatıldı.
- Hukuki sürecin kararlılıkla takip edileceği belirtildi.
Kısacası, birileri “temiz olanı kirli göstermekte” gerçekten mahir.
Bana göre somut bir hukuksuzluk (dinleme cihazı) ortaya çıkınca, konuyu yolsuzluk dedikoduları ve usulsüzlük iddialarıyla bulandırmaya çalışıyorlar.
Ama Yazıcıoğlu'nun duruşu net: “Korkumuz yok, kendimizden eminiz. Rahmetli babamın yolunda, kapımız Tokatlılara her zaman açık.”
Bu tür manipülasyonlara en güzel cevap, resmi soruşturma sonuçlarını sabırla beklemek ve şeffaflıktan asla taviz vermemektir.
Tokat Belediyesi'nin attığı bu hukuki adım da tam bunu gösteriyor; Kirli oyunlara karşı temiz ellerle mücadele.
Umarım adalet yerini bulur, bu çirkin algı operasyonları boşa çıkar.
Dileğim odur ki; Tokat’a, Tokatlılara ve başkanına haksızlık yapılmasın.
Şehir kaybediyor, kazanan kim?
Asıl soru bu.
Vesselam
Hüseyin Kömür
Tokat'ta son haftalarda yaşanan olaylar, ne yazık ki Türkiye'de siyasette sıkça karşılaştığımız o karanlık oyunu bir kez daha gözler önüne serdi.