KARADENİZ GENÇLİĞİ

KARADENİZ GENÇLİĞİ Karadeniz Gençliği Platformu deresine suyuna tarihine kültürüne diline kimliğine sahip çıkan gençler tarafından 2008 yılında kurulmuştur.

Birbirimizi anlamamız için aynı dili konuşmamıza gerek yok..Ezildikten sonra hepimiz aynı şarabız.

“Belki kaybedeceğim ama savaşarak kaybedeceğim.”Sen yalnızca hastalığa karşı değil; umutsuzluğa, teslimiyete ve hayattan...
19/09/2026

“Belki kaybedeceğim ama savaşarak kaybedeceğim.”

Sen yalnızca hastalığa karşı değil; umutsuzluğa, teslimiyete ve hayattan vazgeçmeye karşı da direndin.

Yaşamın sana ağır bedeller ödetti ama sen eksilen bedeninle değil, büyüttüğün cesaretinle kaldın hafızamızda.

Çünkü mesele kaç yıl yaşadığımız değil;
o yılları nasıl yaşadığımız, neye karşı direndiğimiz ve geride ne bıraktığımızdır.

Sen mücadeleyi seçtin Neslican.
Boyun eğmeden, teslim olmadan, son ana kadar…

İyi ki geçtin bu dünyadan.
Mücadelen de gülüşün kadar güzeldi.

Seni sevgi, özlem ve saygıyla anıyoruz.

KARADENİZ GENÇLİĞİ

SEVGİLİ ÖZGÜR ÖZEL;Üzerinizde ağır bir baskı olduğunun farkındayız. Çalıştığınızı, çabaladığınızı, halkın sorunlarını gü...
19/09/2026

SEVGİLİ ÖZGÜR ÖZEL;

Üzerinizde ağır bir baskı olduğunun farkındayız. Çalıştığınızı, çabaladığınızı, halkın sorunlarını gündeme taşımaya uğraştığınızı da görüyoruz.

Ama doğruya doğru, yanlışa yanlış demek bizim geleneğimizdir.

Son dönemde zaman zaman ekranlara yansıyan öfkeli ve gergin tavırlarınız konusunda daha dikkatli olmanız gerektiğini düşünüyoruz.

Özellikle o börek meselesindeki görüntüler, sizi seven ve destekleyen insanları dahi şaşırttı. Öyle ki bazıları görüntülere inanmak istemediler; “algı”, hatta “yapay zekâ” dediler.

Çünkü insanlar sizden böyle görüntüler beklemiyor.

Siyasette yalnızca ne söylediğiniz değil, halka ve emekçiye nasıl davrandığınız da önemlidir. Bir ikram varsa teşekkür edilir. Almak istemiyorsanız yanınızdaki arkadaşlarınıza ikram edilir, İnsanları kırmadan, incitmeden yolunuza devam edersiniz.

Sonradan özür dilemek zorunda kalacağınız görüntülerin ortaya çıkmasına da gerek kalmaz.

Biz hiç bir düzen partisinin mensubu değiliz.

Doğru yaptığınızda destekleriz.
Yanlış yaptığınızda da hiç çekinmeden eleştiririz.

Buradan sizi destekleyen partililere de açıkça söylüyoruz.

Biz Karadeniz gençliği olarak kendi kendimizi de eleştiriyoruz.

Bizim için eski parti, yeni parti farketmez, gördüğümüz bir yanlış varsa susmayız, içimize atmayız, en sert bir şekilde eleştiririz.

Kimsenin yanlışını bizden olsa dahi yutmayız.

Bizim siyaset anlayışımız biat değil, eleştiridir.
Kişilere değil, halka karşı sorumluluk taşırız.

Biz devrimciyiz.
Düzen partileriyle organik bir bağımız yok.
Doğrunun yanında, yanlışın karşısındayız.

Bugün sizi desteklediğimiz yerde destekleriz; yarın yanlışınızı gördüğümüzde de aynı açıklıkla karşınıza dikilir, sözümüzü söyleriz.

Umarız kendimizi anlatabilmişizdir..

Mücadeleye devam ✌️

KARADENİZ GENÇLİĞİ

19/09/2026

RİZE’DE AKP’YE KENTSEL DÖNÜŞÜM TEPKİSİ

RİZELİNİN EVİNİ ELİNDEN AL, BORÇLANDIR, SONRA KENDİ EVİNİ YİNE ONA SAT!

Sonra bunun adına adına da “kentsel dönüşüm” de..

Halk borçsuz evini size versin, sonra yıllarca size borç ödesin!

HALK NİYE 15 YIL BORÇ ÖDÜYOR?

Rize merkez ilçesi mahallesi olan Yağlıtaş’ta halkın söylediği açık: Borçsuz evimizi verip 15 yıl borçlanmak istemiyoruz!

Hak sahiplerinin anlatımına göre evlerine yaklaşık 2 milyon lira değer biçiliyor, yeni konutlar için ise 5,5–6,5 milyon lira isteniyor. 170 hak sahibi yedi yıldır bu sürecin tamamlanmasını bekliyor.

Ula bunun neresi dönüşüm?

İnsanın yıllarca emeğiyle yaptığı, borcunu bitirdiği evini al; sonra aynı insanı yeniden milyonlarca lira borcun altına sok!

Halk için kentsel dönüşüm, halkı mahallesinden koparmak ve borçlandırmak değildir. Güvenli konut gerekiyorsa bedelini emekçinin sırtına yıkmadan yapılır.

EV BİZİM, MAHALLE BİZİM, SÖZ BİZİM!

Barınma hakkımız rant kapısı, borç tuzağı, ticaret malı değildir!
Evimize de mahallemize de sahip çıkacağız!

TAM 20 GÜN OLDU!Bir kişinin daha cansız bedenine ulaşıldı.15 can gitti, 13 insan hâlâ kayıp!Dile kolay… 20 gündür 13 ail...
19/09/2026

TAM 20 GÜN OLDU!

Bir kişinin daha cansız bedenine ulaşıldı.
15 can gitti, 13 insan hâlâ kayıp!

Dile kolay… 20 gündür 13 aile haber bekliyor!

Bu insanlar sayı değil!
Bu acı üç günlük gündem değil!

13 can hâlâ kayıpken bu facianın unutulmasına, gündemin arasına sıkıştırılmasına razı değiliz!

Bu nasıl bir çaresizliktir?
20 gündür 13 insan nasıl bulunamaz?

Sorumlular hesap versin!

19/09/2026

SEVGİLİ TRABZON HALKI, KENDİNİZE LAYIK GÖRDÜĞÜNÜZ BELEDİYECİLİK BU MU?

Bir yağmur yağdı; yollar dereye, meydanlar göle, havalimanı gemi limana döndü! Şehrin dört bir yanı sular altında kaldı.

Sonra çıkıp “çok yağmur yağdı” diyecekler.
Hayır! Mesele yağmur değil; mesele yıllardır yapılmayan altyapı, temizlenmeyen kanallar ve halkın parasını betona gömen belediyecilik anlayışıdır!

Trabzon halkı her yağmurda evini, dükkânını ve canını mı düşünecek? Belediye yalnızca kaldırım taşı değiştirip çiçek dikmek midir? Yağmur yağınca çöken bir şehirde hangi hizmetten, hangi başarıdan söz ediyorsunuz?

Trabzon sahipsiz değildir! Bu halk, kader diye önüne konulan ihmali kabul etmek zorunda değildir.

Yağmur doğa olayıdır; şehrin sular altında kalması ise açık bir yönetim beceriksizliğidir!

Halka masal anlatmayı bırakın.
Önce altyapıyı yapın, sonra belediyecilikten söz edin!

19/09/2026

BİR ŞEHRİN HAVALİMANI, O MEMLEKETİN VİTRİNİDİR!

Trabzon Büyükşehir Belediyesi, bu hâl nedir?

Bir yağmur yağdı, havalimanı pistten çıktı; gemi limanına döndü! Uçak mı inecek, vapur mu yanaşacak belli değil!

Her seçim dönemi “dünya şehri Trabzon” diye nutuk atanlar, önce şehrin altyapısına baksın. Halktan vergi toplamaya gelince devlet; hizmet vermeye gelince ortada kimse yok!

Bu manzara yağmurun değil; ihmalin, plansızlığın ve yıllardır süren göstermelik belediyeciliğin eseridir.

Trabzon sahipsiz değildir!
Bu halk boş laf değil, hizmet istiyor.
Şimdi çıkın meydana ve hesap verin:

Trabzon’un parasını nereye harcadınız?

19/09/2026

GÜLSEN TUNCER’E SAYGIYLA…

O, sanatını sarayların ışığına değil;
işçinin, emekçinin ve ezilenlerin kavgasına adadı.

Sesi perdelerde kaldı sanmayın…
O ses, sömürüye karşı yükselen her türküde,
direnen her kadında, mücadele eden her yoldaşta yaşamaya devam edecek.

Devrimci sanatçı Gülsen Tuncer’i saygı ve özlemle anıyoruz.

Sanatın halk içindir, mücadelen bizlere emanettir!

19/09/2026

BU NASIL BİR ÜSLUP, BU NASIL BİR TAVIR?

Kadın evinde börek yapmış.
Emeğini koymuş, vaktini ayırmış, kalabalığı yara yara sana kadar getirmiş.

Karşılığında beklediği ne?

İki kelime: “Teşekkür ederim.”

Yemeyeceksen yeme!
Ama halkın ikramına “Burada olacak iş mi ya, tövbe tövbe” diye karşılık vermek nedir?

Kürsülerde halkın emeğinden söz edip, o emek elinde bir tepsi börekle karşına geldiğinde yüzünü buruşturamazsın.

Çünkü o tepside sadece börek yok!

Bir insanın emeği var, iyi niyeti var, sana gösterdiği değeri var.

O kadın o böreğe un koydu, yağ koydu, emek koydu; belki de sevgisini koydu..

Bu memleketin insanı siyasetçinin azarlayacağı, tersleyeceği, canı istediğinde sırtını döneceği kalabalık değildir!

İktidar da olsanız, muhalefet de olsanız fark etmez:

HALKIN ÜZERİNDE DEĞİLSİNİZ!

TAVIRLARINIZA VE ÜSLUBUNUZA DİKKAT EDECEKSİNİZ!

18/09/2026

1980’in Ankara ayazında, bir tekstil fabrikasında kadın işçiler türkü söylüyordu.

Türkülerinde sosyalizm,
seslerinde sömürüye karşı kavga vardı.

Bugün o ses biraz uzaklardan geliyor olabilir.
Meydanlar sessiz, işçiler yorgun olabilir.

Ama umut hâlâ o nasırlı ellerdedir.

Çünkü bu ülke değişecekse,
işçi tulumları yeniden meydanları doldurduğunda değişecek.

İnsanın insanı sömürmediği o güzel dünya,
emekçilerin ellerinde kurulacak.

Address

Trabzon

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when KARADENİZ GENÇLİĞİ posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to KARADENİZ GENÇLİĞİ:

Shortcuts

Share

Category